SivasSpor.com -  Yiğidoların Özgür Sesi

SivasSpor.com - Yiğidoların Özgür Sesi (http://www.sivasspor.com/forum/index.php)
-   Haberler (http://www.sivasspor.com/forum/forumdisplay.php?f=36)
-   -   BAK EL OĞLU NE DİYOR! (http://www.sivasspor.com/forum/showthread.php?t=15062)

ibrahimovic7 28.12.2007 11:22

--->: -->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
[QUOTE=yigidolar06;290690]BEN O STADDA KARIN BUZUN ÜZERİNDE AYAZDA MAÇ SEYRETTİM. GENÇLERİ MAÇLARA GÖNDERELİM ANALAR BABALAR SİVASTA HİÇ OLMAZSA[/QUOTE]

bütün gençlik orda olsa süper olur haydi gençlik58 maçlarda yerinizi alın

ŞÜKRÜ ÇİTİL 28.12.2007 15:21

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
dogrudur sivasli olacaksın sivassporun maçını kacıraçaksın yakışmaz yiğigolara

albina58 29.12.2007 05:31

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
[B]HOŞGELDİN SİVASSPOR[/B]
[B]SİVASSPOR[/B] liğin ilk yarısını lider bitirdi.İlk yarının son haftalarında tepedeki iddiasını sürdüren kırmızı beyazlı ekibin yükselişi müthiş.''Fenerbahçe,galatasaray,beşiktaş gibi şampiyonluk tiryakileri dururken [B]SİVASSPOR'[/B]un orada ne işi var?'' diye soru sorma hakkımız yok.[B]''GÖZÜ VAR''[/B] demek yeter.Ne işi olduğunu ikinci yarı daha dikkatli izleyeceğiz.[B]Bülent UYGUN'un YİĞİDOLARI[/B] futboldaki iddiasını ortaya koydu.İlk yarı liderliği süpriz değil.'[B]'HAKTIR''[/B]Yaygın deyişle [B]''Hak eden kazandı''[/B]
15 yıl sonra [B]SİVASSPOR[/B] anadolunun sesi oldu.Hürriyet spor servisinin araştırmacı editörü sıddık turgut,tepedeki baskını rakamlarla açıklıyor.: 2001-02 sezonundaGalatasaray'ın (9'da 9),2004-05 sezonunda Fenerbahçe'nin (8'de 8), başarısını tekrarlayıp,kendi evinde ilk yarıdaki tüm maçları kazanan ekip oldu [B]SİVASSPOR.[/B]
İkinci yarıya yarıya avantajlı çıkacak.Fenerbahçe,Beşiktaş,Galatasaray,Trabzonspor'la [B]4 EYLÜL[/B] [B]STADI[/B]'nda oynayacaklar.Zaman neyi gösterir ama [B]SİVASSPOR[/B]'un da kendi sahasındaki kapışmaya gelen rakiplerin yoluna gül döşemeyeceği kesin!
Liğin ilk yarısında Fenerbahçe (14),Galatasaray (15) Beşiktaş(17) puan kaybetti.[B]SİVASSPOR[/B],''çeşmenin suyu nerden geldi?'' diye ıkınıp sıkılmadan [B]37[/B] puanla liderliğini ilan etti.50 yıldır,3 takım büyük ödülü paylaşıyor.Trabzon 70 lerde,İstanbul saltanatına öyle bir darbe vurdu ki, köprünün altından büyük büyük kupalar birer birer Karadenize aktı.Nevar ki,bir zamanların efsane ekibi yıllardır suskun.TIK yok.Elbette şampiyonluk uzun bir yol.Önce ekonomi ve yakın geleceğin hedefe dönük planlaması.[B]SİVASSPOR [/B] yola çıktı.Taraftarı [B]şampiyonluk[/B] diye bağırıyor.Geçen İstanbul'da Spor Ajansı'nın düzenlediği[B]''ayın altın adamı''[/B] yarışmasında [B]SİVASSPOR KULÜBÜ BAŞKANI MECNUN ODYAKMAZ,[/B]milyonlarca [B]SİVASLI'ya[/B] çağrıda bulundu:[B]''Büyük hedeflere varmak için hepimiz kenetlenmeliyiz.Taraftarımız şampiyonluk diye bağırıyor.Ama istemek yetmiyor.Sivas halkı ile büyük kentlere yayılmış iş adamlarının alkışlarıda yetmiyor.Sivasspor'u herkesin kucaklaması ve desdeklemesi şart.''[/B]
[B]Teknikdirektör BÜLENT UYGUN'da [/B]başkanı gibi düşünüyor.Yıldızları satıp iki adam almak mı?Yoksa yeni bir transfer yapıp gücüne güç katmak mı?
[B]YILIN SORUSU[/B]
[COLOR="Red"]SİVASSPOR şampiyon olurmu?[/COLOR]
Kolay değil,olmazda değil.Önce ilk dörtte kalacaksın.Takımın yıldızlarından Devran'ın arkadaşları adına açıkladığı hedef önce,[B]''UEFA''[/B] Bu görüşe katılıyorum,kutluyorum.
Son söz olarak [B]pir sultan abdal'ın ''SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR''[/B] türküsünden bir dize:
[B]''KUL OLAYIM KALEM TUTAN ELLERE. KATİB ARZUHALİM YAZ YARE BÖYLE''[/B]
Bende yazdım işte: [COLOR="Red"]''HOŞGELDİN SİVASSPOR''[/COLOR]


