![]() |
SIVAS YOLLARINDA
Sivas yollarinda geceleri Katar katar kagnilar gider Tekerleri meseden. Agiz dil vermeyen köylüler Odun mu, tuz mu, hasta mi götürürler? Agir agir kagnilar gider Sivas yollarinda geceleri. Ne, yildizlar kaynasir gökyüzünde, Ne, sevdayla dolup tasar gönüller, Bir rüzgar eser ki, biçak gibi El ayak siser. Sivas yollarinda geceleri Agir agir kagnilar gider. Kamyonlar gelir geçer, kamyonlar gider Toz duman içinde, Savki vurur yollara, Arabalar dagilir söförler söger, Sivas yollarinda geceleri Katar katar kagnilar gide cahit külebi |
Sivaslı Karınca
Koca Kizilirmak köpüre köpüre Akiyordu, Bir telgraf diregi dibinde, Zamanlar kadar telassiz ve köpüksüz, Yürüyordu, Sivasli bir karinca. Karsi kiyidan parlak, Kisniyordu, Atlar doru doru, Atlarin sarkisindan ayrilmis, Yürüyordu, Atlarin mesafesini anlamaz. Sesi, adimlarinin sesi, memnun ve bahtiyar, .......... |
İstanbul Sivas
Yürek o topraklarda Mide burada Yürekte Sivas Midede İstanbul Sivas’ı İstanbullaştıramadık |
Sivas yolları uzun ve taşlı
Kızıldağ karlı ve yağışlı Sevdiğim nazlı yarim, uzun siyah saçlı Sevme gönül sevme sende yanarsın |
Sivas
Ölümün hasatıydı Sivas ve bol oldu ürün bir tırpan ucunda savruldu sesimiz sesimiz Yasemin, Gül, Hasret ince ve uzun kanatları kırlangıçların sesimiz sabah serinliğinin çiğ damlaları. Unutsun bütün şarkılarını bu şehir |
**** Sivas' ta Yüreğim ****
Odamın tam karşısında ki evden, Yukarıya doğru tırmanan türküler, Hüzünlü bir telaşla sokuluyor odama... Yalnız tek camı açılan; O küçük aydınlıktan da, Kocaman Sivas doluyor perde perde yüreğime... Buğulu bir Sivas var karşımda, Başımı biraz eğip, Pencerenin camsız tarafından bakıyorum, Kentle arama camın girmesine, Tahammülüm bile yok.! ! ! Gözgöze olmak istiyorum tüm ışıklarıyla... Yüreğim aydınlık minarelerde takılı kalıyor.... Sihir gibi bir dokunuşla, .......................................birleşiyor gönüllerimiz. Büyük bir aşkla .......................... sevdiğimi hissediyorum yeniden Sivas'ı.... Elimi uzatsam, ........................bütün semtler avucuma düşecek zannediyorum. Ve her tepede adımı haykırdığını düşlüyorum... Sesi kıvrak bir akisle odama düşüyor..... Az ötede duran; ..........................beyaz bir prensesle selamlaşıyorum... Bu önümde ki bacanın üzerinde ki .........................................................Leylek. Ona anlatıyorum büyük sevdamı... Biraz tedirgin dinliyor beni. Belli ki; Büyük koyu sevdaların, .....................................muhakkak ayrılığına defalarca tanık olmuş. Önce o anlıyor gideceğimi.. Yarım yamalak bir ay bulaşıyor karanlığa.. Kızılırmak beyaza dönüyor sessizce. Ümitsiz bir yakamoz gibi dönüyor gidenler. Trenler ağır hüzün taşıyor uzak istasyonlara. Bu gece vedalaşıyorum Sivas'la, Son selamım duvar gibi sıkıştığım; .........................................................Evliya caddesine.. Aslında hiçbirşeyi planlamamıştım... Ne bu kenti bu kadar seveceğimi; Ne onun koynunda yaşamak için, ........................................................bunca kedere karışacağımı.. Ne ışıklarının kanatlarına tutunup; ......................................................sayısız düşleri kucaklayacağımı.. Ne de tam vuslata yaklaşmışken; .......................................................arkamı dönüp gideceğimi.. Ama dedim ya; ''' Koyu sevdaların muhakkak ayrılığı kaçınılmaz olur.''' Elimi uzatsam bütün semtleri; ................................................avuçlarıma düşecek zannediyorum. İsteksiz ama kararlı; ................................pencereyi yavaşça kapatıyorum... ****Mutluluk Herkesin Yaşamından Bir Kere Geçer**** Tolga Kaan Dönmez |
Erzurum Ve Sivas Kongreleri
Biz ki İstanbul şehriyiz, iste, arz ederiz halimizi Türk halkının yüce katına. Mevsim yazdır, 919'dur. Ve teşrinlerinde gecen yılın dört düvele teslim ettiler bizi, gözü kanlı dört düvele anadan doğma çırılçıplak. Ve kurumuştu ve kan içindeydi memelerimiz. Biz ki İstanbul şehriyiz, Fransız, İngiliz, İtalyan, Amerikan bir de Yunan, bir de zavallı Afrika zencileri yer bitirir bizi bir yandan, bir yandan da kendi köpek döllerimiz: Vahdettin Sultan, ve Damat Ferit ve İngiliz muhipleri ve Mandacılar, Biz ki İstanbul şehriyiz, yüce Türk Halkı, malumun olsun çektiğimiz acılar... ... ... Erzurum'da on dört gün surdu Kongre: orda, mazlum milletlerden bahsedildi butun mazlum milletlerden ve emperyalizme karsı dövüşenlerinden onların. Orda, bir Şurayı Millimden bahsedildi, İrade-i Milliye'ye müstenit bir Şurayı Millimden. Buna rağmen diyenler vardı, Hatta casuslar vardı içerde. Buna rağmen denildi. denildi, Buna rağmen |
