![]() |
Doğru Mantık..
Herr Lorant Futbol mantalitesi olarak doğruları ifade etmiş..dilerim bu düşünce çerçevesinde Sivassporumuzu oynatmaya devam eder ve başarılı oluruz..
|
2. yarı LORANT'I Gönülden destekliyoruz
Lorant sen sivassporumuzun vazgeçilmezi olacaksın. 2. yarı tüm türkiye ve dünya görecek inşallah
|
Bundan daha iyi bir analiz olamaz,söylemek istediğimiz ve aklımıza gelmeyen tüm şeyleri harfi harfine değinmiş sayın Lorant.Umarım gerekli yerler bu açıklamalardan ders almış olur.
Saygılar |
[B][FONT="Comic Sans MS"][COLOR="Purple"]LORANT GENÇ YETNEKLERE ŞANS VEREN...ONLARIN GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞAN AKILLI BİR HOCA....[/COLOR][/FONT][/B]
|
selamünaleyküm yiğidolar
yorumlarınızı yazın saygılar.!!
|
[COLOR="Blue"][CENTER][I]Schalke - Fenerbahçe maçı. Kazanmak zorundasın, deplasmandasın ve 2 kırmızı kart görüyorsun. Türkiye Ligi’nde olsa görmezlerdi. Luciano sarı görürdü, Aurelio’ya Türkiye’de ikinci kartı göstermek çok zor. Türkiye’de her takım hakemlerin gözünde aynı olmalı. Futbolculara kötülük yapıyorsun. Bakın Alpay örneğine... Elle oynuyor, bir de ortalığı velveleye veriyor. Aynısını sonra Almanya’da yapıyor. Orada 2 ay ceza alıyor. Türkiye’de olsa belki 3 maç ceza verirlerdi, Tahkim’e giderdi muhtemelen orada ceza inerdi. Türk futbolcuları kesinlikle çok çalışkanlar. Tek problemleri mentalite. Onların duvarlarını kırmasına yardımcı olmak zorundayız. Biraz daha sorumluluk vermeliyiz ve güvenmeliyiz. Türk futbolunun ilerlemesi için lütfen bu konulara eğilin. Türkiye ne kadar büyük ve halkı futbolu ne kadar seven bir ülke.[/I][/CENTER][/COLOR]
[B][LEFT]DİP NOT:[/LEFT][/B][COLOR="Red"][LEFT][I]AVRUPALI HAKEMLERİN ADALETİ...BU BÖLÜM ÇOK ÖNEMLİ...PUAN EMEKLE ÇABAYLA ALIIR HAKEMLERLE KAZANILMAZ...[/I][/LEFT][/COLOR] |
sivasspor&werner lorant iki ask
|
LORANT FARKINI GÖRECEK HERKES HEMDE SİVASSPOR'DA
YİĞİDOLAR NERDESİNİZ YORUMLARINIZI DUYMAK İSTİYORUZ.
|
LORANT'TAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
[B]Yalnız Fenerbahçe!
Ortega’yı oynatmaması üzerine Türk spor basınının ‘Alman köylüsü’ sıfatını yakıştırdığı Werner Lorant, Türkiye’deki ikinci deneyimini Sivasspor’da yaşıyor. Fenerbahçe’deyken de düşüncelerini özgürce söyleyen Lorant’la, gittiği ve döndüğü dönem arasında Türk futbolunda nelerin değiştiğini sorarak başladığımız lezzetli bir röportaj yaptık. İşte noktasına virgülüne dokunmadan, Lorant’tan çarpıcı açıklamalar... Bir kulüp haricinde bütün Türk futbolu geriledi. Yalnız Fenerbahçe kendini çok geliştirdi. Tarz, oyun, kurumsallaşma... Fenerbahçe’de başarısız olduğum doğru değil. İnsanların Fenerbahçe’yi, Galatasaray’ın kaç puan arkasında aldığıma ve kaç puan arkasında bıraktığıma bakması lazım. Teknik direktörün başarısını değerlendirirken bir bakmanız lazım... Eldeki malzeme ne, imkanı ne. Kendi bilgisiyle o takımı nereye kadar götürebilir. Sivasspor’daki çıkışımız normal. Fenerbahçe’de de aynı şekilde yansıtabilirdik. Orada her konuda, her şeyi teknik direktörden daha iyi bilen kişiler vardı. Yönetici, yardımcı hoca, futbolcu... Böyle olunca futbolcu nereye odaklanacağını bilemiyor, her zaman ortaya sorun çıkıyordu. Biraz önce söylediğim sebeplerden dolayı Fenerbahçe’de herkes kendi kalitesine göre oynayamıyor. Sivas’ta ise yeni bir