![]() |
BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[IMG]http://www.sivasspor.com/images/stories/diger/Yazarlar2.jpg[/IMG]
Şu anda kaç milyon futbolsever Sivasspor`a ve onun taraftarı Yiğidolara gıpta ediyor hiç düşündünüz mü? Hangi televizyon kanalının spor proğramına, hangi gazetenin spor sayfasına baksanız Sivasspor`dan övgüyle söz eldiğini göreceksiniz. Pazar ve pazartesi akşamları kanallardaki spor proğramlarında Sivasspor`la ilgili yapılan yorumlara yetişmekte güçlük çektim! Demekki, basında yer almak için büyük takım olmakla birlikte başarılıda olmak lazımmış, ben son bir kaç gündür bunu gördüm, bunu öğrendim! Ulusal basında bu kadar çok bahsedilen Sivasspor`a ne yazıkki Sivaslıların hala gereken desteği vermediğinide üzülerek görüyorum. Son oynadığımız Gençlerbirliği maçı sonrasında TRT`nin ünlü spikeri Hüseyin Başaran`ın söylediği sözler Sivaslıyım diyenlerin başını öne eğdirecek cinstendi. Hüseyin Başaran taraftar için şunları söyledi: Ben bu Sivaslılara bir anlam veremedim. Takımları zirvede ve 15 bin kişilik stadın neredeyse yarısı boş. Oysa bu stadın hınca hınç dolması ve bir o kadarda dışarıda kalması gerekirdi. Kimse soğuk havayı bahene etmesin, bunun mazereti olamaz! Evet, sayın Başarının bu söylediklerini kaç defa yazdığımı hatırlamıyorum bile! Gerçektende böyle bir takımın maçına gelmemenin mazereti olamaz, olmamalıda.. Şaka değil, bu Sivasspor süper ligin zirvesinde.Yukarıdada ifade ettiğim gibi kimbilir kaç milyon insan şu anda tuttuğu takımın Sivasspor`un yerinde olmasını istiyor acaba? Tamam! güzel, hepimiz Sivasspor`la gurur duyuyoruz,ama bu gurur duyma sadece evde,iş yerinde, kahvede söylemekle olmaz. Başka bir şey yapmıyorsunuz,hiç olmazsa 15 günde bir 5 YTL verip maçlarına gelin! Tabi bu arada her şeyiyle Sivasspor`u destekleyenlere lafın yok, onlarda olmasa zaten başarımızdan çok, maçlara ilgisizlik konu olurdu herhalde. Ben hep söylerim "Bizim taraftarımız Türk borsası gibidir" diye en küçük şeyden etkileniyor. Kışın hava soğuk olur gelmez, yazın sıcak olur gelmez,bahar ayında yağmur vardır gelmez!.. Ne zaman maçlara gelip o stadı hınca hınç dolduracaklar çok merak ediyorum. [I][B]Abdullah Yiğit/HÜRDOĞAN[/B][/I] |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
vallaha ben yaz kış demiyorum geliyorum maça
hava soğuksada çözümü var her ne kadar tehlikeli vede saçmada olsa ısınmak için tribünde gazete yakarak güzel bi çözüm buluyoruz:D |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
ne güzel ifade etmiş, doğru valla.. Ben orta 2 den beri tutarım sivassporu yaklaşık 10 senedir yani muğlada oturuyoruz 3 hafta önceki kayseri maçına ta 1000kmlik yoldan geldim stad beklediğim gibi değildi şok oldum, liderliğe oynuyosunuz stad dolmamış gelenlerin yarısı ve özellikle en ateşli olması gereken yer yani maraton çekirdek yemekten başka bişey yapmıyordu, emektar abimiz taraftar lideri namı diğer postacı anca kendi parçalıyordu, bu böyle olmamalı, bizim sivaslılığımız bu kadar mı? :S
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Bende aynı fikirdeyim, maçlarda tribünler dolmuyor, kamuoyunda üzerimize düşeni yapmıyoruz. Şöyle çevreme bakıyorum (ki bayramda da İstanbul'daydım ne orada)ne de İzmir'de hiç kimsenin Sivasspor'u tanıtan, simgeleyen birşey taşımadığını, takmadığını gördüm. Hiç olmazsa araçlarımıza 3 büyüklerin bayrak, askı forma, kaşkolünü ve örgü bantını koyana kadar Sivasspor'umuzunkini koyalım.
Hiç olmazsa bu gururu taşıdığımızı gösterelim. Lisanslı ürün satışı o kadar az ki, tribünlere baktığımız zaman taraftar gruplarının bilinçli gençleri hariç kimsede kırmızı-beyaz forma göremiyoruz. Tribünler simsiyah. Beyler, uyanın ! ... Başka SİVASSPOR yok, bu şampiyonluk havası her zaman gelmez. Takıma sahip çıkalım, yardımlarımızı az da olsa yapalım. Vizyonumuzu genişletip herkese kendimizi gösterelim. En azından araçlarımıza Sivasspor ile ilgili birşeyler asalım. Kısaca destekleyelim beyler, destekleyelim ... . |
-->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
GELDE ÇEKİRDEKÇİLERİ ARAMA ARASIRADA OLSA TEZARUHAT YAPIYORLARDI
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
çok yakın..ikinci yarının 2. maçı ATATÜRK OLİMPİYAT STAD
I full çeker ... 80.000 sivaslı orada olacaktır bundan çok eminim |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[COLOR="Black"][I][B]taraftarın stadı doldurmasması bi dert,
stada gelen taraftarında sivasspora destek vermemesi oturup çekirdek yemesi başka bir dert inanıyorum ki bu sıkıntılar ikinci yarıda bitecektir, ikinci yarı 90 dakika susmayan bir taraftar olacak....[/B][/I][/COLOR] |
-->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
ben maçlara gidiyorum.bi kere salamasın o yazar arkadaş.araton tamamen full sadece güvenlikden dolayı kale arkaları boşş..
mesela bu hafta acayip soğuk vardı -7-8 derecelere kadar buzdu ortalık ama taraftar mükemmeldi. yavaş yavaş olacak bu işler öle hemn olmaz... |
-->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
istanbulda iki maç var olimpiyat bakalım dolucak mı
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Ben Sivassporu ta ucuncu ligde oynadigi zamanlardan beri tutuyorum,asagi yukari 20 senedir.Inanin ucuncu lig maclarinda o stad dolup tasiyordu,disarida bir okadarda insan kaliyordu,ki ozaman ayakta daha fazla seyirci aliyordu 4 Eylul .Ikinci ligde yine oyle hermac dolardi,ben herzaman cilginlarin oldugu yerde yada yenicerilerin oldugu yerde izlerdim maci,hic susmazdik,mac boyunce tezahurat mactan cikinca sesimiz kisilir konusamazdik bile,bogazimiz patlayana kadar bagirirdik,amac neydi Sivassporu biryerlere getirebilmek,ucuncu ligde sampiyon olduk,ikinci ligde sampiyon olduk.Simdi super ligde oynuyoruz ustelik sampiyonluktan yada uefa kupalarina katilmaktan bahsediyoruz ama stadyumumuzu bile dolduramiyoruz.Ben anlamiyorum Sivas halki ne istiyor maca gitmek icin,Sivas merkezde yasayan 300.000 Sivasli var 15.000 kisi cikmiyormu bunlarin icinde maca gidip izleyecek,Baska bir faliyetimizde yok Sivasta futboldan baska bir aktivite yok.Git maca hem takimina destek ol hem stresini at.
Adim gibi eminimki Sivasta halen Istanbul takimlarini tutan onbinlerce insan var,onlar Sivasa geldiginde stada gidip deplasman trubununu dolduran insanlar var.neden halen sahip cikmiyoruz Sivassporumuza?Ne istiyor Sivas halki neyi bekliyor Sivas halki.Haydi yigidom sahip cik takimina. |
-->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=ceza_tolga_rep;290427]ben maçlara gidiyorum.bi kere salamasın o yazar arkadaş.araton tamamen full sadece güvenlikden dolayı kale arkaları boşş..
mesela bu hafta acayip soğuk vardı -7-8 derecelere kadar buzdu ortalık ama taraftar mükemmeldi. yavaş yavaş olacak bu işler öle hemn olmaz...[/QUOTE] abi gerçektende dediğin gibi hava buz gibiydi ama takımımız oynadığı futbol ile içimizi ısıttı bu arada stad dolmamış diyorlar ama aslında stadımız her maçtakı kadar bilet satılmıştır tahliye kapılarının anahtarları toplanınca beleşciler dışarda kaldı yoksa yine dolardı |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
seyirci sıkıntısı yok takımımızın ama gercek taraftara maratondan bir bölüm verilirse harika olur. kale arkasında ne kadar bağırırsan bağır olmuyor olmuyor olmuyor...:(
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
yağmurda,karda,güneşte,ayazda her zaman yanınızdayım.yüreğim ve bedenim hep sizinle.gençlerbirliği maçında -5 derecede yine sizinleydim.çünkü o siz bizsiniz.biz olmazsak siz olmazsınız.siz olmazsanız biz olmayız.HER ZAMAN YANINIZDA OLACAĞIM.SİVASSPORUMU ÇOK SEVİYORUM ÇÜNKÜ.