28 aralık 2007 CUMA
Hürriyet gazetesi
Necmi TANYOLAÇ

hollywarnrvn 29.12.2007 12:43

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
ben görevimi yapıyorum arkadaş bütün maçlara geliyorum gelmeyenleride kınıyorum. Sivassporluyum demek kolay...

albina58 30.12.2007 04:43

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
[B]Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez[/B]

Sivasspor ilk yarıyı lider bitirdi ama kent şampiyonluk konusunda umutsuz. Sivaslılar, "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner" diyor.


Sivas'ta İstanbul korkusu

Sivas'ta futbol yalnızca futboldur

Sivasspor futbolda şampiyonluğa oynuyor, 'Hoşgörü' ve 'Bir de inşallah şampiyon oluruz,' cümlesi en çok zikredilen sözler. 'Ama' deyip Sivas'ın ayazında soluğunuz kesiliyor. Zaten Sivas'ın hikâyesi de kocaman bir 'ama'yla başlıyor..

Sivas'ta topu topu üç ana cadde var. İstasyon Caddesi en büyüğü. Bütün hayat orada geçiyor. Yazın Şifaiye Medresesi'nde alışverişe çıkmış turistlere bakılıyor. Kışın da cadde boyunca elde çekirdek, turlanıyor. Kentte iş yok, Sivas Demir Çelik'te beş bin kişinin çalıştığı günler halk masalına dönüşmüş. Gelin görün ki, Avrupa'nın en büyük lens fabrikası da orada. Duvar panolarında Sivasspor'a alınacak otobüs için kampanya çağrısı, umursayan yok. Kimse "Şampiyon olacağız," demiyor ama stadyumdan duvar panolarına kadar her yerde 'Şampiyon Sivasspor' ibareleri: "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner." Takım lider, ama kent umutsuz. Pazar günü ailecek maça mı gidilir? Hayır. Maça gitmek erkek işi, bir kadın taraftar varmış, ama o da bayram için memleketine dönmüş. Caddeden zaman zaman uzun saçlı küpeli delikanlılar ile kot pantolonlu kızlar da geçiyor. Ama bu görüntü hoşgörünün sonucu değil. Çünkü onlar bayram için memleketlerine dönmeyip kentte kalan üniversiteliler. Peki Sivas hoşgörü kenti mi? Tabii, Pir Sultan var mesela... Sonra, Âşık Veysel... Sebatibey İskender Salonu'nun sahibi Sebati Manav, "Bayramda, bir Ermeni gözlükçü arkadaşım var, bana ziyarete geldi," diyor. Manav'ın oğluyla Ermeni dostunun oğlu Ari sınıftan arkadaşmış. "Ne güzel, Kürt, Alevi, Sünni bir arada," diyor ama Aleviler kent merkezinden uzaklaşmış. Katliamı izleyen günlerde 58 plakalı otomobillerin kent dışında taşlanması henüz unutulmamış. "Sivaslıyım," demek hâlâ mahcubiyet sebebi.

