GokhanTurna
25.12.2008, 10:43
http://foto.fanatik.com.tr/Article/2008/12/7_237383_BUL_414_232.jpg
“Başarı için, eleştirilerde kendinizi öne atmalısınız. Ben, bu tür şeylerden korkacak, kaçacak adam değilim. Sivas´ın başarısı için herkesin önünde paspas olurum, ama çelme takmayı düşünenlerin önünde de duvar...” “Sivasspor´da Bülent Uygun da dahil olmak üzere teknik heyet ve futbolcu kadrosunda herkesin alternatifi var."
11 Kasım 2006... İnönü’de Beşiktaş’ın konuğu Sivasspor... Yiğidolar, hasarlı gelmiş İstanbul’a; Pecze ile yollar ayrılmış, takım Bülent Uygun’a teslim edilmiş. Dolmabahçe’de tek golün sahibi Mehmet Yıldız ve Sivasspor, Beşiktaş’ı deviriyor. Kaderin bir cilvesi belki de bu; Bülent Uygun’u ilk maçında Mehmet Yıldız zafere taşıyor. O günden bu güne çok sular aktı bu köprünün altından; fakat hiç durmadı Yiğidolar. 2005-2006 sezonunda Süper Lig’e yükseldiler, koşar adımlarla çıktılar basamaklardan.. Geçtiğimiz sezonun ilk yarısını ‘Lider’ bitirip bir Anadolu devrimine imza atmışlardı, bu sezonun 16 haftalık ilk periyodunu da zirvede tamamladılar. Uzun soluklu bu koşuda şu an bayrağı taşıyan Bülent Uygun konuğumuz. Sivas’ın Lideri, Sporun Lideri’ne anlattı yani: N’olacak bu Yiğidolar’ın hali... Bakalım...
Geçen sene liderdin, şimdi yine lidersin. Zirvede havalar nasıl?
İnanılmaz... Mutluluk, keyif verici. Yaptığın işin karşılığını alabilmenin onurunu yaşıyorsun. Bu sezon çok önemliydi. Çünkü geçen senenin tesadüf olmadığını kanıtlamalıydık. İntertoto nedeniyle sezonu erken açmıştık. Geçmiş yıllarda bu şartlarda sezona giren takımların küme düşmeye oynadığını biliyorduk. Buna karşın, bir Anadolu takımı olarak ikinci kez aynı şeyi başardık ve görevimizi yapmış olmanın mutluluğuyla tatile çıktık.
Trabzonspor ve Beşiktaş’la deplasmanda berabere kaldınız. Fenerbahçe’yi içeride yendiniz. İlk periyotta ‘büyükler’e karşı yenilginiz yok.
Geçen sezon emekliyorduk, bu sene yürüyoruz. Böyle devam edersek koşmaya başlayacağız. Geçtiğimiz sezon futbolcularımıza özgüven kattı, yaşadığımız hayal kırıklıkları da tecrübe olarak bize geri döndü. İşte bu nedenle büyük maçlarda psikolojik-stratejik hatalar yapmadık.
Galatasaray müthiş bir form tutmuştu. 17. haftada onlarla oynayacaktınız. Bu ara, Sivasspor için avantaj mı, dezavantaj mı?
Evet, Galatasaray formdaydı. Ancak Sivasspor’un da gücü, konsantrasyonu ve kazanma azmi en üst seviyedeydi. Avantaj mı, dezavantaj mı bilemem. Fakat iki Galatasaray maçı, geçen sezon olduğu gibi yine şampiyonluk yarışına büyük etki edecek. Galatasaray ve Kayserispor maçlarından 6 puan alırsam...
Alırsanız...
Geçmiş olsun!
Kimlerle başbaşa kalmak istersiniz?
Ben, Anadolu takımlarıyla şampiyonluk yarışı yapmak isterim. Tercihim değil, kalbimden geçen bu. 4 Büyükler zaten yıllardır hep elele, başbaşa kalmıyor mu!
Devler hakemlerden dert yanıyor. Sivasspor’da çıt yok. Neden? Hakemler size çok mu iyi davranıyor! Bir de her yerde siz varsınız. Bu durum, sizi zorluyor mu?
