Abdullah YİĞİT / Hürdoğan Gazetesi
Bu konuyu yazmasam rahat edemezdim! İstanbul Büyükşehir Belediye maçında son dakikada yenilen golle mağlup olmamız kadar, maça Sivaslı’ların duyarsız kalmasıda beni üzdü. İstanbul’da bilmem kaç milyon Sivaslı yaşıyor diye diye hava atıyorduk ya, gördük havayı civayı!
600’ün üzerinde Sivas derneği olan İstanbul’da,her dernekten bir kişi bile gelmiş olsa 600 kişi ederdi, ama o maçta bu kadar insan bile yoktu!
Oysa aynı stada iki hafta önce oynanan İstanbul Büyükşehir-Trabzon maçında en az 30 bin Trabzonspor taraftarıda vardı.
Hem de öyle zamanda gelmişlerdi ki, takımları önce Manisa’ya 1-0 yenilmiş,sonrada kendi sahalarında Bursaspor’la berabere kalmışlardı.. Trabzonspor o maça çıkarken 4 puanla 12. sırada yer alıyordu. İşte bizim Sivasspor sevgimiz,işte bizim Sivaslılığımız!
Belki farkında değilsiniz ama bu durum Sivasspor’un imajınıda zedeliyor.Nasıl mı? Spor basını, başarının yanı sıra “arz-talep”e görede hareket ediyor.
Adam bakıyorki Sivasspor’u kendi taraftarı dahi bırakmış,”ben niçin fazla ilgileneyim” diyor. Gerçekten çok düşündürücü bir olay! İstanbul’da 2 milyona yakın Sivaslı ve 600 civarında da adının başında “Sivas” yazan dernek olduğundan söz ediliyor ,fakat maça 500 kişi bile gelmiyor.
Bu nasıl Sivaslılık Allah aşkına! Zaman zaman “ Sivas olarak süper lige layık değiliz” dediğim zaman bana kızanlar oluyordu. Kimse kızmasın, biz bu yakıştırmayı hak ediyoruz, hem de fazlasıyla. Bırakın bu sezonu, geçen sezon ligde fırtına gibi eserken bile İstanbul’daki maçlarda Sivas’ı desteklemeye kimse gelmiyordu. Yani bu işin tamamen başarı veya başarısızlıkla alakası yok! Kaldı ki böyle durumlarda taraftarın takıma daha çok destek vermesi lazım. Trabzonspor örneğinde olduğu gibi..
Onun için kimse bana bundan sonra, “ Yok efendim,Türkiye’de şu kadar Sivaslı var, İstanbul’da bu kadar Sivaslı var” diye hava atmasın! Vefasız olduktan sonra isterse Türkiye’nin tamamı Sivaslı olsun, ne değiştirir ki?