[B]EN İYİ OYUNCU BÜLENT UYGUN [/B]
"Kopeğı salmaaaa!" Annesinin elinden kurtulan çocuk, İstasyon Caddesi'nde köpekten (Sivaslılara göre kopek) böyle kaçıyor. Gürsel Caddesi'ne geçiyoruz. "Sivaslılar'ın halet-i ruhiyesi nedir, takımlarının şampiyonluğu hakkında ne düşünüyorlar," merak ediyoruz. Fırının camında bir yazı: "Ata Ekmeği gelmiştir." Hamuru, mayası farksız, ama yine de 'Ata Ekmeği.' Dilimli satıldığı için kentliler tarafından rağbet görüyor. Fırının sahibi Fahri Duran, Sivasspor'un şampiyon olamayacağını biliyormuş. Ekmek almaya gelen ve Urfa Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis Abdulkadir Çavuşoğlu, Duran'ın bilgisini 'derin'leştiriyor: "Bizi şampiyon yapmazlar ki!" Kentte asayiş berkemalmiş, sadece ufak çaplı yaralamalar, kavgalar... Kapkaç, gasp gibi olaylara pek sık rastlanmıyor. Yan dükkânda Sivas hatıraları satılıyor. Fotoğrafçı arkadaşım Erkan çift ağızlı bıçağın Sivas'a has olduğunu söylüyor. Sivas'a has tek şey deri çarıklar; onu yapan Zaralı usta da iyice yaşlanmış. Tahtadan Aşık Veysel, kağnı gibi oyuncakların arasında aradığımız ilacı buluyoruz. İlacın adı, Üzeyir Şenol. Telekom'da çalışıyor ama tam 32 yıl boyunca Sivas Demirspor'da futbolculuk, antrenörlük yapmış, bir dönem de Sivasspor'un alt yapısında çalışmış. "Takım iyi," diyor Şenol. [B]"Peki en iyi oyuncunuz kim?" [/B]diye sorduğumuzda verdiği yanıt manidar: [B]"Bülent Uygun.[/B]" [I]Tespit yerinde[/I]. Ne Balili'yi ne de Mehmet Yıldız'ı, sadece Teknik Direktör Bülent Uygun'un ismini zikrediyor. [U]Takımı bir arada tutan, oyunculara ağabeylik yapan Bülent Uygun, tıpkı başkan Mecnun Odyakmaz gibi takımın en büyük kazancı olarak görülüyor. [/U]
[B]TARAFTARLAR İDDİALI [/B]
Bol sayıda dönerci, ondan daha fazla sayıdaki kuruyemişçilerin arasında Polat Center sinemasının girişindeyiz. Bugün Pazar, maç günü... Gençler sinemaya gidiyor. Vizyonda Kabadayı, Arı Filmi, Altın Pusula. En çok Kabadayı ilgi görüyor. Polat Center'ın içinde Dünyayı Kurtaran Kitabevi. "Cüneyt Arkın Sivas'ta da yaşıyor," derken kitabevinin sahiplerinden Eren itiraz ediyor: "Marka olsun, ilgi çeksin diye yazdık. Cüneyt Arkın'ın oynadığı filmle çok alakası yok." Eren, Diyarbakırlı, okumaya gelmiş ve burada kalmış. "Solcuyum, Sivas'ta yaşamayı seviyorum," diyor. Eren'e göre kent muhafazakâr, baskıcı değil; barlara rahatça gidiliyormuş mesela. Unutmadan Sivas'ın iki barı var. Biralem adlı barda Paranoya adlı bir black-metal grubu sahne alıyor. Şimdiki durağımız 1967'liler Derneği mensuplarının toplandığı meydan. Ama Nurcan Görege'ye uğramak lazım. İstasyon Caddesi'nin orta yerindeki Sivasspor malzemelerini satan Görege, dört yıllık Bodrum macerasını saymazsanız doğma büyüme Sivaslı. Nurcan Görege maç bileti, forma, atkı, şapka, bir de parfüm satıyor. Takımın desteğe ihtiyacı olduğunu söylüyor: "Şampiyonluğu düşünmek güzel de neler olacağını kim bilebilir?" Sivas'ta tanımadığı yok, herkesin Nurcan Abla'sı o. Ona göre Sivas güzel şehir, ama biraz kaderine terk edilmiş. 1967 Derneği yasal. Diğer taraftar grubu 'Çılgın 58'liler' de yasallaşma çabası içinde. Kendisine 'tribün sorumlusu' diyen Murat Selviler'e göre takım kesin şampiyon. Sivasspor'un maçı olmadığı zaman, taraftar Divriğispor ve Tokatspor'un maçlarına gidiyormuş. Kayserispor'la aralarında sorun yokmuş.