Açıkçası yıpranıyorum. Türkiye’de malum, futbolu psikopatlık derecesine getiren, bu işi çok iyi bildiğini iddia eden bir sürü kişi var. Takımınızı başarıya götürmek istiyorsanız, bu eleştirilerde kendinizi öne atmalısınız. Ben, Sivasspor’un başarısı için, bu tür şeylerden korkacak, kaçacak adam değilim. Her şeye göğüs gererim. Takımımın başarısı için gerekirse herkesin önünde paspas olurum; ama şu da bilinsin, çelme takmaya çalışacak herkesin önünde de duvar olurum.
Seveniniz de çok, eleştireniniz de. Neden?
Eleştiri olmalı. Ancak sistemi eleştirmek varken; sadece başarılı oldu diye bir insanı eleştirmek adil değil. Ben, sadece biraz daha fazla saygı ve sevgi bekliyorum.
Fenerbahçe’de Maldonado, Beşiktaş’ta Seriç, Galatasaray’da Linderoth var. Hepsinin kaç maç oynadığı ortada. Onlar mı yanlış, siz mi doğrusunuz!
Benim kendime ait scout’larım, Sivasspor’un da bir ekolü, sistemi var. İki-üç scout, bir futbolcuyu izliyor. Olumlu rapor gelirse ben izliyorum. Yapımıza uygun olduğuna karar veriyorsak, bir hafta idmanlarını takip ediyoruz. Çalışma disiplinini gözlemliyoruz, aile yaşantısına bakıyoruz. Tüm bunların ardından ‘tamam’ diyorsak, transferi bitiriyoruz. Biz sadece futbolu için adam almıyoruz. Gelecek oyuncu, Sivasspor’un mantalitesine de uyum sağlamak zorunda.
Şimdi bir çok oyuncunuz için yine kapınız çalınacak. Hangi oyuncunuz hangi tarihe kadar satılık?
Bütün oyuncularımın 1 Ocak tarihine kadar transfer izni var. Ancak bu tarihten sonra da kesinlikle oyuncularımla ilgilenilmesini istemiyorum. Eğer 1 Ocak’tan sonra transfer gündeme gelirse, bizim açımızdan anlamı yok.
“Mehmet Yıldız giderse, alternatifim var” diyebilir misiniz?
Sivasspor’da Bülent Uygun da dahil olmak üzere teknik heyet ve futbolcu kadrosunda herkesin alternatifi var. Bu kulüpte değişmeyecek 3 şey var: Başkan Mecnun Odyakmaz, forma ve taraftar...
http://foto.fanatik.com.tr/Article/2008/12/9_237384_uygun_buyukavci2512_4 14.jpg
Bir çok yorumcu, adınızı Fenerbahçe ile birlikte anıyor. Ne dersiniz?
Bu sözleri söyleyenlerin, Türk Futbolu’nda önemli isimler olması, beni gururlandırıyor. Beni, nacizane bu sonuçlarım nedeniyle oralara layık gördükleri için kendilerine teşekkür ediyorum. Ben bu işe başlarken hayaller kurdum. Hayallerim içinde Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu var, UEFA Kupası Şampiyonluğu var. Allah izin verirse en az 30 yıl daha bu işin içinde olacağım. Belki bugün değil, ama bir gün mutlaka, benimle aynı hayalleri kuran yönetimlerle, bu hayalleri gerçek yapacağım.
Sivasspor, Bülent Uygun’suzluğa hazır mı?
Ben bu altyapıyı da hazırlamaya çalışıyorum. Türkiye’de kulüpler şunu yapmıyor. Önemli bir oyuncunuz futbolu bırakıyorsa, onu İngiltere’ye gönderin, lisan ve antrenörlük eğitimi aldırın 2 yıl. Sonra getirin Türkiye’ye, bir başka kulüpte yardımcı olarak çalışmasını sağlayın. Ardından kulübünüz adına yurt dışına gönderip futbolcu izletin. Onu, kulübünüzün teknik direktörlüğü için hazırlayın. Ben 6 yılda geldim buralara. Türkiye’de böyle bir sistem olmalı. Günü birlik yaşarsan, sistem kurmazsan, her yıl başka hoca getirirsin, kulübünü trilyonlarca borca sokar ‘ben yapamadım’ deyip çeker gidersin. Yazık edersin.
Şampiyonluğun bedeli: Güiza!
4 büyüklerde transferleri yönetim yapar. Sivasspor’da ise İngiliz sistemine benzer bir yapılanma var. Merak ettiğimiz şu: Mükemmel bir ilk yarı çıkartan Bilica’yı kaça aldınız?250 bin Euro... Bonservis parası ödemedik.