[i][color=red][size=6][b]GÜHERTAŞ KÖYÜ ŞİİRİ[/b][/size][/color][/i]
[size=3][color=blue][b]Gel hemserim gel! Verelim bas basa Hep beraber, hep birlikte gidelim GÜHERTAS'a Tarlasi tasli, yolu yokuslu Daglari, bayirlari yayla çiçegi kokuslu Çoraplari heybeleri Türkmen nakisli Ne hostur, eveligi madimagi GÜHERTAS'in. Bahar geldi mi koyun kuzu çobana emanet Gençlerin önünde boynuzlari çitak öküzler Korucu korkusuyla güderlerdi meralarda Derelerde çimerdi çocuklar Ne hostu, soguk suyun basinda peksimeti GÜHERTAS'in. Hatirlayin… Hatirlayin hele su yayla göçünü Kagni arabalari dizilirdi sira sira… Süslenirdi öküzler…Süslenirdi gelincik kiz gibi Alli pullu kizlar Turnalar söylerdi Yazinin basinda Ne hostu, yollarda kagni gicilatmasi GÜHERTAS'in. Yaylaya bir baksana, yemyesil olmus Koyun gözleri ile dolmus her taraf Kadin, kiz- koyun, kuzu birbirine karismis Kuzun agzinda nisanlisini yakalamis delikanlilar Ne hostu Hacinin Yurdunda davar geçmesi GÜHERTAS'in. Ninemin sirtinda kozak çuvali Dumanlari yükselirdi, yayla evlerinin bacalarindan Insanlar mutlu, huzurlu, yüzler gülerdi Aksam olmus inek bicik hepsi tamam Ne hostu çira isiginda aksami GÜHERTAS'in Zaman göç zamani kosu mali inerdi köye Yüklenirdi kagnilar, dizilirdi katar katar Ellerde kömüs yogurdu, biçak kesmez kaymagi Öglen sicaginda kusluga gelirdi öküzler Demlenirdi kadinsiz evlerde çaylar çirce suyundan Ne hostu bu vakitte Çökeligi GÜHERTAS'in. Bostanlar kazmalanirdi, fideler dikilirdi Mugrasulun otlrari biçilecek zamana gelirdi ‘'Ey Ahali…Yarin ota baslanacak''derdi bekçi Anca beraber, ganca beraber derdi elbet Ne hostu, Sarukayada ot biçmesi GÜHERTAS'in Elinde orak, sirtinda besik, tarlaya giderdi kadinlar Ekinler biçilirdi, hanlar bölünürdü, yigilirdi yiginlar Hüzünlü türkülerle inler daglar taslar Kagnilar yüklenirdi özene bezene Yollarda kagni arabalari gicilardi dertli dertli Ne hostu sap arabasinda uyumasi GÜHERTAS'in. Saplar çekilirdi, düvenler dönerdi Agustos sicagi vururdu öküzlerin basina Düveni alip kaçarlardi gölge yere Sirtinda kazakla harman aktarirdi Ahmet Amca Ne hostu, Agustosta serin gölgesi GÜHERTAS'in, Aksam odlu mu, kurulurdu makinelar Gelirdi her harmandan bir makina sesi Tiglar çikarilir, çecler elenirdi Bugdaylar doldurulurdu kil çuvallara Bir isi bitirmenin mutlulugu vardi gözlerde Ne hostu, harmanda tozu topragi GÜHERTAS'in Otururdu caminin kapisinda ak sakalli dedeler Göklere yükselirdi, minareden bes vakit ezan sesi Cuma günleri cami dolardi tiklim tiklim, Köyün sorunlari konusulurdu Cuma çikisinda Baslardi, çekis, dögüs, bagirmalar, çagirmalar Ne hostu, Cuma çikisinda kavgasi GÜHERTAS'in Harmanlar içeri atilinca gönüller rahatlardi Biraz keven kesilirdi, birazda gazel toplanirdi Odunumuz az derdi Mehmet dayi biraz daha odun Kis dedigin derin dere ne olur ne olmaz Ne hostu, kis aylarinda kizak kaymasi GÜHERTAS'in. Kis geldimi dügün dernek kurulurdu Danis yenirdi, kahya seçilirdi, saçi salinirdi Güres meydanlarinda kizisirdi pehlivanlar Damat da damatti hani, fesli salvarli Ata binerdi telli duvakli gelinler Ne hostu, dügünlerde davulu zurnasi GÜHERTAS'in. Okul civil civildi.Hoca mektebi dolup tasardi. Ellerinde Kur'an, sokakta gezerdi delikanlilar Kizlar agiz dersi alir, çikardi Fergaba Mektebe gelirdi, findiklar, armutlar Ne hostu, Hoca mektebinde falakasi GÜHERTAS'in Kis aksamlari toplanilirdi Büyük odaya Yalilar anlatirlardi, yasadiklari anilari Gençler toplanmis saya oynaylardi bacalarda Kimi Ibis, kimi Gelin, kimi Fate olurdu. Gezilirdi ev, ev, toplanirdi bahsisler Ne hostu, kis aylarinda Sayasi GÜHERTAS'in Ey hemserim! Birde simdi gör köyünü Boynunu bükmüs, mahzun mahzun bakar minare Evler issiz, yollar insansiz, harmanlar kuzusuz Madimak oymaklari, bekler olmus elleri kinali kizlari Armutlar Bile arar olmus dallarini kiran çocuklari Ne hostu, büyük hocadan çalinan menündüsü GÜHERTAS'in Üzülme! Üzülme ayriyim diye köyümden Geçim derdi, gelecek derdi, seni ayirdi yurdundan Ama bozmadi Gühertas'li Dirligini düzenini hiçbir zaman Gühertas orda kaldi. Ama sen Gühertas yaptin ISTANBUL'u Ne hostu, Ne hostur Kültür Merkezi GÜHERTAS'in… [/b][/color][/size] |
YAZIN KOYDE BANA EN ZOR GELEN PATOSTAN DENE ALAMKTI...ŞİMDİ KOYDE OLSAMDA PATOSDAN DENE ALSAM BEEE :oops:
|
KISMET OLURSA BEN BU SENE PATOSTAN DENE ALACAM...