'GOKHAN'A SEVGİLER
Gençlerbirliği- Sivasspor maçı 15.30'da. İnsanın organlarını dahi hissedemeyeceği kadar keskin bir soğuk. Dolayısıyla maça gidenlerin sayısı az. Önce stadın yanındaki yarı toprak zeminde paf takımları maç yapıyor. Sonuç 2-0 Sivas'ın lehine. Onlar Sivas'ın geleceği, aralarında Mustafa gibi A takımla maça çıkanlar bile var. Sivas köftesi satan Aydın Çavuşoğlu 24 yıldır stadın içinde. İşi amcasından devralmış. Sivas'ın Üçüncü Lig'de olduğu günleri dahi biliyor. Sonra Mustafa Ateş'le konuşuyoruz, Kanal 58'in spor yorumcusu, danışmanı, dahası, Sivas'ın Erman Toroğlu'su. Sivasspor hakkında teknik analizler yapıyor ama takımın asıl sihrinin 'birlik ve beraberlik' olduğunu söylüyor. Birliği sağlayan ise, Başkan Mecnun Odyakmaz başta olmak üzere bütün teknik kadro. Maça beş dakika var, elektrikler gittiği için turnikeler çalışmıyor. Soğukta çekirdek çitleyerek vakit geçiriyoruz. Ses namına yalnızca İstiklal Marşı'nı duyuyorsunuz. 'Gokhan'a (Sivaslıların Gençlerbirliği kalecisi Gökhan'a sesleniş şekli) "Sivas şampiyon", "En büyük Sivas", en popüler sloganlar. Sekizinci dakikada Mehmet Yıldız'dan ilk gol geliyor. Birkaç dakikalık alkış tufanı... Aydın Ağabey' in büfesinde çay molası verirken ilk 45 dakikanın bilançosunu çıkarıyoruz: Sivasspor aleyhine bir kırmızı kart, Gençlerbirliği'nin kalesinde bir gol. "Mehmet Yıldız transfer olursa takım ne olur?" tartışması... İkinci yarı 'Gokhan'a edilen şakaların sayısının artışından başka değişen bir şey yok ama 88. dakikada Mehmet Yıldız ikinci golü atıyor. Sivas tribünü ayakta, Sivaslılar hallerinden memnun.

MAKUS TALİH DEĞİŞECEK Mİ?
Maç bitiyor. Tekrar İstasyon Caddesi'ndeyiz, birkaç klakson ve birkaç taraftarın 'En Büyük Sivas!' sloganları eşliğinde yürüyoruz. Bizim ise karnımız acıktı, Madımak Oteli'ne doğru yola çıkıyoruz, Sebati Bey'le görüşeceğiz. Sivasspor bu galibiyetle ilk yarıyı lider bitiriyor, yani yarım şampiyon durumundalar. Duvar panolarında Sivasspor'a destek olunması yönünde talepler, birkaç dükkânın duvarını süsleyen Sivasspor takımı afişi... Kent bir yangınla kararan makus talihini değiştirmeye çalışıyor. 40 yıldır Sivas'ta yaşayan tekstilci Hayrettin'in dediği gibi, [B][B]"Bu kente bir gelirken ağlarsın, bir de giderken.[/B][/B]

karadoruk_58 30.12.2007 09:26

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
Şu anda kaç milyon futbolsever Sivasspor`a ve onun taraftarı Yiğidolara gıpta ediyor hiç düşündünüz mü?

Hangi televizyon kanalının spor proğramına, hangi gazetenin spor sayfasına baksanız Sivasspor`dan övgüyle söz eldiğini göreceksiniz. Pazar ve pazartesi akşamları kanallardaki spor proğramlarında Sivasspor`la ilgili yapılan yorumlara yetişmekte güçlük çektim! Demekki, basında yer almak için büyük takım olmakla birlikte başarılıda olmak lazımmış, ben son bir kaç gündür bunu gördüm, bunu öğrendim! Ulusal basında bu kadar çok bahsedilen Sivasspor`a ne yazıkki Sivaslıların hala gereken desteği vermediğinide üzülerek görüyorum. Son oynadığımız Gençlerbirliği maçı sonrasında TRT`nin ünlü spikeri Hüseyin Başaran`ın söylediği sözler Sivaslıyım diyenlerin başını öne eğdirecek cinstendi. Hüseyin Başaran taraftar için şunları söyledi:

Ben bu Sivaslılara bir anlam veremedim. Takımları zirvede ve 15 bin kişilik stadın neredeyse yarısı boş. Oysa bu stadın hınca hınç dolması ve bir o kadarda dışarıda kalması gerekirdi. Kimse soğuk havayı bahene etmesin, bunun mazereti olamaz! Evet, sayın Başarının bu söylediklerini kaç defa yazdığımı hatırlamıyorum bile! Gerçektende böyle bir takımın maçına gelmemenin mazereti olamaz, olmamalıda.. Şaka değil, bu Sivasspor süper ligin zirvesinde.Yukarıdada ifade ettiğim gibi kimbilir kaç milyon insan şu anda tuttuğu takımın Sivasspor`un yerinde olmasını istiyor acaba?