Peki Sivasspor’un toplam maliyeti ne kadar?
Geçen sezon 15 trilyon YTL harcadık. Bunun içinde bonservis bedelleri, oyuncu alacakları, primler, yol-kamp masrafları, personel giderleri, elektrik, doğalgaz, su, yani aklınıza gelebilecek her türlü harcama var. Bu sezon 20 trilyon YTL’ye çıkartacağız gibi geliyor. Mutlu sona ulaşırsak eğer, Sivasspor bunu 20 trilyon YTL’ye başarmış olacak.
Bu ayıp benim değil
Son maçta bir olay yaşandı ve disiplin kuruluna sevk edildiniz.
Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi gerekenler, başka şeyler. Özel güvenliklerin, mahallesindeki arkadaşlarını stada aldığını bildiğim bir ortamda; benim çocuğum maç bitimi yanıma gelemeyecekse, bunun ayıbı bana ait değil.
İkincisi; hiç kimse hiç bir çocuğa bırakın tokat atmayı, bağırma cüretini bile kendinde görmemeli. Onlar geleceğimiz. Ben kızımı okutup büyütmeye çalışırken akla karayı seçeceğim; densizin biri gelip kızıma tokat atacak. Buna izin vermem. ‘Maçlara gelmesin’ diyorlar. O Bursa’da okuyor, ben Sivas’tayım. Mecburuz hafta sonu birlikte olmaya. Meleğim neden gelmeyecekmiş yanıma?
Yenildim ama üzülmedim
İlk 16 haftada sizi en çok zorlayan hangi takım oldu?
Antalyaspor’a kaybettik. O maçta yenebileceğim bir rakipti. Ancak Şifo Mehmet yeni gelmişti. Yenildim, ama açık açık şunu söyleyebilirim ki, Mehmet Özdilek ilk maçında kazandığı için de hiç üzülmedim.
'Sivas zaten şampiyon'
“Sivasspor camiası bu tür yarışlarda daha çok yeni. Ancak biz gönüllerin şampiyonu olmayı da beceriyoruz. Gelenleri karanfillerle karşılıyoruz, alkışlarla uğurluyoruz. Bu, bizim için şampiyonluk kupasından bile önemli. Bu açıdan bakarsanız; evet, biz çoktan şampiyon olduk.
Zafer BÜYÜKAVCI
“Başarı için, eleştirilerde kendinizi öne atmalısınız. Ben, bu tür şeylerden korkacak, kaçacak adam değilim. Sivas´ın başarısı için herkesin önünde paspas olurum, ama çelme takmayı düşünenlerin önünde de duvar...” “Sivasspor´da Bülent Uygun da dahil olmak üzere teknik heyet ve futbolcu kadrosunda herkesin alternatifi var."
11 Kasım 2006... İnönü’de Beşiktaş’ın konuğu Sivasspor... Yiğidolar, hasarlı gelmiş İstanbul’a; Pecze ile yollar ayrılmış, takım Bülent Uygun’a teslim edilmiş. Dolmabahçe’de tek golün sahibi Mehmet Yıldız ve Sivasspor, Beşiktaş’ı deviriyor. Kaderin bir cilvesi belki de bu; Bülent Uygun’u ilk maçında Mehmet Yıldız zafere taşıyor. O günden bu güne çok sular aktı bu köprünün altından; fakat hiç durmadı Yiğidolar. 2005-2006 sezonunda Süper Lig’e yükseldiler, koşar adımlarla çıktılar basamaklardan.. Geçtiğimiz sezonun ilk yarısını ‘Lider’ bitirip bir Anadolu devrimine imza atmışlardı, bu sezonun 16 haftalık ilk periyodunu da zirvede tamamladılar. Uzun soluklu bu koşuda şu an bayrağı taşıyan Bülent Uygun konuğumuz. Sivas’ın Lideri, Sporun Lideri’ne anlattı yani: N’olacak bu Yiğidolar’ın hali... Bakalım...
Geçen sene liderdin, şimdi yine lidersin. Zirvede havalar nasıl?
İnanılmaz... Mutluluk, keyif verici. Yaptığın işin karşılığını alabilmenin onurunu yaşıyorsun. Bu sezon çok önemliydi. Çünkü geçen senenin tesadüf olmadığını kanıtlamalıydık. İntertoto nedeniyle sezonu erken açmıştık. Geçmiş yıllarda bu şartlarda sezona giren takımların küme düşmeye oynadığını biliyorduk. Buna karşın, bir Anadolu takımı olarak ikinci kez aynı şeyi başardık ve görevimizi yapmış olmanın mutluluğuyla tatile çıktık.
