SivasSpor.Com
20.11.2008, 08:54
http://www.sivasspor.com/yazarlar/mustafa_ates.jpg
Mustafa ATEŞ / Sivaspostası
Süper lig’in başlangıç maçı için geçtiğimiz sezon Trabzon’a gitmiştik.
Tv58 Canlı yayın ekibiyle yola çıktık. Ağustos’un son haftası idi. Hava sıcaktı.
Karadeniz’de aşırı nem ve rutubet vardı. Deniz dalgalı, hava kapalıydı.
Stadyum kenarına geldiğimizde önce aracımızı park edecek yer bulamadık. Koskoca Avni Aker Stadyumu önü sanki bankalar caddesi sokağı ya da Afyon Sokağı gibi dar ve gereksiz araçların park ettiği alanı andırıyordu. Trafik polisleri ile önce anlaşamadık ama o gün sağ olsun müdürleri bizi anlayarak canlı yayın aracımızı diğer araçların olduğu yere aldı. Trabzonspor taraftarları ile iç içe yaklaşık 4–5 saat yayın yaptık. Hem maç öncesi hem maç sonrası atmosferini tüm dünyaya Tv58 olarak o gün duyurduk. Maç öncesi konuştuğumuz Trabzon’lu taraftarlar ve o günkü meslektaşlarımız Trabzon’da tribünlerin birkaç gruba ayrıldığını söylediler. Zaten çok belli idi. Başkanın taraftarları çok azdı. Başkanı açıkça sevmiyorlar. Ziya Doğan’ı da kurtarıcı olarak görmüyorlardı. Daha maç başlamadan ,”takım bugün Sivasspor’a yenilsin. İstifaya çağıracağız” diyenler vardı.
Avni Aker’e şartlı gelmişlerdi. O gün Trabzonspor taraftarı besbelli ki çok gergindi.
Maç başladı. Son Ayman-Balili mücadelesine kadar dostluk içinde geçti.
O İkili mücadelede günün hakemi Bülent Demirlek kartları konusunda çok pasif kalınca zaten gergin olan taraftarlarda bir bir sahaya inmeye başladı.
Sağlı sollu rasgele tribünlerden inmeler oldu. Hakemler çaresizlik içinde, güvenlik güçleri olayları durdurmakta güçlük çekiyordu. Tekme –tokat atanların görüntüsü ile maç (yetersiz güvenlik dolayısıyla) tatil edildi.
Çok detaya girmeden hızla geçeceğim.
Her şey artık o günkü sıcak ve nemli Ağustos ayında Trabzon’da kaldı.
Kimi Trabzon’u, Kimi Sivas’ı, kimi futbolcuları, Kimi sahaya inen ve hesap sormaya kalkan Trabzon taraftarlarını, kimi basiretsiz maçın hakemini, kimileri Trabzon’u o duruma getiren günün yöneticilerini suçladı.
Spor basını haftalarca, aylarca bu maçı ve gelişen olayları konuştu. Bu maçta çıkan olaylar ve alınan sonuç, Trabzon’da birçok konunun masaya yatırılmasına vesile oldu. Bu sezon yeni bir kadro kurdular. Kavgacı futbolcular, mücadele yerine agresifliği tercih edenlerle yollarını ayırdılar.(Ceyhun, Ayman) gibi. Genç bir kadro ile yollarına devam ediyorlar. Sivasspor’da bu sene geçen sezonki mücadelesinden hiç bir şey kaybetmeden yoluna devam ediyor. Trabzon’da hedeflerini Bülent Uygun,” galibiyet ve 3 puan olarak açıkladı. İki güzide Anadolu şehrini germeye kimsenin hakkı yok. Sporda kin, nefret duygusu olmaz. Öfke asla…
Futbol’da tek sonuçlu bir oyun değil. Yenmek kadar yenilmeye de doğal bir sonuç olarak bakmak lazım.