TEMMUZDA KÖYE GİDECEM... PANAYIRDA VAR.... |
hadi bakalım kaptan..git tabi...offf off ya..şimdi orda olmak vardı gözelerden su içmek puarın başında yüzünü yıkamak.....
|
[size=4][b][i]SİVAS'TA YOKSUL ÇOCUKLAR
Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar Yalvaran gözlerle etrafa baka baka Açıyorlar küçük esmer avuçlarını: -Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka! Hükümet konağının yanında biri Bir kemik kalmış bir deri... 'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor Ve daha fırça bile tutamıyor elleri. Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar Yorgunluktan güzelim yüzleri al al... Öldüren bir çığlık dudaklarında: -Boş hamal!boş hamal!boş hamal! Nane satan su satan yetim çocuklar Şarkı söyleyemediler güneşe aya... Biliyorum ne masal dinlemeye doydular Ne oyun oynamaya... Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta... Çocuklar var incecik yüzleri nurdan Ama toz toprak içinde elleri ayakları Oyuncakları çamurdan... Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim Affedin bizi. Gökteki yıldızlar kadar sayısız Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları Anladım farkınız yok koparılmış başaktan! Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık Utanıyorum yaşamaktan.[/i][/b][/size] |
[b]GARDAŞ, SEN SİVAS’IN NERESİNDENSİN[/b]
Dur gardaş! Bir selam ver geç dostuna, Yabancı değilsin bizim eldensin, Endamın gururun bize benziyor; [b]Yiğidin Harman Olduğu Yerdensin.[/b] Sivas’lısın gardaş tanıdım seni, Neredensin söyle gardaş ilçeni, Bilirim ben Sivas’ımdan göçeni, [b]Gardaş, sen Sivas’ın neresindensin ?[/b] Demirim çeliğim sana emanet, Yiğitlik var sende etmezsin minnet, Çalışkan, hatırnaz, hem dost hem de mert, [b]Gardaş, Divriği’nin neresindensin ?[/b] Gökpınar’ın berrak suyundan mısın? Seçukların asil soyundan mısın? Yoksa üç beldenin birinden misin? [b]Gardaş, Gürün’ün neresindensin?[/b] Namın duyurmuşsun Dünya alemde, Balıklı Çermiğin tıbbın dilinde, Garabaş gür sesli yayla yolunda, [b]Gardaş, Kangal’ın neresindensin?[/b] Kösedağ kanat gerer üstüne, Yiğit gardaş, mert davranan dostuna, Sahip çıkan hemşehrine dostuna, [b]Gardaş, Suşehrinin neresindensin?[/b] Kösedağ yaylasının zirvesinden mi? Pötürge Gölü’nün çevresinden mi? Kızılırmağın çehresinden mi? [b]Gardaş, Zara’nın neresindensin?[/b] Asil soylu, güzel huylu hemşehrim, Büyük Göl’den su içmişe benziyon, Sivas’ıma gönül veren yürekten, [b]Gardaş, Hafik’in neresindensin?[/b] Kelkit vadisinin güzel yerinden, Sessiz durup yükselirsin derinden, Kösedağ’ın yiğit bekçilerinden, [b]Gardaş, Koyulhisar’ın neresindensin?[/b] Gönül gözü ile dünyayı gören, İnsanlığa örnek olan yön veren, Aşık Veysel’in doğduğu yerden, [b]Gardaş Şarkışlanın neresindensin?[/b] Pir Sultan Abdal’ın banazından mı? Acılarla dolu ayvazından mı? Kabayelinden mi, poyrazından mı? [b]Gardaş, Yıldızeli’nin neresindensin?[/b] Gür sesiyle yükseklerden haykıran, Sarılırsın Sivas’ma doğrudan, İşsizlikten göç ettin sen de yurdundan, [b]Gardaş, İmranlı’nın neresindensin?[/b] Hoş geldin hemşehrim dost kervanına, Suşehri, Zara’yı aldın yanına, Göğsüm kabarıyor güzel adına, [b]Gardaş Akıncılar’ın neresindensin?[/b] Yeni girdin ilçe olup araya, El attık seni de kattık halaya, Sen de çıkan Kösedağ’a yaylaya, [b]Gardaş, Gölova’nın neresindensin?[/b] İçtiniz mi gardaş Tecer suyundan? Karabaş koyunun Kangal soyundan, Merkezime yakın çevre köyümden, [b]Gardaş Ulaş’ın neresindensin?[/b] Ata sporumu yaşatan sensin, Kısbet giyip perdah atanım sensin, Can hemşehrimizsin, sen de bizdensin, [b]Gardaş, Doğanşar’ın neresindensin?[/b] Uzunyayla siper olmuş bağrına, Şiirler yazılmış senin uğruna, Hoşgelmişsin sen de dost kervanına, [b]Gardaş, Altınyayla’nın neresindensin?[/b] Baba vatanımsın, benim ilçemsin, Gönlümde taht kuran gülsün, çiçeksin, Seni sevenleri candan seversin, [b]Gardaş Gemerek’in neresindensin?[/b] Yiğitler diyarı, aslan ilinden, Dostların soyundan, aşık dilinden, Badelerle dolu pirler elinden, [b]Gardaş, Sen Sivas’ın Neresindensin?[/b] |