takım yaptık, disiplinli oynayarak, takım olarak iyi bir çıkış yakaladık. Bizim anahtarımız disiplin. Bu disipline uymayan varsa kulübeye de, tribüne de gönderirim. Kimse ‘neden’ demez... Çünkü teknik direktöre saygı var. Sivas’ta Hayrettin, İbrahim Aydın, Anderson hep genç oyuncular. Anelka ve Alex alacak gücümüz olmadığına göre bu gençlerle başarılı olmak zorundayız. Gençlere inanıyorum. Fenerbahçe’deyken de Volkan, Tuncay, Serhat gibi gençlere şans verdim. Hepsi milli oldu. Hem kulüplere hem ülkeye yeni gençler kazandırmak istiyorum. Daum’u anlamıyorum... Schalke, PSV, Milan... PSV’ye kimse şans vermedi. Schalke’ye kimse şans vermedi... Kuradan bir süre sonra sordular, ‘Fenerbahçe ne yapar’ diye. Türkler, Avrupa futbolunu bilmiyorlar, rakibe saygı yok. Rakibi hafife alan konuşmalar içeri taşınıyor, hazırlıklarını buna göre yapıyorlar ve kaybediyorlar. Bu mentalite değişmezse 5 sene daha başarılı olamazlar. Son olarak İsviçre’yle eşleştiler. Hemen başladı, “İsviçre kim! Onları, hem burada hem orada yeneriz”. Oynamadan Almanya’daydılar. Rakibe saygı yok, ciddiye almıyoruz. “İsviçre’den birşey olmaz, Milan’dan olmaz, PSV’den olmaz.” İşte bu duruma gelirsin! Maç içinde iş zora giriyor ve şoklar yaşanıyor. Ondan sonra başlıyorsun saçmalamaya ve paniğe. Sonra taraftar tepkisi. Bu ciddiyet olsaydı kesinlikle Fenerbahçe de tur atlardı, milli takım da... Schalke - Fenerbahçe maçı. Kazanmak zorundasın, deplasmandasın ve 2 kırmızı kart görüyorsun. Türkiye Ligi’nde olsa görmezlerdi. Luciano sarı görürdü, Aurelio’ya Türkiye’de ikinci kartı göstermek çok zor. Türkiye’de her takım hakemlerin gözünde aynı olmalı. Futbolculara kötülük yapıyorsun. Bakın Alpay örneğine... Elle oynuyor, bir de ortalığı velveleye veriyor. Aynısını sonra Almanya’da yapıyor. Orada 2 ay ceza alıyor. Türkiye’de olsa belki 3 maç ceza verirlerdi, Tahkim’e giderdi muhtemelen orada ceza inerdi. Türk futbolcuları kesinlikle çok çalışkanlar. Tek problemleri mentalite. Onların duvarlarını kırmasına yardımcı olmak zorundayız. Biraz daha sorumluluk vermeliyiz ve güvenmeliyiz. Türk futbolunun ilerlemesi için lütfen bu konulara eğilin. Türkiye ne kadar büyük ve halkı futbolu ne kadar seven bir ülke. Eleştirmenleri televizyonda gördüğüm zaman tüylerim diken diken oluyor. Birincisi, eleştirmenler maç izlemiyor. Bir gazeteciye, “Aptal aptal sorular sormayın” dediğim güne bakın... Bütün maç Anderson ile Musa’yı çift santrfor oynatmışım, bana gelen ilk soru “Neden korkak oynatıyorsunuz, neden Anderson tek santrfor”... Ya bilmiyor, ya izlemiyor. İşte o yüzden eleştirmenleri televizyonda gördüğümde tüylerim diken diken oluyor. Antrenmana gelmemiş, bir tek maçta “Böyle kadro mu olur”... Hatırla Fenerbahçe’yi. Ortega idman yapmak istemiyor, sakat numarası yapıyor, uyum sağlamaya çalışmıyor, ama oynayacak! Kural kesin, iyi idman yapmazsan oynayamazsın. Aynı pozisyonda oynayan futbolcunun emeğini yok sayamazsın. Bunun bir idmanla alakası yok, sekiz idmanla alakası var. Ben gittikten sonra Ortega kaç maç oynadı, kaç maç aldı, patlama mı yaptı! Ben salak mıyım, kulübümün oyuncularımın menfaatini düşünmeyecek bir aptal mıyım? Medya mensupları o günleri bir hatırlasın. Washington hastalandı ameliyat olması gerekiyordu. Benim elimde santrforum yoktu ve kimsenin de umrunda değildi. 