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[B]el oğlu yalan yanlış demiyor doğru diyor teşekkür ediyorum..[/B]
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
SİVASTA OLUP TA MAÇA GİTMEYENLERE YANIYORUM
BEN SİVAS TA OLSAM HİÇ MAÇ KAÇIRMAM VEDE SESİM KISILANA KADAR DESTEK OLURUM ÇÜNKÜ GELDİĞİM MAÇLARDA BÖYLEYİM KÜFÜRLE DEĞİL COŞTURUCU TEZAHÜRAT LÜTFEN YİĞİDOLAR 2.YARI HA GAYRET DİYELİM |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Bence abartılacak bir durum yok.. tamam ilgi daha çok olabilir maraton full doluydu ama havuz tarafı kale arkası zaten güvenlik nedeniyle neredeyse yarısı boş oluyor diğer kale arkasıda hemen hemen dolu sayılırdı zaten bütün kolduklar buz hepimiz hasta olacağız.. sonracı bayram günü insanların fazla maça ilgi göstermemesi de doğal karşılanmalı eş dost ziyaretleri felan şehir dışına çıkmalar felan hesaplanırsa bu gayet normal.. yani arefe günü GS uefada tamam dewam maçı oynuyor 15 milyonluk şehirde kimse se çıkarmıyor 250 bin kişilik şehirde 10 taraftar geliyor -7,8 derecelerde bayram günü hemde azımsanıyor.. ama 2. yarı bütün maçlar full dolacaktır kimse merak etmesin ;)
|
-->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Gercektende sivassporumuza gerekli ilgiyi gösteremiyoruz galatasarayla alisamiyende oynadığımız macta bize ayrılan 1500 kişlik yerlerin tamamı doldu eğer bilet olsaydı 10 bin kişi olurduk olimpiyat stadyumu için aynı şeyleri söyleyemeceğim öncelikle çok uzak ulaşımı zor eğer gündüz macı olursa seyirci sayımız çok olur ama gece macı için aynı şeler olmaz karşımıza hep ulaşım sorunu cıkıyor istanbul merkezden yani taksimden olimpiyat stadyumunun uzaklığı tam 50 km belediye otobüsünden başka toplu taşıma aracları yok çok zahmetli olduğundan gece macı pek ilgi görmeyeceğini düşünüyorum inşallah ben yanılırım stadyum ful ceker
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
ARKADAŞLAR bu bilimsel çalışmadan geçer. Bu konuda ünüversiteden yardım alınmalı. taraftar bilinci nasıl aşılanmalı sivas halkına,sivssspor nasıl sevilmeli v.s
|
-->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=ceza_tolga_rep;290427]ben maçlara gidiyorum.bi kere salamasın o yazar arkadaş.araton tamamen full sadece güvenlikden dolayı kale arkaları boşş..
mesela bu hafta acayip soğuk vardı -7-8 derecelere kadar buzdu ortalık ama taraftar mükemmeldi. yavaş yavaş olacak bu işler öle hemn olmaz...[/QUOTE]BEN O STADDA KARIN BUZUN ÜZERİNDE AYAZDA MAÇ SEYRETTİM. GENÇLERİ MAÇLARA GÖNDERELİM ANALAR BABALAR SİVASTA HİÇ OLMAZSA |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
hocam inşallah trabzon maçında tıklım tıklım hınca hınç dolacak
|
--->: -->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=yigidolar06;290690]BEN O STADDA KARIN BUZUN ÜZERİNDE AYAZDA MAÇ SEYRETTİM. GENÇLERİ MAÇLARA GÖNDERELİM ANALAR BABALAR SİVASTA HİÇ OLMAZSA[/QUOTE]
bütün gençlik orda olsa süper olur haydi gençlik58 maçlarda yerinizi alın |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
dogrudur sivasli olacaksın sivassporun maçını kacıraçaksın yakışmaz yiğigolara
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[B]HOŞGELDİN SİVASSPOR[/B]
[B]SİVASSPOR[/B] liğin ilk yarısını lider bitirdi.İlk yarının son haftalarında tepedeki iddiasını sürdüren kırmızı beyazlı ekibin yükselişi müthiş.''Fenerbahçe,galatasaray,beşiktaş gibi şampiyonluk tiryakileri dururken [B]SİVASSPOR'[/B]un orada ne işi var?'' diye soru sorma hakkımız yok.[B]''GÖZÜ VAR''[/B] demek yeter.Ne işi olduğunu ikinci yarı daha dikkatli izleyeceğiz.[B]Bülent UYGUN'un YİĞİDOLARI[/B] futboldaki iddiasını ortaya koydu.İlk yarı liderliği süpriz değil.'[B]'HAKTIR''[/B]Yaygın deyişle [B]''Hak eden kazandı''[/B] 15 yıl sonra [B]SİVASSPOR[/B] anadolunun sesi oldu.Hürriyet spor servisinin araştırmacı editörü sıddık turgut,tepedeki baskını rakamlarla açıklıyor.: 2001-02 sezonundaGalatasaray'ın (9'da 9),2004-05 sezonunda Fenerbahçe'nin (8'de 8), başarısını tekrarlayıp,kendi evinde ilk yarıdaki tüm maçları kazanan ekip oldu [B]SİVASSPOR.[/B] İkinci yarıya yarıya avantajlı çıkacak.Fenerbahçe,Beşiktaş,Galatasaray,Trabzonspor'la [B]4 EYLÜL[/B] [B]STADI[/B]'nda oynayacaklar.Zaman neyi gösterir ama [B]SİVASSPOR[/B]'un da kendi sahasındaki kapışmaya gelen rakiplerin yoluna gül döşemeyeceği kesin! Liğin ilk yarısında Fenerbahçe (14),Galatasaray (15) Beşiktaş(17) puan kaybetti.[B]SİVASSPOR[/B],''çeşmenin suyu nerden geldi?'' diye ıkınıp sıkılmadan [B]37[/B] puanla liderliğini ilan etti.50 yıldır,3 takım büyük ödülü paylaşıyor.Trabzon 70 lerde,İstanbul saltanatına öyle bir darbe vurdu ki, köprünün altından büyük büyük kupalar birer birer Karadenize aktı.Nevar ki,bir zamanların efsane ekibi yıllardır suskun.TIK yok.Elbette şampiyonluk uzun bir yol.Önce ekonomi ve yakın geleceğin hedefe dönük planlaması.[B]SİVASSPOR [/B] yola çıktı.Taraftarı [B]şampiyonluk[/B] diye bağırıyor.Geçen İstanbul'da Spor Ajansı'nın düzenlediği[B]''ayın altın adamı''[/B] yarışmasında [B]SİVASSPOR KULÜBÜ BAŞKANI MECNUN ODYAKMAZ,[/B]milyonlarca [B]SİVASLI'ya[/B] çağrıda bulundu:[B]''Büyük hedeflere varmak için hepimiz kenetlenmeliyiz.Taraftarımız şampiyonluk diye bağırıyor.Ama istemek yetmiyor.Sivas halkı ile büyük kentlere yayılmış iş adamlarının alkışlarıda yetmiyor.Sivasspor'u herkesin kucaklaması ve desdeklemesi şart.''[/B] [B]Teknikdirektör BÜLENT UYGUN'da [/B]başkanı gibi düşünüyor.Yıldızları satıp iki adam almak mı?Yoksa yeni bir transfer yapıp gücüne güç katmak mı? [B]YILIN SORUSU[/B] [COLOR="Red"]SİVASSPOR şampiyon olurmu?[/COLOR] Kolay değil,olmazda değil.Önce ilk dörtte kalacaksın.Takımın yıldızlarından Devran'ın arkadaşları adına açıkladığı hedef önce,[B]''UEFA''[/B] Bu görüşe katılıyorum,kutluyorum. Son söz olarak [B]pir sultan abdal'ın ''SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR''[/B] türküsünden bir dize: [B]''KUL OLAYIM KALEM TUTAN ELLERE. KATİB ARZUHALİM YAZ YARE BÖYLE''[/B] Bende yazdım işte: [COLOR="Red"]''HOŞGELDİN SİVASSPOR''[/COLOR] 28 aralık 2007 CUMA Hürriyet gazetesi Necmi TANYOLAÇ |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
ben görevimi yapıyorum arkadaş bütün maçlara geliyorum gelmeyenleride kınıyorum. Sivassporluyum demek kolay...