Tamam! güzel, hepimiz Sivasspor`la gurur duyuyoruz,ama bu gurur duyma sadece evde,iş yerinde, kahvede söylemekle olmaz. Başka bir şey yapmıyorsunuz,hiç olmazsa 15 günde bir 5 YTL verip maçlarına gelin! Tabi bu arada her şeyiyle Sivasspor`u destekleyenlere lafın yok, onlarda olmasa zaten başarımızdan çok, maçlara ilgisizlik konu olurdu herhalde.

Ben hep söylerim "Bizim taraftarımız Türk borsası gibidir" diye en küçük şeyden etkileniyor. Kışın hava soğuk olur gelmez, yazın sıcak olur gelmez,bahar ayında yağmur vardır gelmez!..

Ne zaman maçlara gelip o stadı hınca hınç dolduracaklar çok merak ediyorum.

Abdullah Yiğit/HÜRDOĞAN
__________________
SPOR SEVGI, BARIS VE KARDESLIKTIR

BOUN 30.12.2007 10:26

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
[QUOTE=albina58;291464][B]Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez[/B]

Sivasspor ilk yarıyı lider bitirdi ama kent şampiyonluk konusunda umutsuz. Sivaslılar, "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner" diyor.


Sivas'ta İstanbul korkusu

Sivas'ta futbol yalnızca futboldur

Sivasspor futbolda şampiyonluğa oynuyor, 'Hoşgörü' ve 'Bir de inşallah şampiyon oluruz,' cümlesi en çok zikredilen sözler. 'Ama' deyip Sivas'ın ayazında soluğunuz kesiliyor. Zaten Sivas'ın hikâyesi de kocaman bir 'ama'yla başlıyor..

Sivas'ta topu topu üç ana cadde var. İstasyon Caddesi en büyüğü. Bütün hayat orada geçiyor. Yazın Şifaiye Medresesi'nde alışverişe çıkmış turistlere bakılıyor. Kışın da cadde boyunca elde çekirdek, turlanıyor. Kentte iş yok, Sivas Demir Çelik'te beş bin kişinin çalıştığı günler halk masalına dönüşmüş. Gelin görün ki, Avrupa'nın en büyük lens fabrikası da orada. Duvar panolarında Sivasspor'a alınacak otobüs için kampanya çağrısı, umursayan yok. Kimse "Şampiyon olacağız," demiyor ama stadyumdan duvar panolarına kadar her yerde 'Şampiyon Sivasspor' ibareleri: "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner." Takım lider, ama kent umutsuz. Pazar günü ailecek maça mı gidilir? Hayır. Maça gitmek erkek işi, bir kadın taraftar varmış, ama o da bayram için memleketine dönmüş. Caddeden zaman zaman uzun saçlı küpeli delikanlılar ile kot pantolonlu kızlar da geçiyor. Ama bu görüntü hoşgörünün sonucu değil. Çünkü onlar bayram için memleketlerine dönmeyip kentte kalan üniversiteliler. Peki Sivas hoşgörü kenti mi? Tabii, Pir Sultan var mesela... Sonra, Âşık Veysel... Sebatibey İskender Salonu'nun sahibi Sebati Manav, "Bayramda, bir Ermeni gözlükçü arkadaşım var, bana ziyarete geldi," diyor. Manav'ın oğluyla Ermeni dostunun oğlu Ari sınıftan arkadaşmış. "Ne güzel, Kürt, Alevi, Sünni bir arada," diyor ama Aleviler kent merkezinden uzaklaşmış. Katliamı izleyen günlerde 58 plakalı otomobillerin kent dışında taşlanması henüz unutulmamış. "Sivaslıyım," demek hâlâ mahcubiyet sebebi.