Bu maçı kendine malzeme arayanlar değil, HAK EDEN KAZANSIN.
Mustafa ATEŞ / Sivaspostası
Süper lig’in başlangıç maçı için geçtiğimiz sezon Trabzon’a gitmiştik.
Tv58 Canlı yayın ekibiyle yola çıktık. Ağustos’un son haftası idi. Hava sıcaktı.
Karadeniz’de aşırı nem ve rutubet vardı. Deniz dalgalı, hava kapalıydı.
Stadyum kenarına geldiğimizde önce aracımızı park edecek yer bulamadık. Koskoca Avni Aker Stadyumu önü sanki bankalar caddesi sokağı ya da Afyon Sokağı gibi dar ve gereksiz araçların park ettiği alanı andırıyordu. Trafik polisleri ile önce anlaşamadık ama o gün sağ olsun müdürleri bizi anlayarak canlı yayın aracımızı diğer araçların olduğu yere aldı. Trabzonspor taraftarları ile iç içe yaklaşık 4–5 saat yayın yaptık. Hem maç öncesi hem maç sonrası atmosferini tüm dünyaya Tv58 olarak o gün duyurduk. Maç öncesi konuştuğumuz Trabzon’lu taraftarlar ve o günkü meslektaşlarımız Trabzon’da tribünlerin birkaç gruba ayrıldığını söylediler. Zaten çok belli idi. Başkanın taraftarları çok azdı. Başkanı açıkça sevmiyorlar. Ziya Doğan’ı da kurtarıcı olarak görmüyorlardı. Daha maç başlamadan ,”takım bugün Sivasspor’a yenilsin. İstifaya çağıracağız” diyenler vardı.
Avni Aker’e şartlı gelmişlerdi. O gün Trabzonspor taraftarı besbelli ki çok gergindi.
Maç başladı. Son Ayman-Balili mücadelesine kadar dostluk içinde geçti.
O İkili mücadelede günün hakemi Bülent Demirlek kartları konusunda çok pasif kalınca zaten gergin olan taraftarlarda bir bir sahaya inmeye başladı.
Sağlı sollu rasgele tribünlerden inmeler oldu. Hakemler çaresizlik içinde, güvenlik güçleri olayları durdurmakta güçlük çekiyordu. Tekme –tokat atanların görüntüsü ile maç (yetersiz güvenlik dolayısıyla) tatil edildi.
Çok detaya girmeden hızla geçeceğim.
Her şey artık o günkü sıcak ve nemli Ağustos ayında Trabzon’da kaldı.
Kimi Trabzon’u, Kimi Sivas’ı, kimi futbolcuları, Kimi sahaya inen ve hesap sormaya kalkan Trabzon taraftarlarını, kimi basiretsiz maçın hakemini, kimileri Trabzon’u o duruma getiren günün yöneticilerini suçladı.
Spor basını haftalarca, aylarca bu maçı ve gelişen olayları konuştu. Bu maçta çıkan olaylar ve alınan sonuç, Trabzon’da birçok konunun masaya yatırılmasına vesile oldu. Bu sezon yeni bir kadro kurdular. Kavgacı futbolcular, mücadele yerine agresifliği tercih edenlerle yollarını ayırdılar.(Ceyhun, Ayman) gibi. Genç bir kadro ile yollarına devam ediyorlar. Sivasspor’da bu sene geçen sezonki mücadelesinden hiç bir şey kaybetmeden yoluna devam ediyor. Trabzon’da hedeflerini Bülent Uygun,” galibiyet ve 3 puan olarak açıkladı. İki güzide Anadolu şehrini germeye kimsenin hakkı yok. Sporda kin, nefret duygusu olmaz. Öfke asla…
Futbol’da tek sonuçlu bir oyun değil. Yenmek kadar yenilmeye de doğal bir sonuç olarak bakmak lazım.
Bu maçı kendine malzeme arayanlar değil, HAK EDEN KAZANSIN.