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[B]Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez[/B]
Sivasspor ilk yarıyı lider bitirdi ama kent şampiyonluk konusunda umutsuz. Sivaslılar, "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner" diyor. Sivas'ta İstanbul korkusu Sivas'ta futbol yalnızca futboldur Sivasspor futbolda şampiyonluğa oynuyor, 'Hoşgörü' ve 'Bir de inşallah şampiyon oluruz,' cümlesi en çok zikredilen sözler. 'Ama' deyip Sivas'ın ayazında soluğunuz kesiliyor. Zaten Sivas'ın hikâyesi de kocaman bir 'ama'yla başlıyor.. Sivas'ta topu topu üç ana cadde var. İstasyon Caddesi en büyüğü. Bütün hayat orada geçiyor. Yazın Şifaiye Medresesi'nde alışverişe çıkmış turistlere bakılıyor. Kışın da cadde boyunca elde çekirdek, turlanıyor. Kentte iş yok, Sivas Demir Çelik'te beş bin kişinin çalıştığı günler halk masalına dönüşmüş. Gelin görün ki, Avrupa'nın en büyük lens fabrikası da orada. Duvar panolarında Sivasspor'a alınacak otobüs için kampanya çağrısı, umursayan yok. Kimse "Şampiyon olacağız," demiyor ama stadyumdan duvar panolarına kadar her yerde 'Şampiyon Sivasspor' ibareleri: "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner." Takım lider, ama kent umutsuz. Pazar günü ailecek maça mı gidilir? Hayır. Maça gitmek erkek işi, bir kadın taraftar varmış, ama o da bayram için memleketine dönmüş. Caddeden zaman zaman uzun saçlı küpeli delikanlılar ile kot pantolonlu kızlar da geçiyor. Ama bu görüntü hoşgörünün sonucu değil. Çünkü onlar bayram için memleketlerine dönmeyip kentte kalan üniversiteliler. Peki Sivas hoşgörü kenti mi? Tabii, Pir Sultan var mesela... Sonra, Âşık Veysel... Sebatibey İskender Salonu'nun sahibi Sebati Manav, "Bayramda, bir Ermeni gözlükçü arkadaşım var, bana ziyarete geldi," diyor. Manav'ın oğluyla Ermeni dostunun oğlu Ari sınıftan arkadaşmış. "Ne güzel, Kürt, Alevi, Sünni bir arada," diyor ama Aleviler kent merkezinden uzaklaşmış. Katliamı izleyen günlerde 58 plakalı otomobillerin kent dışında taşlanması henüz unutulmamış. "Sivaslıyım," demek hâlâ mahcubiyet sebebi. [B]EN İYİ OYUNCU BÜLENT UYGUN [/B] "Kopeğı salmaaaa!" Annesinin elinden kurtulan çocuk, İstasyon Caddesi'nde köpekten (Sivaslılara göre kopek) böyle kaçıyor. Gürsel Caddesi'ne geçiyoruz. "Sivaslılar'ın halet-i ruhiyesi nedir, takımlarının şampiyonluğu hakkında ne düşünüyorlar," merak ediyoruz. Fırının camında bir yazı: "Ata Ekmeği gelmiştir." Hamuru, mayası farksız, ama yine de 'Ata Ekmeği.' Dilimli satıldığı için kentliler tarafından rağbet görüyor. Fırının sahibi Fahri Duran, Sivasspor'un şampiyon olamayacağını biliyormuş. Ekmek almaya gelen ve Urfa Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis Abdulkadir Çavuşoğlu, Duran'ın bilgisini 'derin'leştiriyor: "Bizi şampiyon yapmazlar ki!" Kentte asayiş berkemalmiş, sadece ufak çaplı yaralamalar, kavgalar... Kapkaç, gasp gibi olaylara pek sık rastlanmıyor. Yan dükkânda Sivas hatıraları satılıyor. Fotoğrafçı arkadaşım Erkan çift ağızlı bıçağın Sivas'a has olduğunu söylüyor. Sivas'a has tek şey deri çarıklar; onu yapan Zaralı usta da iyice yaşlanmış. Tahtadan Aşık Veysel, kağnı gibi oyuncakların arasında aradığımız ilacı buluyoruz. İlacın adı, Üzeyir Şenol. Telekom'da çalışıyor ama tam 32 yıl boyunca Sivas Demirspor'da futbolculuk, antrenörlük yapmış, bir dönem de Sivasspor'un alt yapısında çalışmış. "Takım iyi," diyor Şenol. [B]"Peki en iyi oyuncunuz kim?" [/B]diye sorduğumuzda verdiği yanıt manidar: [B]"Bülent Uygun.[/B]" [I]Tespit yerinde[/I]. Ne Balili'yi ne de Mehmet Yıldız'ı, sadece Teknik Direktör Bülent Uygun'un ismini zikrediyor. [U]Takımı bir arada tutan, oyunculara ağabeylik yapan Bülent Uygun, tıpkı başkan Mecnun Odyakmaz gibi takımın en büyük kazancı olarak görülüyor. [/U] [B]TARAFTARLAR İDDİALI [/B] Bol sayıda dönerci, ondan daha fazla sayıdaki kuruyemişçilerin arasında Polat Center sinemasının girişindeyiz. Bugün Pazar, maç günü... Gençler sinemaya gidiyor. Vizyonda Kabadayı, Arı Filmi, Altın Pusula. En çok Kabadayı ilgi görüyor. Polat Center'ın içinde Dünyayı Kurtaran Kitabevi. "Cüneyt Arkın Sivas'ta da yaşıyor," derken kitabevinin sahiplerinden Eren itiraz ediyor: "Marka olsun, ilgi çeksin diye yazdık. Cüneyt Arkın'ın oynadığı filmle çok alakası yok." Eren, Diyarbakırlı, okumaya gelmiş ve burada kalmış. "Solcuyum, Sivas'ta yaşamayı seviyorum," diyor. Eren'e göre kent muhafazakâr, baskıcı değil; barlara rahatça gidiliyormuş mesela. Unutmadan Sivas'ın iki barı var. Biralem adlı barda Paranoya adlı bir black-metal grubu sahne alıyor. Şimdiki durağımız 1967'liler Derneği mensuplarının toplandığı meydan. Ama Nurcan Görege'ye uğramak lazım. İstasyon Caddesi'nin orta yerindeki Sivasspor malzemelerini satan Görege, dört yıllık Bodrum macerasını saymazsanız doğma büyüme Sivaslı. Nurcan Görege maç bileti, forma, atkı, şapka, bir de parfüm satıyor. Takımın desteğe ihtiyacı olduğunu söylüyor: "Şampiyonluğu düşünmek güzel de neler olacağını kim bilebilir?" Sivas'ta tanımadığı yok, herkesin Nurcan Abla'sı o. Ona göre Sivas güzel şehir, ama biraz kaderine terk edilmiş. 1967 Derneği yasal. Diğer taraftar grubu 'Çılgın 58'liler' de yasallaşma çabası içinde. Kendisine 'tribün sorumlusu' diyen Murat Selviler'e göre takım kesin şampiyon. Sivasspor'un maçı olmadığı zaman, taraftar Divriğispor ve Tokatspor'un maçlarına gidiyormuş. Kayserispor'la aralarında sorun yokmuş. 'GOKHAN'A SEVGİLER Gençlerbirliği- Sivasspor maçı 15.30'da. İnsanın organlarını dahi hissedemeyeceği kadar keskin bir soğuk. Dolayısıyla maça gidenlerin sayısı az. Önce stadın yanındaki yarı toprak zeminde paf takımları maç yapıyor. Sonuç 2-0 Sivas'ın lehine. Onlar Sivas'ın geleceği, aralarında Mustafa gibi A takımla maça çıkanlar bile var. Sivas köftesi satan Aydın Çavuşoğlu 24 yıldır stadın içinde. İşi amcasından devralmış. Sivas'ın Üçüncü Lig'de olduğu günleri dahi biliyor. Sonra Mustafa Ateş'le konuşuyoruz, Kanal 58'in spor yorumcusu, danışmanı, dahası, Sivas'ın Erman Toroğlu'su. Sivasspor hakkında teknik analizler yapıyor ama takımın asıl sihrinin 'birlik ve beraberlik' olduğunu söylüyor. Birliği sağlayan ise, Başkan Mecnun Odyakmaz başta olmak üzere bütün teknik kadro. Maça beş dakika var, elektrikler gittiği için turnikeler çalışmıyor. Soğukta çekirdek çitleyerek vakit geçiriyoruz. Ses namına yalnızca İstiklal Marşı'nı duyuyorsunuz. 'Gokhan'a (Sivaslıların Gençlerbirliği kalecisi Gökhan'a sesleniş şekli) "Sivas şampiyon", "En büyük Sivas", en popüler sloganlar. Sekizinci dakikada Mehmet Yıldız'dan ilk gol geliyor. Birkaç dakikalık alkış tufanı... Aydın Ağabey' in büfesinde çay molası verirken ilk 45 dakikanın bilançosunu çıkarıyoruz: Sivasspor aleyhine bir kırmızı kart, Gençlerbirliği'nin kalesinde bir gol. "Mehmet Yıldız transfer olursa takım ne olur?" tartışması... İkinci yarı 'Gokhan'a edilen şakaların sayısının artışından başka değişen bir şey yok ama 88. dakikada Mehmet Yıldız ikinci golü atıyor. Sivas tribünü ayakta, Sivaslılar hallerinden memnun. MAKUS TALİH DEĞİŞECEK Mİ? Maç bitiyor. Tekrar İstasyon Caddesi'ndeyiz, birkaç klakson ve birkaç taraftarın 'En Büyük Sivas!' sloganları eşliğinde yürüyoruz. Bizim ise karnımız acıktı, Madımak Oteli'ne doğru yola çıkıyoruz, Sebati Bey'le görüşeceğiz. Sivasspor bu galibiyetle ilk yarıyı lider bitiriyor, yani yarım şampiyon durumundalar. Duvar panolarında Sivasspor'a destek olunması yönünde talepler, birkaç dükkânın duvarını süsleyen Sivasspor takımı afişi... Kent bir yangınla kararan makus talihini değiştirmeye çalışıyor. 40 yıldır Sivas'ta yaşayan tekstilci Hayrettin'in dediği gibi, [B][B]"Bu kente bir gelirken ağlarsın, bir de giderken.[/B][/B] |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Şu anda kaç milyon futbolsever Sivasspor`a ve onun taraftarı Yiğidolara gıpta ediyor hiç düşündünüz mü?
