Alıntı:
50sekiz Nickli Üyeden Alıntı
Bence Mersin dogru isler yapiyor.
Lige yeni cikmis bir takima Süper Lig tecrübesi olan futbolcular almazsan ilk sezonda Ligde tutunman zor olacaktir.
Yoksa Konya,Buca vs. gibi geldigin gibi geri gidersin.
Ben gecen senenin Karabük'ü bu sene Mersin olacaktir diye düsünüyorum.
|
Tabi belki mental olarak haklı olabilirsiniz. Karabük ve Mersin teşbihlerinde de belki.. Ama tam tersini düşünürsek Buca ve Konya örnekleri var. Ben futbol yönetimi üzerine bir tez hazırlasam en çok Konyasporun yönetim şekli üzerine çalışma yapardım. En basiti ile kötü bir yönetim anlayışı, yapılan bol transferler, kalitesiz yada menajer kakalamaları ile alınan oyuncuların, küme düştükden sonra uğradığı maddi kayıplar belkide o külübü dipsiz bir kuyuya sürüklenmesine neden olacak. Bunun örnekleri futbol tarihimizin ön belleğinde var... (Erzurumspor, Diyarbakırspor, Siirtspor vs) Önemli olan her zaman iskeletini bozmaman, ve bir çark üzerinde futbol işlevini sürdürmen. Siz bunu bonservisi elinde olan ve kafa yapısı olarak size uyum sağlayacağını düşündüğünüz oyuncuları alarak, tesislerinizden veya rezerve takımlarınızdan yetişen oyuncularınızı bünyenize katarak, oluşan oyuncu sirkülasyonunu aza indirgeyebilirsiniz. Yani herkesin alabileceği oyuncu sayısı 8-10 arasında iken siz bu oyuncu sayısını bu saydığım etkenlerle 5-7 arasına indirebiliyorsanız size hem maddi anlamda getirisi olacak, hemde profesyonel yöneticilik anlayışınızdan ödün vermeyeceğinizin göstergesi olacağı kanısındayım. Belki iyi oyuncularımız kağıt üzerinde görünmeyebilir, ama yönetimsel açıdan unutmayınki yıllarca aynı çizgideyiz. Borçlu olmak var, borçsuz olmak var... Tabikide taraftar ve basın bu işin anti cephesindeler. Belki düşüncelerinde çok haklı taraflarıda var ama buda maalesef düşünce olarak yönetim safhasını taşımıyor. Çok kalemler var. Nerede bu paralar diyen var, fakat unutmayalımki futbol takımı sadece oyunculardan ve teknik yönetimden oluşmuyor. Bu bütün içinde eğitim giderleri, kulüp giderleri, alt yapı gideleri ve tesis giderleri gibi aklıma gelmeyen bir sürü kalemlerede harcama yapmanız söz konusu... Ayrıca ben bir iki mesaj öncesinde bir 5 günlük İstanbul kampı örneği vermiştim. (bu sene Gs-Sivas maçında) çok büyük paralar harcanıyor bu kamplarda. Unutmayınki herşey küçük bir kısır döngüden ibaret değil.. Bizim, yapılanları bekleyip yapıldıkdan sonra onların bu düşüncelerine saygı duyup, avuçlarımız patlayana kadar ve sesimiz kısılana kadar destek vermek asli görevimiz olmalıdır. Eleştirileride dozunda yapmalı ve doğruyu bulmak adına söylemlerimizi ifade etmeliyiz.