eline sağlık mustafa abi...harika bir şiir
|
SİVAS HASRETİ
[CENTER][B]SİVAS HASRETİ[/B]
Ne güzel seni sevmek böyle uzaktan Ve seni düşünmek bir çocuk hevesiyle Hersabah yeniden ezan sesiyle Müslüman müslüman uyanan şehir.. Bir selçuklu nakışında seni bulmak ne güzel Ne güzel seni duymak bir ney sesinde Şemsi Sivasi'nin mübarek türbesinde Kandil kandil yanan şehir.. Halayların türkülerin çağırır beni uzaktan Yüreğim hep mısmıl ırmak gibi tertemiz Nerde Çifte Minaremiz, Gök Medresemiz Sımsıcak Dualarla maziyi anan şehir.. [B]Yavuz Bülent BAKİLER[/B] |
[QUOTE=B.Demirci][CENTER][B]SİVAS HASRETİ[/B]
Ne güzel seni sevmek böyle uzaktan Ve seni düşünmek bir çocuk hevesiyle Hersabah yeniden ezan sesiyle Müslüman müslüman uyanan şehir.. Bir selçuklu nakışında seni bulmak ne güzel Ne güzel seni duymak bir ney sesinde Şemsi Sivasi'nin mübarek türbesinde Kandil kandil yanan şehir.. Halayların türkülerin çağırır beni uzaktan Yüreğim hep mısmıl ırmak gibi tertemiz Nerde Çifte Minaremiz, Gök Medresemiz Sımsıcak Dualarla maziyi anan şehir.. [B]Yavuz Bülent BAKİLER[/B][/QUOTE] [b]HELAL OLSUN GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL OLMUS YÜREĞİNE SAĞLIK[/B] |
vatanın her yeri bir harika ama sivasın yeri çok farklı....müthiş bir kent dünyaya açılan kapı ırmakları ormanları dağları tarihi ile bir başkadır memleketim...hali ilede hasreti çok zor olurr
|
abi çok saol böyle güzel şiirleri duymamıza vesile olduğunuz için devamını bekliyorum..
|
BEKLENEN YOLCULARIN DÖNECEK SİVASIM..!
[B]SİVASIM[/B]
Dünün güzeldi Sivasım Yarının da güzel olacak, Güller geç açıp erken solmayacak, Sokaklarda bir tek dilenci Kahvehanelerde tek işsiz olmayacak OLMAYACAK SİVASIM.. Dün senden kopup gidenler, Yarın bağrına dÖnecek, Hasret denen kor, Sivasım, Vuslat susuyuyla sönecek, Ve güllerin geç açıp erken solmayacak SOLMAYACAK SİVASIM.. Hiçbir evin tenceresinde, Hiçbir anne, çakıL taşı kaynatmayacak, Ve "Nerede o adil emir" diye Gözleri dolmayacak. DOLMAYACAK SİVASIM.. Her ferdin işini sende bulacak, Sende bulacak aşını, Ak yüzlü bebelerin, Baharını bekleyen zeytin gözleri, Kara ufuklara dalmayacak, DALMAYACAK SİVASIM.. Ver birgün beklenen yolcuların dönecek, Ve birgün bağrındaki kor sönecek, Belki bunları bir hayal, Ama inanırsak hiç birşey, Hayalde kalmayacak.. KALMAYACAK SİVASIM [B]A.Mahir PEKŞEN[/B] |
berat demirci
senin şiir kitabın varmıydı gardaş. yada sen belediyedemi çalışıyormusun. konservatuarda çalıştınmı. |
HASRET TÜRKÜSÜ
Dağlarında gül olaydım Sivasım
Ağacında dal olaydım Sivasım Peteğinde bal olaydım Sivasım Yazına kışına sor beni gardaaş.. Merakumun yeli olsam Sivasın Şeker şerbet dili olsam Sivasın Muhabbetin teli olsam Sivasın Suyuna aşına sor beni gardaaş.. Kutubiyem benim yarim Sivastır Yare hasret kalmak zulümdür yastır Yiğitler yatağı türküm Sivastır Dağına taşına sorbeni gardaş.. Seherin yeline sor beni gardaaaşş.. [B]Tevfik KENEŞ[/B] |
[QUOTE=B.Demirci]Dağlarında gül olaydım Sivasım
Ağacında dal olaydım Sivasım Peteğinde bal olaydım Sivasım Yazına kışına sor beni gardaaş.. Merakumun yeli olsam Sivasın Şeker şerbet dili olsam Sivasın Muhabbetin teli olsam Sivasın Suyuna aşına sor beni gardaaş.. Kutubiyem benim yarim Sivastır Yare hasret kalmak zulümdür yastır Yiğitler yatağı türküm Sivastır Dağına taşına sorbeni gardaş.. Seherin yeline sor beni gardaaaşş.. [B]Tevfik KENEŞ[/B][/QUOTE] tevfikde şiir yazmaya başlamış. vay bee. yaşlandı,yaşlandı |
ARKADAŞLAR BU SÖZLERİN ŞARKISINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN.....
