Acemi Yiğido
Üyelik Tarihi: 15.08.2007
Yaş: 68
Mesajlar: 57
Thanks: 0
30 Mesajına 95 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 664 
|
--->: Gençlerbirliği
TARAFTAR-DÜŞÜNEN-DOĞRU DÜŞÜNEN OLMALIYIZ
Öncelikle önemli olan spor ahlakına edebine göre davranma sporun ,yarışmanın ,kazanmanın kaybetmenin ya da taraftarlığın sadece hayatın bir parçası olduğunu görüp kalıcı olmanın yolunu arayıp,bu bilince ve anlayışa sahip olmamızdan geçiyor,Kazanmak tabi ki büyük bir keyif ancak sporu, taraftarlığı yapabilmek güzel bir faziletse yenmekte,yenilmekte sevinmekte,üzülmekte iyi bir mutluluk olmalı taraftar için,Takımına her zaman “sahip çıkmak” idiali yitirmeme yönünde övgüye değer bir meziyet olmalı.
Türkiye başka alanlarda olduğu gibi bu alanda da geri kaldığını göstermiştir.Bir stat da,bir salon da,bir şehir de güzel bir ortamı,güvenliği sağlıyamama,işimize ve aciz konumlara gelince spor dostluk,barış,kardeşliktir edebiyatını bırakmalıyız bu kendimizi aldatmaca tavırlarımızı hayır düşmanlıkları biz körüklüyoruz,en önemli değerlerimize küfredilmesini seyrederek de onaylıyoruz biz vatandaşlar bu keşmekeşi nasıl izliyorsak medya ve diğer yetkili kurumlarımızda aynen kayıtsız bir şekilde izliyor.
Sorun var tabi ki üç maymunu oynuyor herkes bunun farkında tabi tüm insanlarımız,insanlarımıza uyuşturucu enjekte edilmiş İstanbul bu ülkede Anadolu şehirlerimize suç işlemenin her alanında kötü örneği olduğu gibi spor ve taraftarlık alanında da kötü bir örnektir,İnönü stadında bir gencimizin ölümünden sonra CNN TV’de bir spor proğramında bir araya gelen üç büyüklerin kulüp başkanları bunun sorumlusu kim diye soran sunucuya cevaben üçü birden zıplayarak bırakın kardeşim kimin sorumlusu olduğunu bizim büyüttüğümüz bu canavar,bu bataklık bizi iyice aştı artık biz baş edemiyoruz diyerek itirafta bulunmuşlardı hem de TV’de 70 milyonun gözü önünde ama maelesef bu ülkede görüntülü ispatlı da olsa suça ceza yok,kazandılarmı iyi kaybettilermi kötü yarışın sonunda ipi göğüsleyenler 50 yıldır değişmiyor,sıkıştılarmı maç gününe kadar bir hafta boyunca hakemleri zora sokup seviyesizce,ahlaksızca hileyle etkileyip aldatmaca bir yöntemle sistem ve kural dışı oynayarak gelinen durum ortada,düne kadar futbolun sadece sahada oynanmadığını söyleyenler ihale yolsuzluğundan hapse düşüp sonra bırakılan büyük kulüplerimizden birinin yöneticisi aradan daha iki hafta geçmeden bu ülkenin en üst iki makamına takımının isimli,imzalı formasını makam sahiplerinede tutturarak hediyelerini vermişti,senin burada ne işin var diye bir soran bile olmadı artık ülkemizde doğru,yanlış kavramları iyice birbirine karışmış durumda,insanlara bedava biletleri verip karaborsa satılmasını ve de çeteleşmeleri sağlayıp birde ikramiye olarak aynı tarifeyi altlarına bir otobüs çekerek deplasmanda uygulayacaksın,statlarda bu tezgahı gören devletin emniyet yetkilisi de karaborsa bilet yanlarında satılırken sırtını dönüp görmezden gelecek,bilinçli olarak boyutunun abartılmasının nedeni birilerinin verdiği iktidar iktidar kavgasına,mücadelesine camiasını,taraftarını da alet edip çekmek istemesi kendi egolarını,takım veya kulüp umurlarında değil yaratılan bu karışıklık ortamından sadece çıkar amaçlı çevrelerin faydalanmaya çalışır olması her kafadan bir ses çıkması da kaos ortamından fayda ve payda’dır bu insanlar için.