Trabzonspor ve Beşiktaş’la deplasmanda berabere kaldınız. Fenerbahçe’yi içeride yendiniz. İlk periyotta ‘büyükler’e karşı yenilginiz yok.
Geçen sezon emekliyorduk, bu sene yürüyoruz. Böyle devam edersek koşmaya başlayacağız. Geçtiğimiz sezon futbolcularımıza özgüven kattı, yaşadığımız hayal kırıklıkları da tecrübe olarak bize geri döndü. İşte bu nedenle büyük maçlarda psikolojik-stratejik hatalar yapmadık.
Galatasaray müthiş bir form tutmuştu. 17. haftada onlarla oynayacaktınız. Bu ara, Sivasspor için avantaj mı, dezavantaj mı?
Evet, Galatasaray formdaydı. Ancak Sivasspor’un da gücü, konsantrasyonu ve kazanma azmi en üst seviyedeydi. Avantaj mı, dezavantaj mı bilemem. Fakat iki Galatasaray maçı, geçen sezon olduğu gibi yine şampiyonluk yarışına büyük etki edecek. Galatasaray ve Kayserispor maçlarından 6 puan alırsam...
Alırsanız...
Geçmiş olsun!
Kimlerle başbaşa kalmak istersiniz?
Ben, Anadolu takımlarıyla şampiyonluk yarışı yapmak isterim. Tercihim değil, kalbimden geçen bu. 4 Büyükler zaten yıllardır hep elele, başbaşa kalmıyor mu!
Devler hakemlerden dert yanıyor. Sivasspor’da çıt yok. Neden? Hakemler size çok mu iyi davranıyor! Bir de her yerde siz varsınız. Bu durum, sizi zorluyor mu?
Açıkçası yıpranıyorum. Türkiye’de malum, futbolu psikopatlık derecesine getiren, bu işi çok iyi bildiğini iddia eden bir sürü kişi var. Takımınızı başarıya götürmek istiyorsanız, bu eleştirilerde kendinizi öne atmalısınız. Ben, Sivasspor’un başarısı için, bu tür şeylerden korkacak, kaçacak adam değilim. Her şeye göğüs gererim. Takımımın başarısı için gerekirse herkesin önünde paspas olurum; ama şu da bilinsin, çelme takmaya çalışacak herkesin önünde de duvar olurum.
Seveniniz de çok, eleştireniniz de. Neden?
Eleştiri olmalı. Ancak sistemi eleştirmek varken; sadece başarılı oldu diye bir insanı eleştirmek adil değil. Ben, sadece biraz daha fazla saygı ve sevgi bekliyorum.
Fenerbahçe’de Maldonado, Beşiktaş’ta Seriç, Galatasaray’da Linderoth var. Hepsinin kaç maç oynadığı ortada. Onlar mı yanlış, siz mi doğrusunuz!
Benim kendime ait scout’larım, Sivasspor’un da bir ekolü, sistemi var. İki-üç scout, bir futbolcuyu izliyor. Olumlu rapor gelirse ben izliyorum. Yapımıza uygun olduğuna karar veriyorsak, bir hafta idmanlarını takip ediyoruz. Çalışma disiplinini gözlemliyoruz, aile yaşantısına bakıyoruz. Tüm bunların ardından ‘tamam’ diyorsak, transferi bitiriyoruz. Biz sadece futbolu için adam almıyoruz. Gelecek oyuncu, Sivasspor’un mantalitesine de uyum sağlamak zorunda.
Şimdi bir çok oyuncunuz için yine kapınız çalınacak. Hangi oyuncunuz hangi tarihe kadar satılık?
Bütün oyuncularımın 1 Ocak tarihine kadar transfer izni var. Ancak bu tarihten sonra da kesinlikle oyuncularımla ilgilenilmesini istemiyorum. Eğer 1 Ocak’tan sonra transfer gündeme gelirse, bizim açımızdan anlamı yok.
“Mehmet Yıldız giderse, alternatifim var” diyebilir misiniz?
Sivasspor’da Bülent Uygun da dahil olmak üzere teknik heyet ve futbolcu kadrosunda herkesin alternatifi var. Bu kulüpte değişmeyecek 3 şey var: Başkan Mecnun Odyakmaz, forma ve taraftar...
http://foto.fanatik.com.tr/Article/2008/12/9_237384_uygun_buyukavci2512_4 14.jpg
Bir çok yorumcu, adınızı Fenerbahçe ile birlikte anıyor. Ne dersiniz?