[B]EN İYİ OYUNCU BÜLENT UYGUN [/B]
"Kopeğı salmaaaa!" Annesinin elinden kurtulan çocuk, İstasyon Caddesi'nde köpekten (Sivaslılara göre kopek) böyle kaçıyor. Gürsel Caddesi'ne geçiyoruz. "Sivaslılar'ın halet-i ruhiyesi nedir, takımlarının şampiyonluğu hakkında ne düşünüyorlar," merak ediyoruz. Fırının camında bir yazı: "Ata Ekmeği gelmiştir." Hamuru, mayası farksız, ama yine de 'Ata Ekmeği.' Dilimli satıldığı için kentliler tarafından rağbet görüyor. Fırının sahibi Fahri Duran, Sivasspor'un şampiyon olamayacağını biliyormuş. Ekmek almaya gelen ve Urfa Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis Abdulkadir Çavuşoğlu, Duran'ın bilgisini 'derin'leştiriyor: "Bizi şampiyon yapmazlar ki!" Kentte asayiş berkemalmiş, sadece ufak çaplı yaralamalar, kavgalar... Kapkaç, gasp gibi olaylara pek sık rastlanmıyor. Yan dükkânda Sivas hatıraları satılıyor. Fotoğrafçı arkadaşım Erkan çift ağızlı bıçağın Sivas'a has olduğunu söylüyor. Sivas'a has tek şey deri çarıklar; onu yapan Zaralı usta da iyice yaşlanmış. Tahtadan Aşık Veysel, kağnı gibi oyuncakların arasında aradığımız ilacı buluyoruz. İlacın adı, Üzeyir Şenol. Telekom'da çalışıyor ama tam 32 yıl boyunca Sivas Demirspor'da futbolculuk, antrenörlük yapmış, bir dönem de Sivasspor'un alt yapısında çalışmış. "Takım iyi," diyor Şenol. [B]"Peki en iyi oyuncunuz kim?" [/B]diye sorduğumuzda verdiği yanıt manidar: [B]"Bülent Uygun.[/B]" [I]Tespit yerinde[/I]. Ne Balili'yi ne de Mehmet Yıldız'ı, sadece Teknik Direktör Bülent Uygun'un ismini zikrediyor. [U]Takımı bir arada tutan, oyunculara ağabeylik yapan Bülent Uygun, tıpkı başkan Mecnun Odyakmaz gibi takımın en büyük kazancı olarak görülüyor. [/U]
[B]TARAFTARLAR İDDİALI [/B]
Bol sayıda dönerci, ondan daha fazla sayıdaki kuruyemişçilerin arasında Polat Center sinemasının girişindeyiz. Bugün Pazar, maç günü... Gençler sinemaya gidiyor. Vizyonda Kabadayı, Arı Filmi, Altın Pusula. En çok Kabadayı ilgi görüyor. Polat Center'ın içinde Dünyayı Kurtaran Kitabevi. "Cüneyt Arkın Sivas'ta da yaşıyor," derken kitabevinin sahiplerinden Eren itiraz ediyor: "Marka olsun, ilgi çeksin diye yazdık. Cüneyt Arkın'ın oynadığı filmle çok alakası yok." Eren, Diyarbakırlı, okumaya gelmiş ve burada kalmış. "Solcuyum, Sivas'ta yaşamayı seviyorum," diyor. Eren'e göre kent muhafazakâr, baskıcı değil; barlara rahatça gidiliyormuş mesela. Unutmadan Sivas'ın iki barı var. Biralem adlı barda Paranoya adlı bir black-metal grubu sahne alıyor. Şimdiki durağımız 1967'liler Derneği mensuplarının toplandığı meydan. Ama Nurcan Görege'ye uğramak lazım. İstasyon Caddesi'nin orta yerindeki Sivasspor malzemelerini satan Görege, dört yıllık Bodrum macerasını saymazsanız doğma büyüme Sivaslı. Nurcan Görege maç bileti, forma, atkı, şapka, bir de parfüm satıyor. Takımın desteğe ihtiyacı olduğunu söylüyor: "Şampiyonluğu düşünmek güzel de neler olacağını kim bilebilir?" Sivas'ta tanımadığı yok, herkesin Nurcan Abla'sı o. Ona göre Sivas güzel şehir, ama biraz kaderine terk edilmiş. 1967 Derneği yasal. Diğer taraftar grubu 'Çılgın 58'liler' de yasallaşma çabası içinde. Kendisine 'tribün sorumlusu' diyen Murat Selviler'e göre takım kesin şampiyon. Sivasspor'un maçı olmadığı zaman, taraftar Divriğispor ve Tokatspor'un maçlarına gidiyormuş. Kayserispor'la aralarında sorun yokmuş.