AYHANDAN [url]http://www.sivasspor.com/forum/showthread.php?p=48909#post48909[/url] |
[QUOTE=drummer]tevfikde şiir yazmaya başlamış.
vay bee. yaşlandı,yaşlandı[/QUOTE] [b]BİR ŞİİR SEVER OLARAK BURDA BÖYLE GÜZEL ŞİİRLER OKUMAK SÜPERR ELLERİNE SAĞLIK GARDAŞ..[/b] |
SİVAS'A METHİYE
Hayran oldum baharına yazına,
Açar gonca arasından uzanır gider Dağlar arasından uzanır gider İnişli çıkışlı yolu SİVAS'ın Traktör tarlalarda çalışır Ak kuzuya kara kuzu karışır Oğul gelin babasına danışır Öpülür büyüğün eli SİVAS'ın Sivas yayla dereler dağların ardı, Atamız burada kongre kurdu Ozanlar diyarı aşıklar yurdu Çalar ince ince teli SİVAS'ın Tohum eker ovasına düzüne Yiğitleri sadık olur sözüne Laf söyletmez gelinine kızına Bükülmez bileği, beli SİVAS'ın Koyunu, kuzusu yaylada otlar Biner koçyiğitler şahlanır atlar Düğünler kurulur silahlar patlar Bol olur kaymağı balı SİVAS'ın Okur cahil kalmaz şehiri, köyü, Pınarlardan akar soğuktur suyu Bir mecliste durur çobanı, beyi Kibir, benllik gütmez dili SİVAS'ın Beş vakit namazda camiler dolar, Yaradana kulluk etmeyi diler Yaşıyor bağrında ulular, pirler Cennete uzanır yolu SİVAS'ın Kazam Şarkışla, Sivas'tır ilim, Seni methetmekten durmuyor dilim, Biraz acı değer rüzgarın, yelin, Yurdagül kölesi, kulu SİVAS'ın [B]Yurdagül ERDOĞAN[/B] |
UMUT,DAN SİVAS ŞİİRİ
GURBETTEN SİVASA
merhaba güneşten aya zaranın güzel tatlı balına deriden akan kızlırmağına hasret kalırım gurbrtten sivasa şifalıdır balıklı kaplıcası dünyada tanılmış kangalı douma olmayan madımağı hasret kalırım gurbetten sivasa sılamın güzel kazaları türküyü söyler yürek delen ozanları sazım çalınca dönülen semahları hasret kaırım gurbetten sivasa anadolu deyince akla SİVAS gelir desen dersen kilim dikilir giripde çıkamadığın çermikleri hasret kalırım gurbetten sivasa BURAK BAYKAL |
uzaktan geldim avrupadan gidyorum sivasin yollarina topraklarimi gormeye gidyorum sevdiklerime kavusmak istiyorum onlarin dertlerini paylasmak beraber aglamak isterim uzaktan gorunuyor sivasimin daglari bekle sivasim bana kucak acki sana sarilayim cunku sen kalbimdesin seni seviyorum sivasim olunceye kadar
|
Sivas'a Şiir
Arkadaşlar merak ettim. Acaba Sivas için yazılmış en güzel şiir hangisi diye. Böyle bir konu açmaya karar verdim. Ve değerli hemşehrimiz, şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler'in bir şiirini buraya ekliyorum. Umarım sizlerde farklı şiirler eklersiniz. Biz de Sivas'ı anlatan şiirleri okuma imkanı buluruz.
Ne güzel seni sevmek böyle uzaktan Ve seni düşünmek bir çocuk hevesiyle Her sabah yeniden ezan sesiyle Müslüman Müslüman uyanan şehir Halayların, türkülerin çağırır beni uzaktan Yüreğim hep Mısmıl ırmak gibi tertemiz Nerde Çifte Minare'miz, Gök Medrese'miz Ey sımsıcak dualarla maziyi anan şehir. |
--->: Sivas'a Şiir
Tebrikler güzel kardesim leblebi82 cok güzel bir düsünce kutlarim seni ...Saygilarim ile
|
-->: Sivas'a Şiir
gardas o tertemiz olan hangi mismil :) eline saglik guzel olmus...
|
--->: Sivas'a Şiir
Yine Yavuz Bülent Bakiler'in bir şiirinden bir kıta ekliyorum.