Hangi televizyon kanalının spor proğramına, hangi gazetenin spor sayfasına baksanız Sivasspor`dan övgüyle söz eldiğini göreceksiniz. Pazar ve pazartesi akşamları kanallardaki spor proğramlarında Sivasspor`la ilgili yapılan yorumlara yetişmekte güçlük çektim! Demekki, basında yer almak için büyük takım olmakla birlikte başarılıda olmak lazımmış, ben son bir kaç gündür bunu gördüm, bunu öğrendim! Ulusal basında bu kadar çok bahsedilen Sivasspor`a ne yazıkki Sivaslıların hala gereken desteği vermediğinide üzülerek görüyorum. Son oynadığımız Gençlerbirliği maçı sonrasında TRT`nin ünlü spikeri Hüseyin Başaran`ın söylediği sözler Sivaslıyım diyenlerin başını öne eğdirecek cinstendi. Hüseyin Başaran taraftar için şunları söyledi: Ben bu Sivaslılara bir anlam veremedim. Takımları zirvede ve 15 bin kişilik stadın neredeyse yarısı boş. Oysa bu stadın hınca hınç dolması ve bir o kadarda dışarıda kalması gerekirdi. Kimse soğuk havayı bahene etmesin, bunun mazereti olamaz! Evet, sayın Başarının bu söylediklerini kaç defa yazdığımı hatırlamıyorum bile! Gerçektende böyle bir takımın maçına gelmemenin mazereti olamaz, olmamalıda.. Şaka değil, bu Sivasspor süper ligin zirvesinde.Yukarıdada ifade ettiğim gibi kimbilir kaç milyon insan şu anda tuttuğu takımın Sivasspor`un yerinde olmasını istiyor acaba? Tamam! güzel, hepimiz Sivasspor`la gurur duyuyoruz,ama bu gurur duyma sadece evde,iş yerinde, kahvede söylemekle olmaz. Başka bir şey yapmıyorsunuz,hiç olmazsa 15 günde bir 5 YTL verip maçlarına gelin! Tabi bu arada her şeyiyle Sivasspor`u destekleyenlere lafın yok, onlarda olmasa zaten başarımızdan çok, maçlara ilgisizlik konu olurdu herhalde. Ben hep söylerim "Bizim taraftarımız Türk borsası gibidir" diye en küçük şeyden etkileniyor. Kışın hava soğuk olur gelmez, yazın sıcak olur gelmez,bahar ayında yağmur vardır gelmez!.. Ne zaman maçlara gelip o stadı hınca hınç dolduracaklar çok merak ediyorum. Abdullah Yiğit/HÜRDOĞAN __________________ SPOR SEVGI, BARIS VE KARDESLIKTIR |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=albina58;291464][B]Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez[/B]
Sivasspor ilk yarıyı lider bitirdi ama kent şampiyonluk konusunda umutsuz. Sivaslılar, "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner" diyor. Sivas'ta İstanbul korkusu Sivas'ta futbol yalnızca futboldur Sivasspor futbolda şampiyonluğa oynuyor, 'Hoşgörü' ve 'Bir de inşallah şampiyon oluruz,' cümlesi en çok zikredilen sözler. 'Ama' deyip Sivas'ın ayazında soluğunuz kesiliyor. Zaten Sivas'ın hikâyesi de kocaman bir 'ama'yla başlıyor.. Sivas'ta topu topu üç ana cadde var. İstasyon Caddesi en büyüğü. Bütün hayat orada geçiyor. Yazın Şifaiye Medresesi'nde alışverişe çıkmış turistlere bakılıyor. Kışın da cadde boyunca elde çekirdek, turlanıyor. Kentte iş yok, Sivas Demir Çelik'te beş bin kişinin çalıştığı günler halk masalına dönüşmüş. Gelin görün ki, Avrupa'nın en büyük lens fabrikası da orada. Duvar panolarında Sivasspor'a alınacak otobüs için kampanya çağrısı, umursayan yok. Kimse "Şampiyon olacağız," demiyor ama stadyumdan duvar panolarına kadar her yerde 'Şampiyon Sivasspor' ibareleri: "Şampiyon olmamıza İstanbul oligarşisi izin vermez, ayak oyunları döner." Takım lider, ama kent umutsuz. Pazar günü ailecek maça mı gidilir? Hayır. Maça gitmek erkek işi, bir kadın taraftar varmış, ama o da bayram için memleketine dönmüş. Caddeden zaman zaman uzun saçlı küpeli delikanlılar ile kot pantolonlu kızlar da geçiyor. Ama bu görüntü hoşgörünün sonucu değil. Çünkü onlar bayram için memleketlerine dönmeyip kentte kalan üniversiteliler. Peki Sivas hoşgörü kenti mi? Tabii, Pir Sultan var mesela... Sonra, Âşık Veysel... Sebatibey İskender Salonu'nun sahibi Sebati Manav, "Bayramda, bir Ermeni gözlükçü arkadaşım var, bana ziyarete geldi," diyor. Manav'ın oğluyla Ermeni dostunun oğlu Ari sınıftan arkadaşmış. "Ne güzel, Kürt, Alevi, Sünni bir arada," diyor ama Aleviler kent merkezinden uzaklaşmış. Katliamı izleyen günlerde 58 plakalı otomobillerin kent dışında taşlanması henüz unutulmamış. "Sivaslıyım," demek hâlâ mahcubiyet sebebi. [B]EN İYİ OYUNCU BÜLENT UYGUN [/B] "Kopeğı salmaaaa!" Annesinin elinden kurtulan çocuk, İstasyon Caddesi'nde köpekten (Sivaslılara göre kopek) böyle kaçıyor. Gürsel Caddesi'ne geçiyoruz. "Sivaslılar'ın halet-i ruhiyesi nedir, takımlarının şampiyonluğu hakkında ne düşünüyorlar," merak ediyoruz. Fırının camında bir yazı: "Ata Ekmeği gelmiştir." Hamuru, mayası farksız, ama yine de 'Ata Ekmeği.' Dilimli satıldığı için kentliler tarafından rağbet görüyor. Fırının sahibi Fahri Duran, Sivasspor'un şampiyon olamayacağını biliyormuş. Ekmek almaya gelen ve Urfa Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis Abdulkadir Çavuşoğlu, Duran'ın bilgisini 'derin'leştiriyor: "Bizi şampiyon yapmazlar ki!" Kentte asayiş berkemalmiş, sadece ufak çaplı yaralamalar, kavgalar... Kapkaç, gasp gibi olaylara pek sık rastlanmıyor. Yan dükkânda Sivas hatıraları satılıyor. Fotoğrafçı arkadaşım Erkan çift ağızlı bıçağın Sivas'a has olduğunu söylüyor. Sivas'a has tek şey deri çarıklar; onu yapan Zaralı usta da iyice yaşlanmış. Tahtadan Aşık Veysel, kağnı gibi oyuncakların arasında aradığımız ilacı buluyoruz. İlacın adı, Üzeyir Şenol. Telekom'da çalışıyor ama tam 32 yıl boyunca Sivas Demirspor'da futbolculuk, antrenörlük yapmış, bir dönem de Sivasspor'un alt yapısında çalışmış. "Takım iyi," diyor Şenol. [B]"Peki en iyi oyuncunuz kim?" [/B]diye sorduğumuzda verdiği yanıt manidar: [B]"Bülent Uygun.