'GOKHAN'A SEVGİLER
Gençlerbirliği- Sivasspor maçı 15.30'da. İnsanın organlarını dahi hissedemeyeceği kadar keskin bir soğuk. Dolayısıyla maça gidenlerin sayısı az. Önce stadın yanındaki yarı toprak zeminde paf takımları maç yapıyor. Sonuç 2-0 Sivas'ın lehine. Onlar Sivas'ın geleceği, aralarında Mustafa gibi A takımla maça çıkanlar bile var. Sivas köftesi satan Aydın Çavuşoğlu 24 yıldır stadın içinde. İşi amcasından devralmış. Sivas'ın Üçüncü Lig'de olduğu günleri dahi biliyor. Sonra Mustafa Ateş'le konuşuyoruz, Kanal 58'in spor yorumcusu, danışmanı, dahası, Sivas'ın Erman Toroğlu'su. Sivasspor hakkında teknik analizler yapıyor ama takımın asıl sihrinin 'birlik ve beraberlik' olduğunu söylüyor. Birliği sağlayan ise, Başkan Mecnun Odyakmaz başta olmak üzere bütün teknik kadro. Maça beş dakika var, elektrikler gittiği için turnikeler çalışmıyor. Soğukta çekirdek çitleyerek vakit geçiriyoruz. Ses namına yalnızca İstiklal Marşı'nı duyuyorsunuz. 'Gokhan'a (Sivaslıların Gençlerbirliği kalecisi Gökhan'a sesleniş şekli) "Sivas şampiyon", "En büyük Sivas", en popüler sloganlar. Sekizinci dakikada Mehmet Yıldız'dan ilk gol geliyor. Birkaç dakikalık alkış tufanı... Aydın Ağabey' in büfesinde çay molası verirken ilk 45 dakikanın bilançosunu çıkarıyoruz: Sivasspor aleyhine bir kırmızı kart, Gençlerbirliği'nin kalesinde bir gol. "Mehmet Yıldız transfer olursa takım ne olur?" tartışması... İkinci yarı 'Gokhan'a edilen şakaların sayısının artışından başka değişen bir şey yok ama 88. dakikada Mehmet Yıldız ikinci golü atıyor. Sivas tribünü ayakta, Sivaslılar hallerinden memnun.

MAKUS TALİH DEĞİŞECEK Mİ?
Maç bitiyor. Tekrar İstasyon Caddesi'ndeyiz, birkaç klakson ve birkaç taraftarın 'En Büyük Sivas!' sloganları eşliğinde yürüyoruz. Bizim ise karnımız acıktı, Madımak Oteli'ne doğru yola çıkıyoruz, Sebati Bey'le görüşeceğiz. Sivasspor bu galibiyetle ilk yarıyı lider bitiriyor, yani yarım şampiyon durumundalar. Duvar panolarında Sivasspor'a destek olunması yönünde talepler, birkaç dükkânın duvarını süsleyen Sivasspor takımı afişi... Kent bir yangınla kararan makus talihini değiştirmeye çalışıyor. 40 yıldır Sivas'ta yaşayan tekstilci Hayrettin'in dediği gibi, [B][B]"Bu kente bir gelirken ağlarsın, bir de giderken.[/B][/B][/QUOTE]


Kafasındaki ezberini bozamamış ve önyargılarının şekillendirdiği bir halde Sivasla ilgili uzun yıllar içinden geçirdiği ucuz ve çirkef fikirlerini gerçeklerin üstünü örterek anlatmaya çalışan ideolojik bir yazı!

Hala bu şehirde yaşanmış acı bir olayın nedenini alevi-sünni çatışması olarak görmek isteyen ve bu şekilde yansıtan ahmakça ideolojisine Sivas'ı alet etmek isteyen bu kişiye sesleniyorum. Benim ailem Sivas'ta yaşıyor, aynı mahallede hatta aynı apartmanda alevisi, sünnisi hep beraber yaşıyoruz ve hiçbir zaman sizin gibi üçüncü sınıf ideolojik saplantısı bulunanların ve toplumu kamplar halinde görmekten ve göstermekten zevk alanların oyununa gelmedik gelmeyeceğiz de!...