Şiirin ismi "Ben Doğuluyum" ve şiirde Sivas ile ilgili geçen kıta şöyle; Kurtar beni Sivaslım gel tut elimden! Tiyan-Şan Kadır-Gan ufuklarından Getirdiğin halı gibi nakışlı türkülerle Çektiğin güzelim halaylara can kurban Peki Yavuz Bülent Bakiler kimdir? Sivas'ı bu kadar güzel şiirlere yansıtan Yavuz Bülent Bakiker, şair-gazeteci ve yazardır. Kendisini vatan müdafasına vakfetmiş, Türkçe'nin korunması için özverili bir mücadeleye girişmiştir. 23 Nisan 1936 Sivas doğumlu olan Y.Bülent Bakiler, içindeki Sivas sevgisini her fırsatta dile getiren bir şairdir. |
-->: Sivas'a Şiir
[B][COLOR="DarkRed"][FONT="Tahoma"]Ah çektikçe erir gider
Yüreğimin yağı benim Seni görsem durur gider Dillerimin bağı benim Gam leskesi saf saf oldu Hep sözlerim boş laf oldu Senin yolunda mahv oldu Gençliğimin çağı benim Ah belimi büken oldu Gurbet bana diken oldu Altı aydır mekan oldu Dibi kırkkız dağı benim Sensin derdine düştüğüm Hayal oldu konuştuğum Her gün yediğim içtiğim İçerimde ağu benim Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi Gine coştu gam deryası Garip gönlümün yaylası Güzel hüsnün bağı benim Aşık Veysel[/FONT][/COLOR][/B] 21.07.2006 Saat: 00:00 |
--->: Sivas'a Şiir
[QUOTE=xdemox;166975]arkadaslar ben sivasspor sitesine bir eser hazirliyorum insallah yakinda sitede sunulacak........[/QUOTE]
[B][COLOR="Blue"]Bekliyoruz gardaş... Ama fazla bekletmeyesin haaa...! . . .[/COLOR][/B] |
--->: -->: Sivas'a Şiir
[QUOTE=Sabiha Serin;166967]SİVASIM SENİ UNUTAMIYORUM
Cumhuriyet,kültür ve sanat şehri Sivasım Güneşin her doğuşundaki kızıl ışıklara Bakarken o yorgun gözlerimle semalarına Mis kokulu esen yelini solurken Bulutların ardında gizlenen güneşe seni sorarım. Sanatçılar,aşıklar diyarı Sivasım Neden mahsun bakıyorsun bana Neden boynun bükük sanki Kızılırmak bile eskisi gibi coşmuyor Seni sevenlerimi özlüyorsun yoksa Yada geleneklerinin unutulduğunamı Özdeğerlerinin kaybolduğunamı Yitirdiğimiz büyüklere saygıyı,küçüklere sevgiyemi Yoksa birlik beraberlik ve dayanışma dolu dostluklaramı Üzülüyorsun İyi ve kötü günlerdeki paylaşımların bittiğinemi Taş yığınları arasında kalan anılarınamı üzülüyorsun. Neden geceleri bile karanlık caddelerinde Yanan lambanın ışıkları bile nazlı ve küskün yanıyor Biliyorum bu susmuş çehrende Anılarına gömülüp,parçalanan yüreğinin Sesini dinliyorsun yüreğine akan gözyaşlarınla Dinle beni Sivasım sil gözyaşlarını Benimde içim kan ağlıyor seni andıkça zaten Sivasım beni duyuyormusun mazilere gömülen anılarımızı Düşündükçe yüreğim bir parça çarpıyor seninle Kan damlıyor yüreğime sensizliği düşündükçe Unutamıyorum Sivasım seninle olan anılarımı Taş binalar yuttu acımasızca Çocukluğumu özlüyorum,gençliğimi özlüyorum Saf ve duru dostlukları,tel helva çekildiğinde Pırasa ve paspas dediğimde işittiğim azarları Evimizin bahçesindeki Armut ağacının dibinde Oynadığım çizgileri,yakan toplarını unutamıyorum Kıymalık yapılırken yediğim ekmek batırmalarını Yufkaları,pezik turşularını,eriştelerin kokusunu Sivasım seni unutamıyorum Ramazan gecelerinde dinlediğim davul seslerini, Arefe günü komşulardan topladığım memmecimin gliğini Bayram harçlığımla bakkala koşarak aldığım Gazoz ve kağıtlı şekerin tadını unutamıyorum Susayınca tatlı suyundan avucumla içtiğim Kepenek suyunun lezzetini unutamıyorum Gençliğimde 4 Eylül Stadında bütün coşkumla Kırmızı,Beyaz,Üçyıldız,Sivas,Sivas Heey demekten Sesimin kısılarak evime döndüğümü unutamıyorum Sivasspor diye çarpan yüreğimin sesini dinliyorum 38 yıl sonra süper lige çıkan Sivassporuma Doyasıya gidemediğimizin kahrıyla yaşıyorum Sivasım sende özlüyorsun bunları biliyorum Ondan boynun bükük,ondan mahsun bakışların Seninle her şeyin bir ayrı anlamı vardı Sivasım Seninle yaşanan her şeyin bir ayrı güzelliği vardı Sevgiyi ve aşkı tanıyan yürekler bile Senin mehtaplı gecelerinin sesliğinde Kutup yıldızında buluyordu teselliyi Sivasım seni unutamıyorum Umarım birgün bir bahar güneşi gibi Yüzünü güldürür yeni kuşaklar ve, Umarımki birgün bu kırlarındaki çiçekler Bir başka tomurcuk açar inatla Ve umarım ki bir gün unutulan öz değerlerine Birileri sahip çıkar ve yaşatırlar. Umarım birgün karlar arasında inatla direnen Kardelen çiçeği gibi olursun ,hırslı ve kararlı Sen üzülme Sivasım sevdiklerin yanında olmasada Biz varız yanında teselliyi bizde bul Umarım küskün Kızılırmakta birgün barışır Coşar Sivaslının yüreği gibi çağlaya çağlaya Sivasım seninle yaşadığım o eski yıllarımı hem özlüyor Hemde bütün yüreğimle seninle gurur duyuyorum Sivasım biliyormusun dinle yüreğimin sesini Seni öyle çok