Çıkıp öfke kustuğumuz eylem ve söylemleri başkalarına yöneltirken zerre kadar tereddüt etmeyiz.stat’lar Namus,ahlak ve vatanseverlik kursu verenlerden,nutuk atanlardan geçilmez ama memleketin yanlış art niyetli insanları ne hikmetse de bitmez işin kötüsü de onlardan da doğruluk,dürüstlük,delikanlılı k dersi dinlersiniz.para pul kupaları için sevmedik derler tezehüratların ve pankartların arkasına saklanıp en küçük bir sendelemede takımlarının,futbolcularının,y önetimlerinin, üzerine bir kabus gibi çökerler tıpkı bir kene gibi bir sülük gibi.Taraftarsız futbol olmaz evet kazanırken eğlenen,dalgasını geçenlerin takımlarının zor günlerinde takındıkları yanlış tavırlar,iyi günde kötü günde…diye aşk’la anılan “yağmurda çamurda”diye savunup güzel günlerden bahsedip daha sonra takımının en ufak teklemesinde futbolcusunun gelmişini,geçmişini sorgulayanlardan acep taraftar olurmuki.taraftar olmak zor,taraftarı çok olmakta,olmaması da ayrı bir sorun ne yardan ne serden hesabı iki tarafı farklı değnek.Takımımızın galip gelmesi için öncelikle taraftarımızın kendini yenmesi gerekir sahaya sabırsızlık,gerginlik,stres yanlış baskı uygulayarak futbolcusuna bunu yansıtan taraftar maçtan kopup lay lay lom yaparak kendi maçını yapanlar sadece rakibin ekmeğine yağ sürerler gereksiz gürültü,desibel şekli tezehürat çok mu faydalı acaba bir işe yararmı,belki de yerine göre susmak daha faydalıdır en azından takımının moralini bozmaz pozisyona göre hareket edilmesi bunun da iyi yönde başarılı olunması durumunda maçta futbolcumuzun nasıl motive edildiğini görürüz.Sahaya yabancı madde madde atmak sevgi yerine nefret gösterisi yapmak,kulübe ceza aldırmak,futbolcusunu ıslıklayan,küfreden takımına art niyetli bir tarzda yaklaşan pravakatörlerin diğer bir farklısı değişik şekli olanları kulüp içerisinde de zarar verenler kadar suçludur.
Stad renklerine aşık olan yüreği takımının sevdasıyla ile dolu olan taraftarların keyifle takımına imece ile paylaşım ile sahip çıktığı bir yer olmalı.Sporun insanı nasıl eğittiğini,ehlileştirdiğini,in sanı stratejik zekasını geliştirdiğini,kötü alışkanlıklarından nasıl kurtardığını,rakibe saygıyı,insana sevgiyi tevazzuyu öğrettiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.Kavramamız bu hazı almaya başladığımız da tutku olmaya başlar.yıllardır verilen emekler,zahmetler,çileyle yetişen değerlerimiz,belli noktalara getirilen kurumlarımız bu kadar kolaymı ziyan edilmeli,Çağ dışı yanlış düşünce ve zihniyetlerle bu değerleri yerle bir etmenin camiamıza,takımımıza getirisi nedir ki.
Tek tip insanı hedefleyen otoriter,diktatöryal tarz’lar istemiyoruz,sadece insanın özgürce gelişimini,eğlenmesini,öğrenme sini engellemeyle olmıyacağını insanların kollektif zekasını,duyarlılığını,mizahın ı,eğlencesini şu kısacık ömrümüzde farklı olmanın yaratıcılığını gösterme durumunu niye kendimizden,başkalarından neden esirgiyoruz ki değermi.
Öz eleştirinin,yüzleşmenin yanında olalımki kimseyle uğraşmadan,sataşmadan takdir beklemeden kendinle uğraşmanın,kendini düzeltmenin en sağlıklı yol olduğu,doğru,iyi,sabırlı ve istikrara inanan taraftarlar olduğumuzu kanıtlıyalım.Tribünlerde kendi maçını oynamayı sürdürenlerin sesine kulak vermiyelim.
Bir kere şu net olarak bilinmeli; sporda küfür çirkinliğin en üst noktasıdır yapan yaptıran çanak tutan kim olursa olsun yanlış.Küfür edebiyatı peşinde koşanların; annesi,eşi,kız kardeşi yok mu?kendilerini hakaret ettikleri insanın yerine koysunlar acaba ne hissederler?Ortada bir ayıp olduğu muhakkak insan uygarca etik olmayan davaranışını kabul edip özür dilemeli gereği bu olmalı.
__________________
haydigencler
|