[/B]" [I]Tespit yerinde[/I]. Ne Balili'yi ne de Mehmet Yıldız'ı, sadece Teknik Direktör Bülent Uygun'un ismini zikrediyor. [U]Takımı bir arada tutan, oyunculara ağabeylik yapan Bülent Uygun, tıpkı başkan Mecnun Odyakmaz gibi takımın en büyük kazancı olarak görülüyor. [/U] [B]TARAFTARLAR İDDİALI [/B] Bol sayıda dönerci, ondan daha fazla sayıdaki kuruyemişçilerin arasında Polat Center sinemasının girişindeyiz. Bugün Pazar, maç günü... Gençler sinemaya gidiyor. Vizyonda Kabadayı, Arı Filmi, Altın Pusula. En çok Kabadayı ilgi görüyor. Polat Center'ın içinde Dünyayı Kurtaran Kitabevi. "Cüneyt Arkın Sivas'ta da yaşıyor," derken kitabevinin sahiplerinden Eren itiraz ediyor: "Marka olsun, ilgi çeksin diye yazdık. Cüneyt Arkın'ın oynadığı filmle çok alakası yok." Eren, Diyarbakırlı, okumaya gelmiş ve burada kalmış. "Solcuyum, Sivas'ta yaşamayı seviyorum," diyor. Eren'e göre kent muhafazakâr, baskıcı değil; barlara rahatça gidiliyormuş mesela. Unutmadan Sivas'ın iki barı var. Biralem adlı barda Paranoya adlı bir black-metal grubu sahne alıyor. Şimdiki durağımız 1967'liler Derneği mensuplarının toplandığı meydan. Ama Nurcan Görege'ye uğramak lazım. İstasyon Caddesi'nin orta yerindeki Sivasspor malzemelerini satan Görege, dört yıllık Bodrum macerasını saymazsanız doğma büyüme Sivaslı. Nurcan Görege maç bileti, forma, atkı, şapka, bir de parfüm satıyor. Takımın desteğe ihtiyacı olduğunu söylüyor: "Şampiyonluğu düşünmek güzel de neler olacağını kim bilebilir?" Sivas'ta tanımadığı yok, herkesin Nurcan Abla'sı o. Ona göre Sivas güzel şehir, ama biraz kaderine terk edilmiş. 1967 Derneği yasal. Diğer taraftar grubu 'Çılgın 58'liler' de yasallaşma çabası içinde. Kendisine 'tribün sorumlusu' diyen Murat Selviler'e göre takım kesin şampiyon. Sivasspor'un maçı olmadığı zaman, taraftar Divriğispor ve Tokatspor'un maçlarına gidiyormuş. Kayserispor'la aralarında sorun yokmuş. 'GOKHAN'A SEVGİLER Gençlerbirliği- Sivasspor maçı 15.30'da. İnsanın organlarını dahi hissedemeyeceği kadar keskin bir soğuk. Dolayısıyla maça gidenlerin sayısı az. Önce stadın yanındaki yarı toprak zeminde paf takımları maç yapıyor. Sonuç 2-0 Sivas'ın lehine. Onlar Sivas'ın geleceği, aralarında Mustafa gibi A takımla maça çıkanlar bile var. Sivas köftesi satan Aydın Çavuşoğlu 24 yıldır stadın içinde. İşi amcasından devralmış. Sivas'ın Üçüncü Lig'de olduğu günleri dahi biliyor. Sonra Mustafa Ateş'le konuşuyoruz, Kanal 58'in spor yorumcusu, danışmanı, dahası, Sivas'ın Erman Toroğlu'su. Sivasspor hakkında teknik analizler yapıyor ama takımın asıl sihrinin 'birlik ve beraberlik' olduğunu söylüyor. Birliği sağlayan ise, Başkan Mecnun Odyakmaz başta olmak üzere bütün teknik kadro. Maça beş dakika var, elektrikler gittiği için turnikeler çalışmıyor. Soğukta çekirdek çitleyerek vakit geçiriyoruz. Ses namına yalnızca İstiklal Marşı'nı duyuyorsunuz. 'Gokhan'a (Sivaslıların Gençlerbirliği kalecisi Gökhan'a sesleniş şekli) "Sivas şampiyon", "En büyük Sivas", en popüler sloganlar. Sekizinci dakikada Mehmet Yıldız'dan ilk gol geliyor. Birkaç dakikalık alkış tufanı... Aydın Ağabey' in büfesinde çay molası verirken ilk 45 dakikanın bilançosunu çıkarıyoruz: Sivasspor aleyhine bir kırmızı kart, Gençlerbirliği'nin kalesinde bir gol. "Mehmet Yıldız transfer olursa takım ne olur?" tartışması... İkinci yarı 'Gokhan'a edilen şakaların sayısının artışından başka değişen bir şey yok ama 88. dakikada Mehmet Yıldız ikinci golü atıyor. Sivas tribünü ayakta, Sivaslılar hallerinden memnun. MAKUS TALİH DEĞİŞECEK Mİ? Maç bitiyor. Tekrar İstasyon Caddesi'ndeyiz, birkaç klakson ve birkaç taraftarın 'En Büyük Sivas!' sloganları eşliğinde yürüyoruz. Bizim ise karnımız acıktı, Madımak Oteli'ne doğru yola çıkıyoruz, Sebati Bey'le görüşeceğiz. Sivasspor bu galibiyetle ilk yarıyı lider bitiriyor, yani yarım şampiyon durumundalar. Duvar panolarında Sivasspor'a destek olunması yönünde talepler, birkaç dükkânın duvarını süsleyen Sivasspor takımı afişi... Kent bir yangınla kararan makus talihini değiştirmeye çalışıyor. 40 yıldır Sivas'ta yaşayan tekstilci Hayrettin'in dediği gibi, [B][B]"Bu kente bir gelirken ağlarsın, bir de giderken.[/B][/B][/QUOTE] Kafasındaki ezberini bozamamış ve önyargılarının şekillendirdiği bir halde Sivasla ilgili uzun yıllar içinden geçirdiği ucuz ve çirkef fikirlerini gerçeklerin üstünü örterek anlatmaya çalışan ideolojik bir yazı! Hala bu şehirde yaşanmış acı bir olayın nedenini alevi-sünni çatışması olarak görmek isteyen ve bu şekilde yansıtan ahmakça ideolojisine Sivas'ı alet etmek isteyen bu kişiye sesleniyorum. Benim ailem Sivas'ta yaşıyor, aynı mahallede hatta aynı apartmanda alevisi, sünnisi hep beraber yaşıyoruz ve hiçbir zaman sizin gibi üçüncü sınıf ideolojik saplantısı bulunanların ve toplumu kamplar halinde görmekten ve göstermekten zevk alanların oyununa gelmedik gelmeyeceğiz de!... Allah'ın izniyle size arzu etmediğiniz cevabı ikinci devre sonunda ŞAMPİYON olarak vereceğiz. |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
boun arkadaşımızın görüşlerine katılıyorum...sivası ve sivaslıyı hiç tanımayan, sivasın kültürel dokusunu ve yaşantısını bilmeyen, istanbuldaki fil dişi kulelerinden ahkam kesen, sözüm ona halkçı-entellüktüel ama özde toplumuna ve toplumunun değerlerine yabancı bir kafanın ürünü bu yazı...sivas ve sivaslı hiç bir zaman sizin göstermeye çalıştığınız gibi olmadı ve olmayacak...bu insanlar sivassporun başarıları ile bu kadar mutlu oluyorlarsa, boşuna değildir elbet...ya da sırf bir futbol maçı kazanıldığı için değildir...sivasspor sivaslının prestijidir...sivasspor sivaslının taa kendisidir, özüdür, sözüdür...sivas bir kültür şehri, bir cumhuriyet şehridir...sivaslılar vatanına, milletine, devletine ve bayrağına en sadık insanlardır...hem alevisi ile hem de sünnisi ile...sivaslılar için büyük önder atatürk nasıl 04 eylül 1919 da baş tacı ise, şu anda da böyledir...inşallah bir gün anlama başarısını gösterirsiniz...
|
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=Yigido58_NL;290455]Ben Sivassporu ta ucuncu ligde oynadigi zamanlardan beri tutuyorum,asagi yukari 20 senedir.Inanin ucuncu lig maclarinda o stad dolup tasiyordu,disarida bir okadarda insan kaliyordu,ki ozaman ayakta daha fazla seyirci aliyordu 4 Eylul .Ikinci ligde yine oyle hermac dolardi,ben herzaman cilginlarin oldugu yerde yada yenicerilerin oldugu yerde izlerdim maci,hic susmazdik,mac boyunce tezahurat mactan cikinca sesimiz kisilir konusamazdik bile,bogazimiz patlayana kadar bagirirdik,amac neydi Sivassporu biryerlere getirebilmek,ucuncu ligde sampiyon olduk,ikinci ligde sampiyon olduk.Simdi super ligde oynuyoruz ustelik sampiyonluktan yada uefa kupalarina katilmaktan bahsediyoruz ama stadyumumuzu bile dolduramiyoruz.Ben anlamiyorum Sivas halki ne istiyor maca gitmek icin,Sivas merkezde yasayan 300.000 Sivasli var 15.000 kisi cikmiyormu bunlarin icinde maca gidip izleyecek,Baska bir faliyetimizde yok Sivasta futboldan baska bir aktivite yok.Git maca hem takimina destek ol hem stresini at.