10 maçta tam 8 gol atmıştı. Kimse bu konuya değinmedi bile... Galatasaray’ı 6-0, Bursa’yı 7-1 yendik. Bana söylesinler, Fenerbahçe ne zaman 7-1 kazandı. O kadro ile içeride bir maç, tek derbi kaybetmedim. Şu an oldukları gibi devam ederlerse futbolculara çok büyük zarar vermeyi sürdürürler. Ben sadece Türk futbolunun ilerlemesi için emek veriyorum. Ben emek veriyorsam, herkes emek verecek. Bu arada muhakkak söylemeliyim. Fenerbahçe ile hiçbir sorunum yok. Taraftarının içerisine girip maç seyrederim, özel tribüne de giderim. Maratonda da oturdum, maç seyrettim. Taraftardan tek olumsuz tavır görmedim. Yabancı futbolcu transferi kesinlikle serbest bırakılmamalı. Bu Türk futboluna büyük zarar verir. Bakın Almanya’ya... Bayern Münih’te 2 Alman kaldı, Ballack ve Kahn. Schalke’de Kuranyi ve Rost. Yerli futbolcular artık yabancı gibi. Nerede Alman futbolu? Futbolcular kendini nerede geliştirecek. 6 yabancı sınırlandırmasında sorun yok. Zaten Türkiye’de 6’sını oynatan kulüp de çok nadir. Bu konuda Avrupa’da da büyük kaos var. Alman Milli Takımı daha kötü olmaz belki ama tecrübe hep eksik kalacak. Şu an milli takımın defansına bakarsan, uluslararası hiçbir tecrübeye sahip değiller. Birkaç milli maç deneyimiyle Dünya Şampiyonu olacaksın! Gülerim ben buna. Defanstaki 5 oyuncunun sadece 2’si takımlarında oynuyor; Friedrick ve Kahn. Kahn her topu mu yakalayacak! Ofansta problem yok ama unutmayın maçları ofansif değil, defansif oynayarak kazanırsın. Her maç 3 gol atamazsın. Fenerbahçe’ye 2, Beşiktaş’a 1 gol atıyorsun, yeniliyorsun. Futbola doğru bakmak lazım. 3 büyüklere ve aptalca 1 golle Rize’ye kaybettik. Sistemimiz ve oyun anlayışımız doğru. Ve anahtarımız disiplin. Sivasspor’a çaresizlikten gelmedim. Şu an serbest olsaydım, Almanya’dan beni isteyen 3 takım vardı. Fenerbahçe’den ayrılırken söylemiştim, “Geri döneceğim.” Kulüpte yaşadığım olayları kimseye söylemedim, söylemem. Bir gün benim kim olduğumu farketmeleri gerekiyordu. Değişik futbol kültürlerini öğrenmem gerekiyordu, öğrendim. Brezilya hariç dünyanın bütün futbol kültürlerini tanıyorum. İskandinavya ve Yunan futbol kültürü dahil. Bana en yakın kültür, Türk futbolu. Bir bakın... Ben, hakemler hakkında hiç konuşmuyorum. Samimiyetle söylüyorum ki, futbolcular daha çok hata yapıyor. Yalnız Avrupa kupalarına bakarsanız kaç Türk hakem maç yönetiyor, onu da görürsünüz. Şahsiyetli bir şekilde maç yönetsinler. Maçta göze batmayan hakem en iyi hakemdir. Her pozisyonu görmeyebilirsin ama maçı başladığın gibi bitirmelisin. Çünkü bir futbolcu hakemin tarzına adapte olabilmeli. Penaltı, sarı, kırmızı, kendi kararları. Eğer bir harekete sarı veriyorsan, iki tarafa da vermelisin. Bunu yaparsan kötü hakem yoktur. Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın’ın hakem hatalarının arkasına sığınması çok basit bir bahane. En basit savunma budur. Yani Galatasaray’ın iyi döneminde hiç öyle bir avantaj yaşamadılar mı. Hata her yerde var ve dikkatli bakarsanız hatalar hep güçlülerin lehine olur. Bayern’e bakın, Milan’a bakın, Chelsea’ye bakın. Artık hakem konuşmamak gerek. [/B] [B]FANATİK][/B] |
ve adam türk futbolun harfiyyen anlatmis helal olsun
|
WEZ Format +2. Şuan Saat: 17:13. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005