Bu sözleri söyleyenlerin, Türk Futbolu’nda önemli isimler olması, beni gururlandırıyor. Beni, nacizane bu sonuçlarım nedeniyle oralara layık gördükleri için kendilerine teşekkür ediyorum. Ben bu işe başlarken hayaller kurdum. Hayallerim içinde Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu var, UEFA Kupası Şampiyonluğu var. Allah izin verirse en az 30 yıl daha bu işin içinde olacağım. Belki bugün değil, ama bir gün mutlaka, benimle aynı hayalleri kuran yönetimlerle, bu hayalleri gerçek yapacağım.
Sivasspor, Bülent Uygun’suzluğa hazır mı?
Ben bu altyapıyı da hazırlamaya çalışıyorum. Türkiye’de kulüpler şunu yapmıyor. Önemli bir oyuncunuz futbolu bırakıyorsa, onu İngiltere’ye gönderin, lisan ve antrenörlük eğitimi aldırın 2 yıl. Sonra getirin Türkiye’ye, bir başka kulüpte yardımcı olarak çalışmasını sağlayın. Ardından kulübünüz adına yurt dışına gönderip futbolcu izletin. Onu, kulübünüzün teknik direktörlüğü için hazırlayın. Ben 6 yılda geldim buralara. Türkiye’de böyle bir sistem olmalı. Günü birlik yaşarsan, sistem kurmazsan, her yıl başka hoca getirirsin, kulübünü trilyonlarca borca sokar ‘ben yapamadım’ deyip çeker gidersin. Yazık edersin.
Şampiyonluğun bedeli: Güiza!
4 büyüklerde transferleri yönetim yapar. Sivasspor’da ise İngiliz sistemine benzer bir yapılanma var. Merak ettiğimiz şu: Mükemmel bir ilk yarı çıkartan Bilica’yı kaça aldınız?250 bin Euro... Bonservis parası ödemedik.
Peki Sivasspor’un toplam maliyeti ne kadar?
Geçen sezon 15 trilyon YTL harcadık. Bunun içinde bonservis bedelleri, oyuncu alacakları, primler, yol-kamp masrafları, personel giderleri, elektrik, doğalgaz, su, yani aklınıza gelebilecek her türlü harcama var. Bu sezon 20 trilyon YTL’ye çıkartacağız gibi geliyor. Mutlu sona ulaşırsak eğer, Sivasspor bunu 20 trilyon YTL’ye başarmış olacak.
Bu ayıp benim değil
Son maçta bir olay yaşandı ve disiplin kuruluna sevk edildiniz.
Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi gerekenler, başka şeyler. Özel güvenliklerin, mahallesindeki arkadaşlarını stada aldığını bildiğim bir ortamda; benim çocuğum maç bitimi yanıma gelemeyecekse, bunun ayıbı bana ait değil.
İkincisi; hiç kimse hiç bir çocuğa bırakın tokat atmayı, bağırma cüretini bile kendinde görmemeli. Onlar geleceğimiz. Ben kızımı okutup büyütmeye çalışırken akla karayı seçeceğim; densizin biri gelip kızıma tokat atacak. Buna izin vermem. ‘Maçlara gelmesin’ diyorlar. O Bursa’da okuyor, ben Sivas’tayım. Mecburuz hafta sonu birlikte olmaya. Meleğim neden gelmeyecekmiş yanıma?
Yenildim ama üzülmedim
İlk 16 haftada sizi en çok zorlayan hangi takım oldu?
Antalyaspor’a kaybettik. O maçta yenebileceğim bir rakipti. Ancak Şifo Mehmet yeni gelmişti. Yenildim, ama açık açık şunu söyleyebilirim ki, Mehmet Özdilek ilk maçında kazandığı için de hiç üzülmedim.
'Sivas zaten şampiyon'
“Sivasspor camiası bu tür yarışlarda daha çok yeni. Ancak biz gönüllerin şampiyonu olmayı da beceriyoruz. Gelenleri karanfillerle karşılıyoruz, alkışlarla uğurluyoruz. Bu, bizim için şampiyonluk kupasından bile önemli. Bu açıdan bakarsanız; evet, biz çoktan şampiyon olduk.
Zafer BÜYÜKAVCI