Adim gibi eminimki Sivasta halen Istanbul takimlarini tutan onbinlerce insan var,onlar Sivasa geldiginde stada gidip deplasman trubununu dolduran insanlar var.neden halen sahip cikmiyoruz Sivassporumuza?Ne istiyor Sivas halki neyi bekliyor Sivas halki.Haydi yigidom sahip cik takimina.[/QUOTE] [COLOR="Black"][FONT="Comic Sans MS"][I][B]SÖYLEDİKLERİNİZE AYNEN KATILIYORUM SİVASSPORUMUZ BU KADAR İYİ YERDEYKEN BİLE YETERLİ DESTEĞİ ALAMAMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜ, İNANIYORUMKİ İKİNCİ YARI ESKİDEN OLDUĞU GİBİ O COŞKU DOLU TARAFTARLAR YENİDEN YERLERİNİ ALACAKLARDIR...[/B][/I][/FONT][/COLOR] |
SİVASINA SİVASSPORUNA SAHİP ÇIK SİVASLIYA BÜYÜK HA
YİĞİDOLAR BUGÜN ÜZÜNTÜYLE SABAH GAZATESİNDE BİR YAZARIN KÖŞE YAZISINI OKUDUM.SİVASA VE SİVASSPORA BÜYÜK HAKARETLER YAĞDIRMIŞ.BU DURUMA TEPKİSİZ KALMAYALIM LÜTFEN
[url]http://www.sabah.com.tr/pz/haber,FBBB90E860D849CDA66F4FFD4DEAFD51.html[/url] YUKARIDAKİ LİNKE GİREREK TEPKİMİZİ GÖSTERELİM.SİVASIN VE SİVASSPORUN SAHİPSİZ OLMADIĞINI GÖSTERELİM |
--->: SİVASINA SİVASSPORUNA SAHİP ÇIK SİVASLIYA BÜ
[QUOTE=ibrahim58;292145]YİĞİDOLAR BUGÜN ÜZÜNTÜYLE SABAH GAZATESİNDE BİR YAZARIN KÖŞE YAZISINI OKUDUM.SİVASA VE SİVASSPORA BÜYÜK HAKARETLER YAĞDIRMIŞ.BU DURUMA TEPKİSİZ KALMAYALIM LÜTFEN
[url]http://www.sabah.com.tr/pz/haber,FBBB90E860D849CDA66F4FFD4DEAFD51.html[/url] YUKARIDAKİ LİNKE GİREREK TEPKİMİZİ GÖSTERELİM.SİVASIN VE SİVASSPORUN SAHİPSİZ OLMADIĞINI GÖSTERELİM[/QUOTE] Kendini gezeteci yada yazar sayan dünyadan bi haber zavalli birisi o yüzden yorum icin iki kelime YAZIKLAR OLSUN |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Efsane Başkan konuştu
Süper Lig'de şu sıralar herkes Sivasspor'un başarısını konuşuyor. Küçük bütçesine rağmen şampiyonluğa oynayan takım, 'dört büyükler' tabirini beşe tamamlamayı hedefliyor.. Süper Lig'e bu sezon Sivasspor damgasını vuracak gibi gözüküyor. Kulübün hedefleri arasında ilk beşe girmek ve Süper Lig'de kalıcı olmak var. Ama gönüllerinde şampiyonluk yatıyor. Yine de şimdiden çok iddialı konuşmak istemiyorlar. Kulübün başkanlığını dört yıldır Mecnun Otyakmaz yapıyor. Taraftar istediği sürece görevinin başında kalacağını söyleyen Otyakmaz, "Hakem hatalarından bizim de çok canımız yanıyor," diyor. - Beşiktaş, Fenerbahçe maçından sonra yaptığı açıklamada Sivasspor maçına paf takımla çıkacağını söylemişti. Siz bu durumu nasıl karşıladınız? - Çok fazla alınganlık göstermeye gerek yok. O hafta bizimle maçlarının olması sadece tesadüf, bizimle direkt olarak bağlantılı değil. Yine de ben olsam o açıklamayı yapmazdım. "Fenerbahçe, maçtan önce bazı açıklamalar yaparak hakemi baskı altına alıyor," dediler. Peki o zaman Beşiktaş da hafta içi yaptığı bu açıklamayla bizim hakemi baskı altına almış olmuyor mu? - Ama Sivasspor da benzer bir açıklamayı Trabzonspor maçından sonra yapmıştı. Hükmen galip ilan edilince, bu üç puanı ikinci yarıda telafi edeceğiniz yönünde açıklamalarda bulunmuştunuz? - Neticede 90. dakikaya 1-0 mağlup girdik. Top bizdeydi ve topun başında da Muhammed Ali vardı. Gol olsa en fazla 1-1 olurdu ve bir puan alırdık. Fakat dış etkenlerden dolayı üç puan aldık. Bir kısım taraftar sahaya indi ve milyonlarca taraftarın önünde takım kaptanımızı tokatladı. Kurallar gereği de üç puan bize verildi. Biz de ne yapsak da bu üç puanın manevi yükünden kurtulsak diye düşündük. Basın sözcüsü arkadaşımız da durumu dengelemek için ikinci yarı bir şeyler yapmayı düşündüğümüzü söyledi. Ama sadece düşünce aşamasındaydı. Bedavadan gelmiş bir puan gibi geldi ve bizi rahatsız etti. - Sivasspor bu yıl oldukça önemli bir çıkış yakaladı. "Şampiyonluk yarışında biz de varız," diyor musunuz? - Biz bu takımı oluşturduğumuzda heyecan içerisindeydik. Çünkü kafaya da oynayabilecek bir takım kurmuştuk, küme de düşebilecek. Ama kafaya oynamak illa şampiyon olmak demek değil. İlk beşe girmekti hedefimiz. İçeride oynadığımız maçları kazanarak yükselişimiz başladı. Şimdi oluşan bu pozitif elektriği lig sonuna kadar taşımak istiyoruz. Şampiyon olmak da hedeflerimizin arasında tabii. - Bir de Vestel Manisaspor örneği var. Liderliği yakalamışken ikinci yarı düşüşe geçtiler... - Bu çok ekstrem bir örnek. İlk dokuz hafta liderken, ikinci yarı küme düşmekten son anda kurtuldular. Böylesi 100 yılda bir olur. Vestel Manisaspor maçından önce bu konu gündeme geldi; "Acaba tarih tekerrür eder mi?" dedik. Ama biz onlar gibi olmayacağımızı ispat ettik. Sedat Peker'le Akraba Olmaktan Gurur Duyuyorum - Sedat Peker'la akrabalığınız da sık sık gündeme geldi. Bu akrabalığın size eksi ya da artı bir etkisi oldu mu? - Medyada bu konuyla ilgili çok fazla haber çıktı. Ama bir türlü aramızdaki akrabalığın ne olduğunu iştirak edemeyenler var. Her defasında "Eniştesi," yazdılar benim için. Oysa bizim kardeşlerimiz evli. Onun hakkında birçok olumsuz haber yazılıp çizildi ve bu olumsuz hava bana da yansıtılmak istendi. Ama ben doğru işler yaparak, tüm bu söylenenlerin doğru olmadığını ispat etme fırsatı yakaladım. Umarım kendisi de yakalar. Ben Sedat Peker'le arkadaş ve akraba olmaktan gurur duyuyorum. Benim karakterimin oluşmasında onun da etkisi mutlaka oldu. Dolaylı yoldan eğer ben başarılı bir başkansam, bu başarımda karakterimin oluşmasına katkı sağlayan Sedat Peker'in de payı var diyebilirim. - Bu akrabalığın gündeme gelmesi sizi rahatsız etti mi? - Hayır benim hayatımda o varsa, tabii ki gündeme gelebilir. Şimdiye kadar başımı öne eğdirecek bir hayat yaşamadım. Takımda üç dinde dua ediliyor -Başkan olmak size ne kazandırdı? - Maddi anlamda hiçbir şey. Hatta bir kısım birikimlerim vardı, onlar da Sivasspor'a aktarıldı. Ama doğduğum yere hizmet ettiğim için manevi huzurum var. Kimse bana "Doğduğun toprak için ne yaptın?" diyemez. - Bütçeniz nedir? Küçük bütçeyle nasıl şampiyonluğu hedefliyorsunuz? - Para pul sadece bir enstrüman. Sahada başarılı olmak için 11 cesur yürek gerekiyor. Ben bir futbolcu almadan önce hem parasına hem de Sivasspor'a uyum sağlayıp sağlamayacağına bakıyorum. İnce eleyip sık dokuyorum. Her kuruş önemli benim için, hata yapma lüksüm yok. Diğer başkanlar ise lira hesabı yapıyor, benim gibi kuruş değil. Belki de bu yüzden daha fazla hata yapıyorlar. - Kulüp başkanı nasıl olmalı? - Sonuçta kulüp kimsenin babasının malı değil. "Benden sonrası tufan," demeye kimsenin hakkı yok. Bu bir bayrak yarışı ve yapamadığın noktada bayrağı devretmek gerekiyor. - İsrailli oyuncunuz Balili'yi Sivas halkı nasıl karşılıyor? - Ben mistik güçlere inanan biriyim. Bizim takımımızda üç dinde birden dua ediliyor. Hıristiyan, Yahudi ve Müslümanların bir arda dua etmesi bize güç veriyor. Sivas'ta geçmiş yıllarda bazı olumsuzluklar yaşandığı için Balili'nin İsrailli olması, bazı çevreler tarafından önyargıyla karşılandı. Ama kötü beklentileri olanlar hayal kırıklığına uğradı. O kadar sempatik ki tüm halk onu çok seviyor. Sabah 7.00'de kalkıp şehri dolaşıyor, esnafla muhabbet ediyor. Hakem hatalarından bizim de canımız yandı -Haluk Ulusoy'la aranız nasıl? - Hakem hataları hepimizin vicdanını rahatsız ediyor. Bir seçim olursa Haluk Ulusoy aday olmayacağını açıkladı. Onun seçildiği kongrede biz beş oyumuzun üçünü ona vermiş, ardından da Türk futbolunun iyiliği için yeniden seçim istememiştik. Ama artık hakem hatalarının kabul edilir derecenin üstünde olduğunu düşünüyorum. - Sizce federasyon adaletli davranıyor mu? - Ben "Şu ya da bu art niyetli," diyebilecek konumda değilim. Daha doğrusu konumdayım ama demem çünkü elimde bir belge yok. 100 maçtır kulüp başkanıyım ve yaklaşık 50 maçta hakem hatası yüzünden canım yandı. Güçlü ilişkileriniz de olsa canınız yanıyor. - Eskiden Fenerbahçe kongre üyesiydiniz... - Evet ama bir gönülde iki sevda olmuyor. Hiç Fenerbahçe gol yiyince sevineceğim aklıma gelmezdi. Şimdi ise onları sadece Avrupa maçlarında destekliyorum. - Devlet desteği aldınız mı? Abdüllatif Şener'in Sivasspor'a katkı sağladığı söylendi. - Sayın Şener'in varlığı bizim için bir destektir. Maçlarımızda da özel gecelerimizde de bizi yalnız bırakmadı. Ama kulübün bütçesine parasal anlamda bir katkısı olmadı. Zaten kendisi zengin bir insan değil. Kongre üyesi olurken 1000 dolar bağış yaptı o kadar. Ancak tesislerimizin yenilenmesini de devlet mekanizmalarını hızlandırdığı doğru. Bu zaten devletin anayasal görevi. Yani hak etmediğimiz imkânlar bize aktarılmadı. Aynı olanaklar bizim gibi çıkış yapan Manisa'ya da sağlandı. Bunun dışında belki biriki dostunu arayarak 50-100 milyar Sivasspor için bağış yapmalarını sağlamıştır o kadar. SABAH |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Eski şampiyon...
