--->: Gençlerbirliği
Futbolumuzu gelişmiş ülkelerin futbolunun düzeyine getirilmesi ve de onlarla bu yarışı başa baş bir durumda ülkemize ödüller kazandırmanın yolunu düşünmemiz gerekiyor.
Herkesin tuttuğu takım kendinedir evet ne karışıyoruz ki Evet kendinedir saygı duyuyoruz,herkes tuttuğu takımının şampiyon olup kupalar almasını ister de burada kupayla ölçülemeyecek başka değerlerimizde var güzellik görecelidir önemli olan gönül güzelliği doğrular değilmidir?
Bu ülkede artık hukukun gücümü ,gücün hukukumu?ikilemine son vermeliyiz.gücü olanın suç işleme özgürlüğü yoktur.zengin fakir de,güçlü güçsüz de,büyük küçük de kanun önünde eşittir,yasalar herhangi birine farklı diğerine farklı kullanılamaz kişiye göre olmamalı adaletimiz.
Seçtikleri takıma,modele,kişiye öyle sıkı sarılıyorlar ki yeniliklere ve değişimlere anlam veremiyorlar,verdirtmiyorlar.T ürkiye 3 putlara mahkum olmuş durumda tek tip,yaratıcılıktan
uzak,kendini geliştirmeye yeni şeyler denemeye cesaret edemeyen,futbolu rekabet ortamından uzaklaştıran geri plana iten zihniyetler,sadece çıkarlarını düşünenlerin,hayal etmeyenlerin inanmadıkları şeyler üzerine,uğraşanları da anlaması zor tabi.
Büyük kulüp olduklarını söyleyen üçüzler reytingleri yüksek olduğu için fazla pay almak istiyorlar,parayı kazanan da Şampiyon olan da üçü,biri olamadan da diğer ikisinin yararlandığı haklardan yararlanıp,üçü taraftar kitlesini geliştiriyor,üçü ürün satışın da,tribün gelirin de reklam ve özel maç yayın anlaşmalarıyla rakiplerinden kat kat fazla para kazanıyorlar.Kulüp başkanları milyonlarca taraftarlarına rağmen gelir yaratmakta başarılı olamıyorsa ve onlar için hala önemli olan kalem havuz geliriyse ve ortak gelirden hala aslan payını almak istiyorlarsa durup niye seçildiklerini düşünmeleri lazım.Güçsüz rakipleri yenmek sonra da sevinmek büyük bir kandırmacadır.
Bir Anadolu takımı kendi şehrinde taraftarı üçüz taraftarı takımının taraftar sayısından az sa,o kulüplerin sürekli şampiyonluğa ulaşabilecek bir güç sahibi olması hayal edilebilirmi.?
Başka Ülkeler de UEFA kupasını,Süper kupa finallerinde çifter çifter oynayıp kupayı müzelerine taşımış iken,yerli tenekelerle yurdumuzun çocuklarını medya,kurum ve bazı kuruluşlar vs aracılığıyla kendinize taraftar yapıyorsunuz sonuçta da bütçesi kendinizden 10 kat düşük bir Anadolu takımı karşısında dahi başarılı olamadığınız zaman dahi yanlışlara başvurabiliyorsunuz.
Avrupada bugün futbolu gelişmiş ülkeler de (İngiltere,Fransa,Almanya,İspa nya,İtalya )vs.hatta bırakın futbolu İspanyada basketbol da bile iyi oluşumun nedeni ligin farklı takımları Ülke şehirlerine dağılması,taraftarın farklı şehirlerde yerel kendi şehirlerine sahip çıkması ligi kulüpler birliğinin yönetiyor olması,her maçı dolu tribünler önünde oynanması,televizyon,sponsor vs gelirlerinin çok fazla olması doğal olarakta küme düşme potasındakinin bile iyi bir kadro kurmasının sebebi olunca ülke başarısı da kaçınılmaz olunuyor.
Külüplerin gelişimi Türk futboluna yayılmalı,tüm kulüpler kurumsallaşmalı,federasyonun da bunun için gerekli ortamları hazırlamalı,kulüplerin gelirlerinin arttırılması ve güçlerini sadece camialarından alacakları yapıların oluşturulması sağlanmalıdır.Bugün çok sevindiğimiz başarıları alışılmış ve sıradan hale getirebilmektir.İşte o zaman Türk futbolu adını şimdilerde anılan Ülke futbollarının yanına belkide en üstüne yazacaktır.Bu sadece bir,ki,üç kulübümüzle yani üçüzlerin tek başına yapacağı bir şey olmadığı için bu kısır döngü bu kesme keş durum durup dönüp dolaşıp her yıl aynı filmi tekrar tekrar izlemekteyiz hiç mi sıkılmadınız,Bu yanlışı alkışlayan destekleyen Anadolu insanımıza eleştirimizin nedeni hem şehrine hem ülkesine zarar vermesidir.
Baş eğmeme,pes etmeme,diz çökmeme,yenilmeme sonuna kadar direnme başkaldırı insanın doğasında vardır.Edilgenlikte öyle hayat ikisi arasında gidip gelip gelen bir sarkaçtır aslında,Nasıl bir hayat yaşayacağımıza karar verdiğimiz anda ikisi arasında seçimimizi yapmış oluruz bu seçim kendi hayatımıza ve kendimize hükmedip hükmetmiyeceğimizle ilgilidir.Ya başkalarının bizim yaşamımızı istediği hayatı kabulleneceğiz.Ya da kendi geleceğimizi kendimiz tayin edeceğiz.Bir tarafta Onurlu ve anlamlı bir yaşam,diğer tarafta hiçlik.Lakin yaşamak budur,yaşamak direnmektir.esen kalın dostlar-haydigencler.com
|