[SIZE="5"]Bu bana ders olsun [/SIZE]

İdama götürülen Temel’in “Bu bana ders olsun” deyişi bir yandan güldürürken, bir yandan, yaşamın sonuna dek her anın derslerle dolu olduğunu anlatır. Ne var ki insanoğlu, zorlayan bir neden olmadan o dersleri fark etmez.
Sivasspor teknik direktörü Bülent Uygun geçen yıl ulaşmayı çok arzuladığı bir hedefe varamama endişesini duyar olmuş ve bu onu çok germiş, hırçınlaştırmıştı. Bu nedenle o sıralardaki kimi söylemlerinin ayakları yere basmıyordu.
Ucuza kurulmuş, ama pahalı takım üretimi yapan bir Sivasspor’u yönetiyordu. Üretimde onun payı çok fazlaydı.
Kıt olanaklarla çok iş başardığı için ölçüsüzce gaz verirken eksiklerini, onun hatalarını hiç ele almadık.
Hani çok sevimli ve yetenekli çocukların şarkı söylemelerini alkışladığımız gibi...
Gerçekleri tam önlerine koymadan...
Ne yapsa doğru oluyor zannettirdik.
Giderek Başkan Mecnun Odyakmaz da aynı gazın etkisinde kaldı.
Tüm ülke lig yarışının ‘şaibesiz’ olduğunu bağırırken, başkan adını koyamadığı bir ‘şaibe’ imasında bulundu!
Süper Lig şampiyonluğunu birileri ellerinden almıştı!
Ezilen Anadolululardandı onlar da!
Ezilmişler edebiyatı ile Anadolu’daki yönetim yetersizliklerinin üstünü örterek, kendilerini ‘ezilmişlerin koruyucusu!’ rütbesine yükselten ucuz kahramanların bile ‘şaibesiz’ dediği ligin ‘şaibeli’ olduğunu öne sürdüler!
Ama Sivasspor’u Anderlecht’in karşısına ‘dik durabilir’ biçimde çıkaramadılar.
Maçta Yasin’i izlerken onu Bilica ile takas eden mantığı çözmekte zorlandım.
Uygun, bir yandan “Bize gönül veren herkesten özür diliyorum” diyor, ama önceki cümlesinde de şu var:” Futbolcu kardeşlerimiz idmanlarda yapılmayacak hataları yaptılar...”
Suçu üstüne alışı bile hileli.
Topçunun hatası da var teknik adamın da yöneticinin de. Herkes kendininkini kabullenmeli.
Hem...
Bu ‘özür işi’ çok kullanılıyor. Artık gına geldi. Laçka edildi kavram.
Hata için özür dilemek erdemdir; ama hiç bir derinliği olmayan, dil alışkanlığı ile dilenen özürler inandırıcı gelmiyor.
Futbolu yönetmek için önce kültürünün tam edinilmesi ve düşüncelerin oturtulması gerek.
Güven TANER