Meriç ENERCAN İLK maç, Sivasspor’a mutluluk, Trabzonspor’a ise kaos getirmişti. Karadeniz ekibinin kazandığı üç puanın, sahaya giren bir münasebetsizin yaptığıyla Sivas’ın galibiyetine dönüşmesi, kayıp sezonun işin başında ilanıydı.. Hak edilmemiş bir galibiyetin, talimat marifetiyle kazanılmasıydı o yaşanan. Dün dündü, bugün de bugün... Ancak futbolu donduracak, bir havaydı dünkü. Hem nefesi, hem de hevesi donduracak kadar soğuktu. Uzun toplarla, buz üstünde ayakta kalma şansını sürdürmek; dengesiz hareketlerin tehlikesinden korunmaktı iki takımın da hedefi... Öylesine uzun oynandı ki top, 45 dakikanın 25 dakikasını havada geçirdi. Ve havada donmamayı başardı. İkinci bölümde topu yere indirip, son derece akıllı oynadı ve hak edilmiş bir galibiyet aldı Sivasspor takımı. Daha çok istedi, daha çok mücadele etti, çok daha iyi savaştı ve evindeki 10. maçında 10. galibiyetini kazandı. Bileğinin hakkıyla Daha iyi yönetilen, daha iyi çalıştırılan, daha iyi motive edilen, daha çok inanan bir takımın; geçmişi başarılarla dolu ama gamsız bir oyuncu grubuna karşı hiç zorlanmadan, elde ettiği, "kolay" bir galibiyetti. Çünkü futbolu unutan Trabzonspor takımı, kazanmak için hiç bir şey yapmadı. Futbolun forma ağırlığıyla değil, akıl ve yürekle oynandığını kanıtlayan Bülent Uygun’un öğrencileri, bileğinin hakkıyla üç puanı aldı. Kupada Adana Demirspor’a çarpan, son bir buçuk yılda sadece en değerli futbolcularını değil, sosyal ve sportif değerlerini de yitiren Trabzonspor, bir yeni acı yaşadı aşıklar kentinde. Çok kötü yönetilen, en değerli oyuncuları "para ediyor" diye satılan, işe yarar diğerleri de kaçıp giden Eski Şampiyon, son dönemde yitirdikleri ile iyice dibe vurdu. Dünkü maçtaki iki savunma hatasıyla, iki forvet yanlışının ardına sığınmak, sadece kendini kandırmaktı. Oyuncularını el sıkışarak değil, otel odasından kovarcasına gönderen bir kulüpten, başka bir şey beklemek de hayal olurdu zaten... 14 ocak 2008 hürriyet. |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[COLOR="Black"][B]Ne de olsa lider[/B][/COLOR]
Sivasspor bu kadar olumsuz koşullarda kendisine yakışanı yaptı. On maçta on galibiyet ancak alkışlanır Ligde berbat bir sezon geçiren Trabzonspor'un son umudu neydi? Fortis Türkiye Kupası. Bordo-mavililer hafta içinde Adana Demirspor yenilgisiyle bu kulvarda da havlu atınca teknik direktör Ersun Yanal "altın makasını" çıkardı. Kadrosunda görmek istemediği Ceyhun ve Celaleddin'i nasıl bir ruh hali içinde gönderdi bilemeyiz ama, oynadığı bence büyük bir kumardı. Hüseyin ve Serkan'ın kart cezalısı, Jabi'nin milli takımda, Tolga Seyhan'ın ise sakat olduğu bir dönemde yapılan operasyon başka nasıl yorumlanabilirdi ki? Trabzonspor'un iç hesaplaşmaların gölgesinde çıktığı maçın Sivasspor açısından çok daha farklı bir anlamı vardı. Ligin sürpriz ekibi lider bitirdiği ilk yarının ardından kentte ateşlenen heyecan atmosferinin devamı açısından kazanması gereken bir mücadeleydi. Kırmızı-beyazlı takımın da eksiği çoktu. Petkoviç, Balili, Sedat ve Yasin sakat, Devran cezalı, Diallo ve Sylla milli takımlarındaydı. Tüm bu olumsuzluklara karşın iki takım açısından en zoru, naklen yayın kameralarını donduran Sibirya soğuğu ve kaskatı kesilen zemindi. Böyle bir ortamda herhangi bir taktik anlayışının eleştirilmesi haksızlık olurdu. İlk yarıdaki mücadelenin futbol olduğunu anımsatacak 1.5 pozisyon olması ise bunun göstergesiydi. Mümkün olduğunca risksiz oynamak ve topu bir an önce tehlikeli bölgelerden uzaklaştırmak düşüncesi hataları da beraberinde getirdi. Çünkü bir anlık konsantrasyon yitimi telafisi güç sonuçlar doğurabilirdi. Nitekim ikinci yarıya daha cesur başlayan Sivasspor'un golü böyle bir hata sonrası geldi. Tayfun ve Erdinç topa hareketlenmekte gecikince Cvetkov gol vuruşunu yapmakta zorlanmadı. Artan tempo ev sahibi takımın işine yaradı. Orta alanda bir oyun kurucusu bulunmadığı için sıkıntı çeken Trabzonspor'un Umut'u tehlikeli bölgeye sokması mücizelere kaldı. Ayman berbattı. Gökdeniz'in güçsüz görüntüsüne, Yattara ve genç Barış da eklenince konuk takım "stop" etti. Bu bölümde Sivasspor'un fizik üstünlüğü ön plana çıktı. Sivas savunması hemen hiç hata yapmadı. Mehmet Yıldız'ın yıpratıcı gücü, Muhammed ve Hayrettin'in sert oyunu rakibi bozdu. Musa'nın sürpriz golcü olarak rakip savunmayı ortadan delme girişimlerine önlem alamayışı Trabzonspor'un çaresizliği idi. 80. dakikada Çağdaş'ın bariz gol şansını önleme girişimi penaltı ve kırmızı kart ile cezalandırılınca raconu kesmek Mehmet Yıldız'a düştü. Lider, bu koşullarda kendisine yakışanı yaptı. On maçta on galibiyet ancak alkışlanır. 14 ocak 2008 Cemal ERSEN milliyet |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=albina58;299407]Efsane Başkan konuştu
- Devlet desteği aldınız mı? Abdüllatif Şener'in Sivasspor'a katkı sağladığı söylendi. - Sayın Şener'in varlığı bizim için bir destektir. Maçlarımızda da özel gecelerimizde de bizi yalnız bırakmadı. Ama kulübün bütçesine parasal anlamda bir katkısı olmadı. Zaten kendisi zengin bir insan değil. Kongre üyesi olurken 1000 dolar bağış yaptı o kadar. Ancak tesislerimizin yenilenmesini de devlet mekanizmalarını hızlandırdığı doğru. Bu zaten devletin anayasal görevi. Yani hak etmediğimiz imkânlar bize aktarılmadı. Aynı olanaklar bizim gibi çıkış yapan Manisa'ya da sağlandı. Bunun dışında belki biriki dostunu arayarak 50-100 milyar Sivasspor için bağış yapmalarını sağlamıştır o kadar. SABAH[/QUOTE] hadi bee... Abdüllatif Şener'in girişimi ve R.Tayyip Erdoğan'ın onayıyla devlet bütçesinden 4 milyon ytl yardım yapıldığı yazılmıştı... yalanmıymış? |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[QUOTE=sivas_sevdamiz;299424]hadi bee... Abdüllatif Şener'in girişimi ve R.Tayyip Erdoğan'ın onayıyla devlet bütçesinden 4 milyon ytl yardım yapıldığı yazılmıştı... yalanmıymış?[/QUOTE]
Başkanımız burda politik bir cevap veriyor,yazının devamında,v.manisa içinde aynı yardım yapıldı,kanunsuz bir yardım yapılmadı diyerek,yapılan yardım ve yardımların kanuni yollardan olduğuna,yapılan yardımın ise sayın ŞENER'in direkt cebinden çıkmadığına vurgu yapmak istiyor. |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
22 Ocak 2008
