Öncelikle aldığımız galibiyetten dolayı futbolcularımızı, teknik ekibi ve yönetimi kutluyorum. Galibiyet tüm Sivassporlular için kutlu olsun mutlu olsun, Allah devamını getirsin!
Uzun bir süre sonra Sivas'ta maç izleme şansım oldu. İki yıl evvel 4 Eylül'de izlediğim Fener'le 1-1 berabere kaldığımız maçla, bu maçta taraftarın, şehrin ve kurumsal kulüp yapısının ne derece değiştiğine ve geliştiğine dair mukayese yapma imkanım oldu. Hemen sevinerek belirtmek gerek ki artık Sivaslı takımına sahip çıkıyor. Şehirde ciddi bir Sivasporluluk bilinci oluşmuş. Bunun en büyük göstergesi, maçı evlerinde ücretsiz TRT ekranlarından izleyebilecekken 14 bin civarında taraftarın tribüne gelip takımlarına destek vermesidir.
Diğer bir sevindirici husus, iki yıl evvel tribünlerde üzerinde kırmızı beyaz neredeyse hiçbirşey olmayan taraftarın bugün çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek üzerlerinde formalarla, şapkalarla, t-shirtlerle tribünleri doldurmasıdır. Bu arada tribünde gördüğüm yüzlerce bayan taraftara özellikle teşekkür etmek istiyorum. Belki de onların sayesinde tek kelime küfür işitmeden bir maç izledim. Sağolun, varolun, herzaman bekleriz!
Ayrıca taraftarımız kendi kendine sadece bir iki amigonun yönlendirmesiyle artık iyi tezahürat yapabiliyor, top rakipteyken inanılmaz baskı oluşturuyor -ki bence dün akşamın en sevindirici güzel gelişmesi bu idi. Demekki zamanla taraftar grubu denilen ve kendilerini bulunmaz bursa kumaşı sanıp, kimsenin sözünü dinlemeyen, birleşmeyen, hemen her platformda bol bol hava atan güruha veya güruhlara ihtiyaç kalmayacak! (İyileri tenzih ederim, onlar zaten kendilerinin farkında!)
Takım için de bir kaç cümle sarf etmek gerekirse, orta sahada top yapacak ve takımı organize atağa kaldıracak futbolcuların eksiği hissedildi. Bu sorunu giderecek iki silahımız mevcut: Muhammed Ali ve Sergio. Fakat Sergio'nun neden hala son beş-on dakikada oyuna alındığını ve maçın büyük bölümünü kenarda geçirdiğini anlamış değilim. Uzun boylu Gribalj defansına sürekli hava topları gönderdik, neticesinde Mehmet Yıldız ve Balili çok da fazla etkili olamadılar. Çözüm yine bizde, Bülent Hoca bunu muhakkak görüyordur.
Neyse şimdilik bu kadar, Braga maçında yine Sivas'tayım, İnşallah tribünden desteğimize devam edeceğiz. Braga'nın evinde aldığı başarılı sonuçlara bakarsak, Sivas'ta oynayacağımız ilk maçımızın ne derece önemli olduğu ve hem takım hem taraftar olarak Gribalj maçından iki kat daha fazla emek sarfetmemiz gerektiği gerçeğini hatırlatırım...