seviyorum ki, Zaman dursada,mevsimler geçsede ve hatta Gökyüzündeki bütün yıldızlar bana dur desede Dinlemem kimseyi yine koşarım sana delicesine Gitsemde birgün bir dağların ardına Yırtar gelirim yine sana soluk alamam sensiz Sivasım senden ayrılmak mümkün mü kopamam senden Ama olurya Sivasım istemedende olsa Birgün ayrılırsam eğer senden ve bu mis kokulu topraklarımdan Getirsinler cansın bedenimi yine Sivas'a Yukarı Tekke den başka yer istemem bilesin sen Sivasım. Getirmezlerse beni buraya o zaman Sitemim hiç bitmeyecek herkese sonsuza kadar Bedenim olmasada ruhum hep seninle olacak Çünkü Sivasım Seni çok ama çok seviyorum Sivasım seni unutamıyorum.. SABİHA SERİN Araştırmacı Yazar[/QUOTE] [B][COLOR="Blue"]Muhteşem bir şiir... Bu dizelerinizi ve duygularınızı bizimle paylaştığınız için; Teşekkürler [COLOR="Red"]Sabiha Hanım...[/COLOR] İşte bir demet gül...! . . .[/COLOR][/B] |
--->: -->: Sivas'a Şiir
[QUOTE=Sabiha Serin;166967]SİVASIM SENİ UNUTAMIYORUM
Cumhuriyet,kültür ve sanat şehri Sivasım Güneşin her doğuşundaki kızıl ışıklara Bakarken o yorgun gözlerimle semalarına Mis kokulu esen yelini solurken Bulutların ardında gizlenen güneşe seni sorarım. Sanatçılar,aşıklar diyarı Sivasım Neden mahsun bakıyorsun bana Neden boynun bükük sanki Kızılırmak bile eskisi gibi coşmuyor Seni sevenlerimi özlüyorsun yoksa Yada geleneklerinin unutulduğunamı Özdeğerlerinin kaybolduğunamı Yitirdiğimiz büyüklere saygıyı,küçüklere sevgiyemi Yoksa birlik beraberlik ve dayanışma dolu dostluklaramı Üzülüyorsun İyi ve kötü günlerdeki paylaşımların bittiğinemi Taş yığınları arasında kalan anılarınamı üzülüyorsun. Neden geceleri bile karanlık caddelerinde Yanan lambanın ışıkları bile nazlı ve küskün yanıyor Biliyorum bu susmuş çehrende Anılarına gömülüp,parçalanan yüreğinin Sesini dinliyorsun yüreğine akan gözyaşlarınla Dinle beni Sivasım sil gözyaşlarını Benimde içim kan ağlıyor seni andıkça zaten Sivasım beni duyuyormusun mazilere gömülen anılarımızı Düşündükçe yüreğim bir parça çarpıyor seninle Kan damlıyor yüreğime sensizliği düşündükçe Unutamıyorum Sivasım seninle olan anılarımı Taş binalar yuttu acımasızca Çocukluğumu özlüyorum,gençliğimi özlüyorum Saf ve duru dostlukları,tel helva çekildiğinde Pırasa ve paspas dediğimde işittiğim azarları Evimizin bahçesindeki Armut ağacının dibinde Oynadığım çizgileri,yakan toplarını unutamıyorum Kıymalık yapılırken yediğim ekmek batırmalarını Yufkaları,pezik turşularını,eriştelerin kokusunu Sivasım seni unutamıyorum Ramazan gecelerinde dinlediğim davul seslerini, Arefe günü komşulardan topladığım memmecimin gliğini Bayram harçlığımla bakkala koşarak aldığım Gazoz ve kağıtlı şekerin tadını unutamıyorum Susayınca tatlı suyundan avucumla içtiğim Kepenek suyunun lezzetini unutamıyorum Gençliğimde 4 Eylül Stadında bütün coşkumla Kırmızı,Beyaz,Üçyıldız,Sivas,Sivas Heey demekten Sesimin kısılarak evime döndüğümü unutamıyorum Sivasspor diye çarpan yüreğimin sesini dinliyorum 38 yıl sonra süper lige çıkan Sivassporuma Doyasıya gidemediğimizin kahrıyla yaşıyorum Sivasım sende özlüyorsun bunları biliyorum Ondan boynun bükük,ondan mahsun bakışların Seninle her şeyin bir ayrı anlamı vardı Sivasım Seninle yaşanan her şeyin bir ayrı güzelliği vardı Sevgiyi ve aşkı tanıyan yürekler bile Senin mehtaplı gecelerinin sesliğinde Kutup yıldızında buluyordu teselliyi Sivasım seni unutamıyorum Umarım birgün bir bahar güneşi gibi Yüzünü güldürür yeni kuşaklar ve, Umarımki birgün bu kırlarındaki çiçekler Bir başka tomurcuk açar inatla Ve umarım ki bir gün unutulan öz değerlerine Birileri sahip çıkar ve yaşatırlar. Umarım birgün karlar arasında inatla direnen Kardelen çiçeği gibi olursun ,hırslı ve kararlı Sen üzülme Sivasım sevdiklerin yanında olmasada Biz varız yanında teselliyi bizde bul Umarım küskün Kızılırmakta birgün barışır Coşar Sivaslının yüreği gibi çağlaya çağlaya Sivasım seninle yaşadığım o eski yıllarımı hem özlüyor Hemde bütün yüreğimle seninle gurur duyuyorum Sivasım biliyormusun dinle yüreğimin sesini Seni öyle çok seviyorum ki, Zaman dursada,mevsimler geçsede ve hatta Gökyüzündeki bütün yıldızlar bana dur desede Dinlemem kimseyi yine koşarım sana delicesine Gitsemde birgün bir dağların ardına Yırtar gelirim yine sana soluk alamam sensiz Sivasım senden ayrılmak mümkün mü kopamam senden Ama olurya Sivasım istemedende olsa Birgün ayrılırsam eğer senden ve bu mis kokulu topraklarımdan Getirsinler cansın bedenimi yine Sivas'a Yukarı Tekke den başka yer istemem bilesin sen Sivasım. Getirmezlerse beni buraya o zaman Sitemim hiç bitmeyecek herkese sonsuza kadar Bedenim olmasada ruhum hep seninle olacak Çünkü Sivasım Seni çok ama çok seviyorum Sivasım seni unutamıyorum.. SABİHA SERİN Araştırmacı Yazar[/QUOTE] Bunu sadece alkisliyorum,,, ellerinize ve yüreginize saglik |