Korkut GÖZE [B]Neler oluyor hocam![/B] BİR dostumun sorusu bende hemen yeni haftanın heyecanını başlattı. Fenerli arkadaşım ciddi ve ürkek bir tavırla sordu..."Sivas, F.Bahçe’yi de yenerse, neler olur hocam?" Net yanıt verdim dostuma... "Yaz başında bitecek lig için kış ortasında tahmin yapılır mı?" Arkadaşım kafasını salladı. Bir tartışmanın başlayacağını hissederek hemen uzaklaştım yanından... Ve sonra düşünmeye başladım. Sahi yenerse, bu sonuç lige nasıl yansır? Trabzonspor’u bir kenara koyuyorum. Şimdiye dek hangi takım üç büyüklerin saltanatını böylesine huzursuz kıldı... Bir dönemlerin Eskişehirspor’unu hatırlıyorum. Ali Sami Yen’de G.Saray’ı yenseydi, şimdi konuşulan İstanbul depremi, 40 yıl önce gerçekleşirdi. Ve İstanbul hegemonyası yerle bir olurdu! Şimdi işin rengi başka... İlk yarının son haftalarına kadar doldur-boşalt biçiminde demeçler veren... Ortalığı bulandırmayan Sivasspor Teknik Direktörü sevgili Bülent Uygun’un Belediye maçından önce arkadaşım Süleyman Arat ile yaptığı söyleyişi hatırlayın. Ne diyordu... "Önümüzdeki 4 maçta 9 puanın üzerinde alacağımız her puan, Sivasspor’u çok iddialı bir konuma getirir!" Uygun’un final sözleri daha da ilginçti... "Ondan sonra bizi o koltuktan Allah’tan başka kimse indiremez!" * * * VE çıkıp Belediye’yi 2-0 yendi Sivasspor. [U]Olimpiyat Stadı’ndaki sonuç kadar çevresinde oluşan olağanüstü sevgi çemberi işin bir başka yönüydü. Sivasspor’u 15 bin taraftar izledi İstanbul’da[/U]. Ve şarkılarda hep şampiyonluk motifleri işlendi... Uygun’un söylediği 4 maçtan biri geride kaldı. Bu hafta F.Bahçe maçı ve daha sonra iki deplasman oyunu var Sivasspor’un. Önce Gaziantep’e gidecekler, ardından OFTAŞ’a... Evet, Sivasspor, Bülent Uygun’un da haykırdığı gibi Türk futbolunda bir devrimi gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Şu sözlerini dikkatle okudum..... [B]Futbol bir satranç oyunudur. Benim de Kale, Fil ve Şah’ım var. Tek hedefim sezon sonu üç büyükleri MAT etmek[/B]! İstanbul-Anadolu fena kapıştı. Ne düşünüyorsunuz sevgili okurlar. Bülent Uygun’un düşlerinde yaşattığı [B]DEVRİM[/B] bu sezon gerçekleşir mi? Anadolu, İstanbul’u MAT edebilir mi... İş buralara kadar geldiyse, biraz da sanal alemde dolaşalım... Sivasspor son 3 maçta Uygun’un düşündüğü puanları toplarsa, gelecek haftalarda Anadolu takımlarının Sivasspor’a yaklaşımı nasıl olur? Daha mı açık konuşayım... Diyorum ki... Diğer Anadolu takımları Sivasspor’a daha sevecen ve yumuşak mı davranır... Yoksa, bu başarı diğerlerinde bir kıskançlık nazarı mı yaratır? Bu Süper Lig aleminin havası hep değişkendir. Kimi can derdindedir, kimi çıkar. Yine de canını kurtaran Anadolu takımının Sivasspor’a daha sıcak bakacağını düşünüyorum. Ancak, bir gerçeği de hatırlatmak istiyorum. Sivasspor’un şu sıralarda tek can dostu kimdir? Sivas’ın karı-dondurucu soğuğu ve buzlu sahası! Öyle değil mi sevgili okurlar |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
[B][B]Bende aynı fikirdeyim, maçlarda tribünler dolmuyor, kamuoyunda üzerimize düşeni yapmıyoruz. Şöyle çevreme bakıyorum (ki bayramda da İstanbul'daydım ne orada)ne de İzmir'de hiç kimsenin Sivasspor'u tanıtan, simgeleyen birşey taşımadığını, takmadığını gördüm. Hiç olmazsa araçlarımıza 3 büyüklerin bayrak, askı forma, kaşkolünü ve örgü bantını koyana kadar Sivasspor'umuzunkini koyalım.
Hiç olmazsa bu gururu taşıdığımızı gösterelim. Lisanslı ürün satışı o kadar az ki, tribünlere baktığımız zaman taraftar gruplarının bilinçli gençleri hariç kimsede kırmızı-beyaz forma göremiyoruz. Tribünler simsiyah. Beyler, uyanın ! ... Başka SİVASSPOR yok, bu şampiyonluk havası her zaman gelmez. Takıma sahip çıkalım, yardımlarımızı az da olsa yapalım. Vizyonumuzu genişletip herkese kendimizi gösterelim. En azından araçlarımıza Sivasspor ile ilgili birşeyler asalım. Kısaca destekleyelim [/B]beyler, [/B]destekleyelim ... |
--->: BAK EL OĞLU NE DİYOR!
Sivasspor'a ÖVGÜ!
Guardian Sivasspor'un, pazar günü oynayacağı Fenerbahçe karşılaşmasında galip gelmesi durumunda Türkiye'nin geleneksel futbol hiyerarşisinin tehlikeye düşeceğini yazdı. İNGİLTERE'nin önde gelen gazetelerinden ‘The Guardian’, Türkiye Süper Ligi'nin lider kulübü Sivasspor'un, pazar günü oynayacağı Fenerbahçe karşılaşmasında galip gelmesi durumunda Türkiye'nin geleneksel futbol hiyerarşisinin tehlikeye düşeceğini yazdı. The Guardian, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın şampiyonluk tekeline Sivaspor'un ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve kendi sahalarında oynadığı 10 maçı 20 golle kazanarak önemli bir başarı kaydettiğine dikkat çekti. Sivasspor'un sezonun ikinci yarısında ‘üç büyükler ile’ kendi sahalarında karşılaşacaklarını yazan gazete, Pazar günü Fenerbahçe'ye karşı galibiyet aldığı takdirde, Türkiye futbol tarihinin en çekişmeli şampiyonluk yarışına yol açacağını öne sürdü. Fenerbahçe'nin eski forvet oyuncularından Bülent Uygun’un çalıştırdığı Sivasspor'un başarısında, Fenerbahçe’nin dolaylı bir rolü olduğunu belirten gazete, Uygun'un Sivasspor hakkında yaptığı şu açıklamaya yer verdi: “Biz profesyonel bir takımız. Fakat savaşçı amatör ruhu taşıyoruz.” ‘TÜRBÜLANS FORMDA TUTUYOR’ The Guardian'a göre, Uygun'un geliştirdiği özel antrenman tekniği olan ’türbülans’, yoğun idman ve aralıklı dinleme molalarından oluşuyor ve böylelikle futbolcuları formda tutmayı başarıyor. Kulüp Başkanı Mecnun Odyakmaz, bu başarının ‘takım ruhundan’ geçtiğini belirterek, “Paranın bizim için fazla bir önemi yok. Biz burada bir kardeşlik ortamı yarattık” diye ifade etti. ‘KAHRAMAN SİVASSPOR’ Sivasspor'un amatör oyunculardan oluşan sınırlı bir takım olmasına rağmen, hızla yarattıkları gol pozisyonları ve takım ruhlarının onları başarıya taşıdığını yazan gazete, Sivasspor’u öve öve bitiremedi. Futbol yorumcuları da, Sivasspor'un birinciliğine ikna olmadığı gibi, Vestel Manisaspor’un 2006-2007 sezonuna iyi başlayıp orta sıralamada bitirmiş olduğu hatırlattı. ‘ESKİ 10 DERECE SORUN DEĞİL’ Öte yandan, Sivasspor'un bir ’soğuk iklim’ takımı olduğunu, bu yüzden eksi 10 gibi derecelerde iyi oyun çıkarabildiklerini belirten The Guardian, Sivasspor'un ligde önemli bir avantajı olduğunu, UEFA kupasına gideceğinin hemen hemen kesinleştirdiğini ve başarılarının devamı sonucunda Türkiye Süperligi tarihinde birinciliği elde eden 5'nci takım olabileceklerine vurgu yaptı. hürriyet |
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:10. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005