Allah'ın izniyle size arzu etmediğiniz cevabı ikinci devre sonunda ŞAMPİYON olarak vereceğiz.

etzel1967 30.12.2007 11:10

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
boun arkadaşımızın görüşlerine katılıyorum...sivası ve sivaslıyı hiç tanımayan, sivasın kültürel dokusunu ve yaşantısını bilmeyen, istanbuldaki fil dişi kulelerinden ahkam kesen, sözüm ona halkçı-entellüktüel ama özde toplumuna ve toplumunun değerlerine yabancı bir kafanın ürünü bu yazı...sivas ve sivaslı hiç bir zaman sizin göstermeye çalıştığınız gibi olmadı ve olmayacak...bu insanlar sivassporun başarıları ile bu kadar mutlu oluyorlarsa, boşuna değildir elbet...ya da sırf bir futbol maçı kazanıldığı için değildir...sivasspor sivaslının prestijidir...sivasspor sivaslının taa kendisidir, özüdür, sözüdür...sivas bir kültür şehri, bir cumhuriyet şehridir...sivaslılar vatanına, milletine, devletine ve bayrağına en sadık insanlardır...hem alevisi ile hem de sünnisi ile...sivaslılar için büyük önder atatürk nasıl 04 eylül 1919 da baş tacı ise, şu anda da böyledir...inşallah bir gün anlama başarısını gösterirsiniz...

TUNA_TNK 30.12.2007 14:09

--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
 
[QUOTE=Yigido58_NL;290455]Ben Sivassporu ta ucuncu ligde oynadigi zamanlardan beri tutuyorum,asagi yukari 20 senedir.Inanin ucuncu lig maclarinda o stad dolup tasiyordu,disarida bir okadarda insan kaliyordu,ki ozaman ayakta daha fazla seyirci aliyordu 4 Eylul .Ikinci ligde yine oyle hermac dolardi,ben herzaman cilginlarin oldugu yerde yada yenicerilerin oldugu yerde izlerdim maci,hic susmazdik,mac boyunce tezahurat mactan cikinca sesimiz kisilir konusamazdik bile,bogazimiz patlayana kadar bagirirdik,amac neydi Sivassporu biryerlere getirebilmek,ucuncu ligde sampiyon olduk,ikinci ligde sampiyon olduk.Simdi super ligde oynuyoruz ustelik sampiyonluktan yada uefa kupalarina katilmaktan bahsediyoruz ama stadyumumuzu bile dolduramiyoruz.Ben anlamiyorum Sivas halki ne istiyor maca gitmek icin,Sivas merkezde yasayan 300.000 Sivasli var 15.000 kisi cikmiyormu bunlarin icinde maca gidip izleyecek,Baska bir faliyetimizde yok Sivasta futboldan baska bir aktivite yok.Git maca hem takimina destek ol hem stresini at.
Adim gibi eminimki Sivasta halen Istanbul takimlarini tutan onbinlerce insan var,onlar Sivasa geldiginde stada gidip deplasman trubununu dolduran insanlar var.neden halen sahip cikmiyoruz Sivassporumuza?Ne istiyor Sivas halki neyi bekliyor Sivas halki.Haydi yigidom sahip cik takimina.[/QUOTE]

[COLOR="Black"][FONT="Comic Sans MS"][I][B]SÖYLEDİKLERİNİZE AYNEN KATILIYORUM SİVASSPORUMUZ BU KADAR İYİ YERDEYKEN BİLE YETERLİ DESTEĞİ ALAMAMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜ,
İNANIYORUMKİ İKİNCİ YARI ESKİDEN OLDUĞU GİBİ O COŞKU DOLU TARAFTARLAR YENİDEN YERLERİNİ ALACAKLARDIR...[/B][/I][/FONT][/COLOR]

ibrahim58 31.12.2007 22:17

SİVASINA SİVASSPORUNA SAHİP ÇIK SİVASLIYA BÜYÜK HA
 
YİĞİDOLAR BUGÜN ÜZÜNTÜYLE SABAH GAZATESİNDE BİR YAZARIN KÖŞE YAZISINI OKUDUM.SİVASA VE SİVASSPORA BÜYÜK HAKARETLER YAĞDIRMIŞ.BU DURUMA TEPKİSİZ KALMAYALIM LÜTFEN

[url]http://www.sabah.com.tr/pz/haber,FBBB90E860D849CDA66F4FFD4DEAFD51.html[/url]
YUKARIDAKİ LİNKE GİREREK TEPKİMİZİ GÖSTERELİM.SİVASIN VE SİVASSPORUN SAHİPSİZ OLMADIĞINI GÖSTERELİM


WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:13.

Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright © 2005