-->: Sivas'a Şiir
dur gardaş! biselam ver geç, dosduna
yabancı değilsin, bizim eldensin endamın gururun bize benziyor yiğidin harman olduğu yerdensin SİVASlısın gardaş tanıdım seni nerdensin söyle gardaş ilçeni? bilirim ben SİVASımdan göçeni garadş sen SİVASın nerseindensin |
-->: Sivas'a Şiir
[QUOTE=karacaören34-58;167291]WAY BE DÖKTÜRMÜŞ YİNE KARDEŞİM GERÇİ OKUMADIM ÜŞENDİM AMA OLSUN YİNDE SEN YAZDIĞINA GÖRE GÜZEL YAZMIŞSINDIR ALINTILAR HARİÇ:D[/QUOTE]
ne alıntısı abi ya bizde olmaz öyle şeyy. bi de sölüyo utanmadan ya okumadm diye :) |
-->: Sivas'a Şiir
SİVAS'TA YOKSUL ÇOCUKLAR [B][COLOR="DarkRed"]
Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar Yalvaran gözlerle etrafa baka baka Açıyorlar küçük esmer avuçlarını: -Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka! Hükümet konağının yanında biri Bir kemik kalmış bir deri... 'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor Ve daha fırça bile tutamıyor elleri. Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar Yorgunluktan güzelim yüzleri al al... Öldüren bir çığlık dudaklarında: -Boş hamal!boş hamal!boş hamal! Nane satan su satan yetim çocuklar Şarkı söyleyemediler güneşe aya... Biliyorum ne masal dinlemeye doydular Ne oyun oynamaya... Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta... Çocuklar var incecik yüzleri nurdan Ama toz toprak içinde elleri ayakları Oyuncakları çamurdan... Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim Affedin bizi. Gökteki yıldızlar kadar sayısız Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları Anladım farkınız yok koparılmış başaktan! Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık Utanıyorum yaşamaktan.[/COLOR][/B] |
-->: Sivas'a Şiir
[QUOTE=67_DERNEK_AKKIZ;167349]SİVAS'TA YOKSUL ÇOCUKLAR [B][COLOR="DarkRed"]
Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar Yalvaran gözlerle etrafa baka baka Açıyorlar küçük esmer avuçlarını: -Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka! Hükümet konağının yanında biri Bir kemik kalmış bir deri... 'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor Ve daha fırça bile tutamıyor elleri. Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar Yorgunluktan güzelim yüzleri al al... Öldüren bir çığlık dudaklarında: -Boş hamal!boş hamal!boş hamal! Nane satan su satan yetim çocuklar Şarkı söyleyemediler güneşe aya... Biliyorum ne masal dinlemeye doydular Ne oyun oynamaya... Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta... Çocuklar var incecik yüzleri nurdan Ama toz toprak içinde elleri ayakları Oyuncakları çamurdan... Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim Affedin bizi. Gökteki yıldızlar kadar sayısız Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları Anladım farkınız yok koparılmış başaktan! Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık Utanıyorum yaşamaktan.[/COLOR][/B][/QUOTE] çok güzel bir şiir abla kim yazmış bunu |
--->: -->: Sivas'a Şiir
[QUOTE=67_DERNEK_AKKIZ;167349]SİVAS'TA YOKSUL ÇOCUKLAR [B][COLOR="DarkRed"]
Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar Yalvaran gözlerle etrafa baka baka Açıyorlar küçük esmer avuçlarını: -Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka! Hükümet konağının yanında biri Bir kemik kalmış bir deri... 'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor Ve daha fırça bile tutamıyor elleri. Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar Yorgunluktan güzelim yüzleri al al... Öldüren bir çığlık dudaklarında: -Boş hamal!boş hamal!boş hamal! Nane satan su satan yetim çocuklar Şarkı söyleyemediler güneşe aya... Biliyorum ne masal dinlemeye doydular Ne oyun oynamaya... Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta... Çocuklar var incecik yüzleri nurdan Ama toz toprak içinde elleri ayakları Oyuncakları çamurdan... Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim Affedin bizi. Gökteki yıldızlar kadar sayısız Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları Anladım farkınız yok koparılmış başaktan! Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık Utanıyorum yaşamaktan.[/COLOR][/B][/QUOTE] gerçekten çok harika bir şiir. Yavuz Bülent Bakiler'in şiiri değil mi? |
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 17:10. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005